Kürt sorununun demokratik çözümünün tartışıldığı 2013 yılının ilk 9 ayında Şahin Öner (19) zırhlı aracın çarpması sonucu, Murat İzol, Sinan Saltıkalp ve Medeni Yıldırım ise asker ve polisin açtığı ateş sonucu yaşamını yitirdi. Gezi direnişinde polis orantısız güç kullanırken, 7 kişi yaşamını yitirdi, 8 bini aşkın kişi yaralandı, 4 bin 900 kişi gözaltına alındı. Siyasi operasyonların 11 aylık bilançosunda ise bin 431 kişi gözaltına alınırken, yıl içerisinde 700'ü aşkın tutsak sürgün edildi.
İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin 1948'de kabul edilişinin ardından 10 Aralık "Dünya İnsan Hakları Günü" olarak kutlanmaya başlandı. Türkiye'de 1986 yılından bu yana faaliyet yürüten ve her yıl hazırladığı raporlar ile ülkede yaşanan bu ihlallere dikkat çeken İnsan Hakları Derneği (İHD), söz konusu veriler ile var olan bildirgenin ne düzeyde ihlal edildiğini de gözler önüne seriyor. Özellikle 90'lı yıllarda yaşanan yoğun hak ihlalleri ile ilgili yargı sisteminin verdiği kararlara ilişkin hemen her ay AİHM tarafından cezalandırılan Türkiye, ihlallerde geri adım atmadığını, mevcut yargı sistemi tarafından verilen kararlar ile gözler önüne seriyor.

Günde 22 ihlal

2013 yılının başından itibaren başta Gezi Parkı direnişi ve kalekol ile karakol inşaatlarına karşı düzenlenen demokratik eylemler, orantısız güçle karşılık buldu. Onlarca kişinin yaşamına mal olan eylemler ile ilgili 2013 yılında Kürdistan'da hemen her gün ortalama 22 hak ihlali yaşandı. Binlerce kişinin gözaltına alındığı yıl içerisinde yaşam hakkına yönelik en büyük ihlallerden biri de cezaevlerinde yaşandı. Yıllardır yaşanan fakat görmezlikten gelinen hak ihlallerinin Gezi direnişi ile Türkiye illerine taşınması tavan yaptı.

263 yaşam hakkı ihlali

İHD'nin verilerine göre sadece 2013 yılının ilk 9 ayında Kuzey Kürdistan illerinde 263 yaşam hakkı ihlali yaşandı. 11 yurttaş faili meçhul şekilde yaşamını yitirirken, 8 yurttaş da devlet güçlerince katledildi. Resmi hata ve ihmal sonucu 7 ölümün yaşandığı bu dönemde 3 çocuk mayın patlaması sonucu hayatını kaybetti. 92 toplantı ve gösteriye polislerce saldırıldı. 10 Şubat günü Şahin Öner (19) zırhlı aracın çarpması sonucu yaşamını yitirdi. Olayın üstü kapatılıp faili meçhul bırakıldı. Bu dönem içerisinde Murat İzol ve Sinan Saltıkalp isimli gençlerin yanı sıra 26 Haziran tarihinde Lice'nin Kayacık (Hêzan) köyündeki kalekol yapımını protestosu sırasında Medeni Yıldırım isimli genç askerler tarafından açılan ateş sonucu katledildi.

Korucular öldürmeyi sürdürüyor

Korucular, Ocak-Kasım 2013 ayları arasında 5 yurttaşın yaralanmasına neden olurken, 3 kişi de korucuların silahından çıkan kurşunlar sonucu yaşamını yitirdi.

Gezi'nin bilançosu ağır
Taksim'de bulunan Gezi Parkı'ndaki ağaçların kesimi ile başlayıp ülke geneline yayılan ve giderek kitleselleşen gösterilere yönelik polis saldırısı beraberinde binlerce hak ihlalini getirdi. Farklı illerde 7 yurttaşın yaşamını yitirdiği gösterilerde tazyikli su, kısa mesafeli biber gazı atışları ve plastik mermilerden dolayı 8 bini aşkın kişi yaralandı. 2 milyon 500 kişinin katıldığı bu eylemler sırasından İçişleri Bakanlığı'nın verilerine göre 4 bin 900 kişi gözaltına alındı. Sadece eylemlerin gerçekleştiği ilk hafta içerisinde 120'yi aşkın kişi tutuklandı. Eylemlerin ilk 15 gününde polisler tarafından 150 bin adet gaz bombası kullanıldı.

Sınır telleri ölüm getirdi
Rojava'da yaşanan gelişmelerle birlikte sürekli gündeme gelen sınır da yaşam hakkı ihlallerinin yoğun yaşandığı bir yer oldu. Özellikle Rojava'da sivil halka saldıran çetecilerin Urfa'nın Ceylanpınar ilçesini hedef alan hafif ve ağır silahlı saldırıları sonucu 5 yurttaş yaşamını yitirmişti. Sürekli top atışlarının ve kurşunların isabet ettiği ilçede çok sayıda ev hasar görürken, onlarca yurttaşın yaralandığı bu olaya ilişkin devlet yetkilileri çetelere dair tek bir karar almadı. Çetelerin saldırıları sonucu yaşanan ölümlerin yanı sıra Nusaybin'de 17 Kasım günü Rojavalı 3 yurttaş özel harekat timleri tarafından infaz edildi. Kilis'te de Rojava sınırından geçmeye çalışan ailenin 7 yaşındaki Ela Şık Nayıf isimli çocuk, askerin açtığı ateş sonucu yaşamını yitirmişti. Suriye'de iki yıldır devam eden iç savaşla birlikte sınır hattında yoğun ihlallerin yaşandığı bir yıl olan 2013'te şu ana kadar sınır hattında en az 22 kişi yaralanırken, toplamda 13 kişi çetelerin ve askerlerin kurşunları sonucu hayatını kaybetti.

