Zindana sığmayan sesler...
Hazırlayan: Zabel MİRKAN
Deniz Tepeli, 2011 yılında sürgün ile Kırşehir'den Sincan Kadın Hapishanesi'ne götürüldü. Kırşehir'deyken kaldırıldığı hastanede yumurtalıklarında 23 mm çapında kist tespit edildiği ve kan değerlerinin de yüksek olması nedeniyle tam teşekküllü hastanede muayene edilmesi gerektiği söylendi. Ankara'da götürüldüğü hastanede jinekoloji muayenesi sırasında, bir asker odadan çıkmak istemedi. Tepeli'nin itirazları sonucunda asker, Tepeli'yi kadın gardiyana kelepçeleyerek odadan çıktı. Bu uygulama Tepeli tarafından reddedildi ve tedavisi engellenmiş oldu. Yakınlarının başvuruları ile tekrar hastaneye götürülen Tepeli'ye bu sefer de muayene bile yapılmadan "sağlıklı" raporu verildi. Bu uygulamaya itiraz eden Tepeli'nin aldığı yanıt, "Sen tehlikeli mahkumsun, mahkumları isyana teşvik ediyorsun, bu yüzden burada kalacaksın" oldu.
Başka birini görmeleri yasak
Tepeli, Sincan'da kesinleşmiş cezası olmamasına rağmen ağırlaştırılmış müebbetlerin kaldığı tek kişilik hücrelerde tutuldu. Cezası onanınca Kandıra F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na sürgün edildi. Burada Tepeli dahil üç ağırlaştırılmış müebbet cezası alan tutsak var. Üçünün birbirini görmesi serbest; lakin başka birini görmeleri yasak. Üzerlerinde ağır bir tecrit var. Ancak tüm bu zorlamalara rağmen, tutsaklar gündelik yaşam akışlarını onlara en iyi gelecek, en çok verim alacakları şekilde organize ediyorlar. Örneğin Tepeli, hücresindeki televizyonu kaldırmış, "Onu izleyerek zaman öldüreceğime birkaç sayfa daha kitap okurum" diyor. Keza televizyonda haber kanalları dahil, izlemeye değecek bir şey yok. Yandaşların haber programları ve kanalları açık hapishane televizyonunda...
Hücresi 7 adım
Tepeli’nin hücresi hayli dar olmasına rağmen her yanı dergi ve kitaplarla dolu. Havalandırma süreleri sadece 2 saat ve tutsaklar bu iki saati sürekli yürüyerek değerlendirmeye çalışıyor. Tepeli, burada da bir çözüm üretmiş. Az zaman ve kısa mesafede daha hızlı yürüyebilmek için ayak bileklerine tuzdan yaptığı ağırlıkları bağlamış. Hücresi 7 adım uzunluğunda olduğu için 7 adımı bu şekilde atıyor. Ağırlaştırılmış müebbet kararı olduğu için Tepeli’nin tahliyesi için “2099” deniyor.
Mektup Adresi:
Deniz Tepeli
Kandıra F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu / Kocaeli
Her şey işkence aracı
Van'ın Çatak İlçesi DBP'li Belediye Eşbaşkanı Evin Keve, "özyönetim" ile ilgili yaptığı açıklama nedeniyle 3 Ocak 2016'da gözaltına alınıp çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. Keve tutuklanınca, İçişleri Bakanlığı'nca görevden uzaklaştırıldı. 29 Mart 2016'da tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Tahliye olduktan sonra ise yeniden görevine iade edildi.
16 Şubat 2017’e gelindiğinde ise Keve, 'terör örgütü üyeliği' iddiasıyla yeniden gözaltına alındı ve yeniden tutuklandı. Geçtiğimiz Haziran ayında Sincan Kadın Kapalı Hapishanesi’ne sürgün edilmeden önce, çıplak aramayı kabul etmediği için Van T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda 6 gardiyan tarafından şiddete maruz kalmıştı.
Yeni uygulama: Kota sistemi
Hâlâ Sincan’da olan Keve’nin tutulduğu hapishanede şimdi ise yeni bir uygulama başladı: Kota sistemi. Kişi başına belirli miktarda su verilmesi demek bu. Dolayısıyla tutsakların temiz suya erişimi, şu haliyle neredeyse imkânsız. İçme suyu olarak asla kullanılamayan sarı renkli su, çamaşır yıkamak için dahi sağlıksız olduğu için tutsaklar hayli zorlanıyor. Sıcak su verilse de nafile, çünkü bu su da kirli. Tutsakların bu durumu protesto etmeleri ise soruşturmalarla sonuçlanıyor. Tutsaklara verilen cezalar ve başlatılan soruşturmalar tamamen hapishane yönetiminin keyfiyetine bağlı. Su, hapishane yönetiminin kararına bağlı olamayacak kadar mühim bir ihtiyaç, sağlanamayan hijyen yüzünden tutsakların kalıcı hastalıklara varacak hastalıklara yakalanması kaçınılmaz çünkü...
Mektup Adresi:
Evin Keve
Sincan Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Sincan / Ankara