1964 Rum tehcirinin anlatıldığı ‘20 Dolar 20 Kilo’ adlı sergi Tophane Tütün Deposu’nda açıldı. Bağımsız Araştırma Bilgi ve İletişim Derneği’nin (BABİL) organize ettiği serginin açılışı 1964 Rum tehcirinin 50. yıl dönümünde gerçekleşiyor ve 30 Mart’a kadar ziyaretçilere açık olacak.

Kara propoganda ile sınırdışı

Takvim yaprakları 1964 yılını gösterdiği zaman dilimine kadar İstanbul’da yaşayan Rum cemaati Türk ve Yunan uyruklular olmak üzere iki kesimden oluşuyordu. Bu uyruğun onlar için bir önemi yokken Kıbrıs meselesinde devlet tarafından siyasi bir koz olarak kullanıldılar. Yıllar içinde kendilerine İstanbul’da bir hayat kuran, mal mülk edinen yaklaşık 12 bin Rum, basının yoğun kara propagandası altında Kıbrıs sorunu bahane gösterilerek çok kısa bir süre içinde sınırdışı edildi, bankalardaki hesapları ve gayrimenkulleri bloke edildi, eğitim kurumları kapatıldı. Büyük çoğunluğu Yunanistan’ı hayatlarında hiç görmemiş binlerce Rum ülkeden sürgün edilirken yanlarına sadece 20 kilo eşya ile 20 dolar para almalarına izin verildi. Sürgüne gönderilenlere eşleri, çocukları, ortakları, sevgilileri de katıldı. Türkiye’de Rum; Yunanistan’da ise Türk olmakla suçlanan 50 bine yakın kişi birkaç ay içinde bir daha geri dönmemek üzere şehirlerini terk etti. 1927’deki nüfus sayımına göre Türkiye’de Rumca konuşan nüfus 119.822 idi. 1964 sürgününden sonra ise sadece iki bin Rum yaşıyor.

Sürgün hikayeleri

20 Dolar 20 Kilo projesi kapsamında Atina, İmroz ve İstanbul’da zorunlu göç mağduru olmuş veya ailelerinde bu dramatik olayı yaşamış olan kişilerle derinlemesine görüşmeler yapıldı. Sözlü tarih çalışmasının yanı sıra döneme ait belge, arşiv taramaları ve çeşitli görsel ve yazılı malzemenin de yer alacağı sergi, terk etme, terk edilme, ortada kalma gibi temalar üzerinden geçmiş, şimdi ve gelecek arasında Cumhuriyet tarihinin gördüğü en büyük sürgün hikâyelerinden birini konu ediniyor. Sergide; eski bavullar, dönemin Türk ve Yunan gazete kupürleri, fotoğraflar, ses kayıtları, sürgün mağdurları ve Rum cemaati liderleri ile gerçekleştirilen video kayıtları da yer alıyor. İmroz (Gökçeada), İstanbul ve Atina’da yapılan video kayıtları ile anılarını paylaşan mağdurların video görüntüleri 80 dakika kadar sürüyor. Mağdurlar Yunanistan’a vardıklarında yaşadıkları yabancılığı ve mağduriyeti birçok yönüyle aktarıyor. Sergideki fotoğrafların ana teması ise mağdurların bavullarıyla göç yollarında yaşadıkları zorluklar.

Sergi Ankara ve Atina'ya da gidiyor

Yakın tarihin bilinen ancak az konuşulan bu hadisesini 50. yılında yeniden tartışmaya açan projenin koordinatörlüğünü Salih Erturan, küratörlüğünü Hera Büyüktaşcıyan yapıyor.
Sergi, İstanbul’dan sonra Ankara ve Atina’ya gidecek. Ayrıca ekim ayında İstanbul’da bu konuda uluslararası bir sempozyum düzenlenecek.

KÜLTÜR SERVİSİ