756 tutsak sürgün edildi
Ağır hak ihlalleri ile sık sık gündeme gelen cezaevlerinde de 2013 yılında ihlaller tavan yaptı.126'sı ölüm sınırında 526 hasta tutsağın tahliye edilmeyi beklediği cezaevlerinde bu yıl tutsaklara yönelik türlü yaptırımlar uygulandı. Özellikle 25 Eylül günü Bingöl M Tipi Kapalı Cezaevi'nden 18 PKK'li tutsağın firar etmesi ile bir anda ikiye katlanan baskılara ilişkin rapor hazırlayan İHD, son 9 ay içinde 822 hak ihlalinin yaşandığını açıkladı. Firar olayının ardından tüm cezaevlerinde siyasi tutsaklara yönelik ciddi baskı politikaları hayata geçirilirken, Muş E Tipi Kapalı Cezaevi'nde kalan kadın tutsaklar uygulanan baskı ve kötü muamelelere karşı isyan başlattı. Koğuşların ateşe verilmesiyle başlayan isyanda 7 kadın tutsak yaralanırken, isyanın ardından cezaevinde bulunan 71 tutsak Tekirdağ F Tipi Kapalı Cezaevi'ne sürgün edildi. Bölgede cezaevlerinde 2013'ün ilk 9 ayından 371 tutsak sürgün edildi. Bingöl ve Muş cezaevlerinde yaşananların ardından ise 23 Eylül ile 13 Kasım tarihleri arasında Mardin, Siirt, Batman, Van ve Diyarbakır'da ki cezaevlerinde 314 tutsak batı illerindeki cezaevlerine sürgün edildi.

24'ü çocuk 213 tutuklama
Kürt kentlerinde ilk 9 aylık dönemde 100'ü çocuk 900 kişi gözaltına alınırken, bunlardan 24'ü çocuk 213'ü tutuklandı.
Eylül ayı içerisinde bölgede 114 gözaltı ve 24 tutuklama yaşanırken, 1-31 Ekim günleri arasında gerçekleşen operasyonlarda 270 kişi gözaltına alındı, 88 kişi tutuklandı. 1-30 Kasım günleri arasında ise yapılan operasyonlarda, çoğu genç olmak üzere en az 261 kişi gözaltına alınırken, bunlardan 87'si "örgüt" ile ilişkilendirilerek tutuklandı. Aralık ayına da gözaltı ve tutuklamalarla girilen bölge kentlerinde özellikle BDP Gençlik Meclisi'ne yönelik yoğun gözaltılar dikkat çekti. Ayın ilk 4 gününde büyük çoğunluğu BDP Gençlik Meclisi üyelerinin oluşturduğu 20'yi aşkın kişi gözaltına alındı.

Kadınlara şiddet hız kesmedi
Kadına yönelik şiddetin alenen yaşandığı Türkiye'de caydırıcı yasaların bulunmamasından kaynaklı şiddet yerini katliamlara bırakıyor. Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü olan 25 Kasım'da da kadına yönelik şiddet ve katliamların yaşandığı Türkiye'de 2013 yılında kadına yönelik şiddet ve baskıların tetiklediği intiharlarda en az 74 kadın hayatını kaybetti. 48 kadının katledildiği yıl içinde 58 kadın çeşitli biçimlerde şiddete maruz kaldı. Polis ve askerler tarafından ise, 17 kadın şiddete maruz kaldı.

Çocuklar da nasibini aldı
Çocukların hakların korunmasına yönelik uluslar arası sözleşmelere taraf olan Türkiye'de çocuklara yönelik ihlallerde de devletin ve yargının bakış açısı değişmedi. Devlet tarafından gömülen mayınlarla 3 çocuğun yaşamını yitirdiği yıl içerisinde 24 çocuk polis ve askerlerin şiddetiyle karşı karşıya kaldı. Yargının işlevini yerine getirmemesinden dolayı ciddi bir sorun olan çocuklara yönelik cinsel istismar da Türkiye'nin çocuklara bakış açısını ortaya koyuyor. Bunun en somut örneği ise Bingöl'de 8 askerin 2 yıl boyunca cinsel istimrarına maruz kalan E.A.'ya ilişkin açılan davada askerlerin tamamının serbest bırakılması oldu. 4 çocuk toplumsal alanda maruz kaldığı şiddet sonucu yaşamını yitirirken, 15 çocukta cinsel istismara uğradı.
Tüm bunların yanı sıra birçok alanda da yoğun hak ihlallerinin yaşandığı Kürt illerinde İHD verilerine göre 2013'ün ilk 9 ayından iş kazalarında dahil olduğu ekonomik, sosyal, sağlık ve mülkiyet hakkı alanlarında 2 bin 575 hak ihlali yaşandı.


HAYRİ DEMİR/DİHA/AMED