Koca bir Batı Avrupa ülkesinin bir yılını bir köşe yazısına sığdırmak elbette ki zor; hele ki böylesi küresel bir dünyada bir ülkedeki gelişmeler artık sadece o ülkeyi ilgilendirmiyorsa. Şüphesiz İngiltere’nin Avrupa Birliği’ne ilişkin 2012 boyunca sergilediği tavırları, Avrupa ülkeleri için çok büyük bir önem teşkil etti. Zira İngiltere gibi güçlü bir üyenin her adımı, AB’nin geleceğini belirleyebilecek düzeyde. AB’nin 2013 bütçe planlama sürecinde sansasyonel çıkışlarda bulunan Başbakan David Cameron, 2012’yi AB’ye karşı sert bir tutumla tamamladı.
Uluslararası Para Fonu’na (IMF) kaynak aktararak krizle mücadele kapasitesini arttırmak isteyen Avrupa Birliği’nin planlarına uymak istemeyen İngiltere’nin kendine düşen 30 milyar Euro civarındaki payı ödemeyi reddettiği bildirildi. Euro bölgesinin böylesi bir redde cevabı ise henüz bir muamma. Muammalığını koruyan diğer bir mesele de telefon şakası üzerine intihar ettiği iddia edilen hemşire Jacintha Saldanha. Bir şakada gafil avlanma üzerine intihar etmek, herkesin kafasını karıştırmadı değil. Saldanha’nın bir eşarpla dolabında asılı halde bulunduğu ve bileklerinde yara izi olduğu belirtiliyor. Hatırlarsınız mesele Cambridge Düşesinin hamileliği üzerine patlak vermişti. İki Avustralyalı radyocu, Düşes Kate Middleton’ın tedavi gördüğü sırada Kraliçe Elizabeth ve Prens Charles’ın seslerini taklit ederek hastaneyi aramış, Saldanha ise Cambridge Düşesinin sağlık durumu hakkında bilgi vermişti. Şaka kurbanı hemşirenin sonrasında intihar ettiği söylendi. Avusturalyalı radyo sunucuları işlerini kaybetme birlikte haklarında medya denetimi kurulu tarafından ayrı bir soruşturma da başlatıldı.
Hemşirenin intiharının yanı sıra 2012’nin son aylarında gündemi oluşturan diğer bir konu ise, İngiltere’de eşcinsel çiftlerin dini kurumlarda evlenebilmelerinin yolunu açacak yasa hazırlığı. Yasa tasarısı, iktidardaki Muhafazakar Parti’nin vekillerini de ikiye bölmüş durumda. İngiltere’de uzun yıllardır gündemi meşgul eden bu konu, eşcinsel evliliklere onay vermeyen Anglikan Kilisesi ile hükümeti karşı karşıya getirmişti. Ülkede mevcut durumda aynı cinsiyetten eşler ‘medeni ortaklık’ adı altında hayatını birleştirebiliyorlarken, ‘evli’ olarak kabul görmüyorlar. Tasarı, kabul edilirse 2015’teki genel seçimlerden önce yürürlüğe girecek, ancak Anglikan Kilisesi ve Galler Kilisesi bunun dışında tutulacak. Fakat bu da bir çözüm olmayacak; zira bahsi geçen bu kiliselere mensup bir çok insanın bu dışında kalma kararına karşı çıkacakları belirtiliyor.
Telekulak skandalının akabinde başlayan basın etiği soruşturmasının raporu da geçtiğimiz ay açıklandı. Rapora göre İngiltere basını için bağımsız bir denetleme kurumu oluşturulacak. Böylesi bir kurumun basın özgürlüğünü kısıtlayacağı yönünde Başbakan Cameron da dahil olmak üzere ortak bir düşünce ise şimdiden hakim.
Herkesi yakından ilgilendiren İngiltere ekonomisi, bu yıl da herkesi hayal kırıklığına uğrattı. Ekonomik performansın beklenenden daha kötü durumda olduğu ve İngiltere ekonomisinin bu yıl yüzde 0,1 daralacağı bizzat Maliye Bakanı tarafından duyuruldu. Kamu harcamalarında kesinti programının, 2018 yılına kadar sürebileceği aktarılan bilgiler arasında. Ayrıca İngiltere’de perakende konsorsiyumu tarafından yapılan bir araştırmada, özellikle şehir merkezlerinde boş mağaza sayısının Ekim ayında rekor bir seviyeye çıktığı belirtildi. Yine benzer bir şekilde İngiltere’de Ekim ayında işsizlik kaydı yaptıranların sayısı sert bir artışla son bir yılın en yüksek seviyesini gördü. Londra yaz olimpiyatlarının pozitif etkisiyle İngiltere’de işsizlik oranı, geçen ay 2011’den bu yana en düşük seviyesine inmişti. Geçtiğimiz yaz gerçekleştirilen Olimpiyatlar, ekonomi bağlamında beklenilenin çok altında bir katkı sağlarken, oyunlar boyunca Londralılar için trafik günlerce bir eziyet haline gelmişti. Halk Olimpiyatlar için girişilen aşırı harcamalardan dolayı hükümete hala kızgın.
Bunun yanı sıra 2012, İskoçya’nın bağımsızlığı yolunda önemli bir yıl oldu. İngiltere Başbakanı David Cameron ve İskoç lider Alex Salmond, İskoçya’da bağımsızlık referandumunun 2014 sonbaharında yapılması konusunda anlaşma imzaladı. Kamuoyu araştırmaları bağımsızlık yanlılarının yüzde 30 ile yüzde 40 arasında olduğunu gösterirken, İskoçya’da milliyetçi partinin başta olmasının bu iki yıl içinde dengeleri değiştirebileceği düşünülüyor. Ne diyelim? 2013’in bütün halklar için bağımsızlık ve barış yılı olması dileğiyle, herkese mutlu yıllar.
2012’de İngiltere’de neler oldu?
İngiltere Gündemi