Kürdistan'ın 21 ilinden 353 sivil toplum örgütü Amed'de bir araya gelerek, Türk devletinin işgal saldırısını sonlandırmasını istedi. Sivil toplum örgütlerinin deklerasyonunda “Suriye’deki işgalin durdurulması” ve “Kürt meselesinin müzakere yöntemleriyle çözülmesi” istendi.  STÖ'lerin toplantısındaki üzerinde uzlaşmaya varılan talepler Demir Otel'de düzenlenen basın toplantısıyla açıklandı. Basın toplantısına HDP Diyarbakır Milletvekilli Saliha Aydeniz ile STÖ temsilcileri katıldı. 353 STÖ adına hazırlanan deklarasyon Kürtçe ve Türkçe olarak okundu. Eğitim Sen Diyarbakır 3 Nolu Şube Eşbaşkanı Belgin Gülben STÖ'ler adına açıklama yaptı. Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırıyı “barış kentlerine saldırı” olarak değerlendiren Gülben özet olarak şu ifadeleri kullandı “IŞİD gibi insanlık dışı bir örgüte karşı halklar omuz omuza vererek bu örgütü bertaraf etmiş ve bu kentler eş temsiliyet ve özerk yönetim anlayışı ile güvenin, istikrarın ve barışın kentleri olmuştur. Son dönemlerde Suriye’nin Rojava’ya yapılan askeri müdahale ile bölgede barış ve diyalog yerine yeniden şiddet ve güvenlik odaklı yöntemler tercih edilmiştir. Neredeyse bütün dünyanın karşı olmasına rağmen TSK ve beraberindeki ÖSO gurupları tarafından 9 Ekim’de başlatılan ve 11 gün süren saldırılar boyunca Türkiye uluslararası kamuoyunda ciddi derecede kınanması ve yalnızlaşması sonrası ABD ile varılan anlaşma sonrası ateşkes ilan edildi. Suriye İnsan Hakları Gözlem Evi (SOHR) bu 11 gün boyunca 120 sivil ve savaşan her iki taraftan toplam 470 kişinin hayatını kaybettiği, 300 bin sivilin göç etmek zorunda kaldığını bildirmiştir. Ayrıca sınırın Türkiye tarafında da 18 sivil hayatını kaybetmiştir. Bölgeden gelen görüntü ve iddialar üzerine Birleşmiş Milletler kimyasal silah kullanımı iddialarını araştırılacağını bildirmiştir. Bölgeye giren ÖSO gruplarının Efrin’de olduğu gibi IŞİD’i aratmayan savaş suçları işlediği, yağma ve talana başvurduğu, kadınları taciz ettiği, başta kadın ve çocuklar olmak üzere sivillere yönelik ciddi tehdit oluşturduğuna dair görüntü ve iddialar bütün dünya basınında geniş yer bulmaktadır. Yine bölge halkları tarafından bitme noktasına getirilen İŞİD tehdidinin yeniden hortlaması riski tüm dünyada derin kaygı yaratmaktadı. ABD ile varılan ateşkes anlaşmasının 5. gününde bölgeden halen saldırı ve ihlal haberleri gelirken, bu seferde Rusya ile bir takım pazarlık ve anlaşmalar yapıldığı ilan edilmiştir." Gülben, Suriye’de yaşayan halkların iradesine saygı göstermeyen, çözümsüzlüğü derinleştiren bu çabaların halkların nezdinde bir karşılığının olmayacağının bilinmesi gerektiğine vurgu yaptı.