
16 Temmuz tarihine kadar 13 farklı mekânda, Hugh Laurie, Katie Melua, Chick Corea, Stanley Clarke gibi ustaların yanı sıra Cécile Mclorin Salvant ve Kellylee Evans gibi uluslararası cazın yükselen isimlerinin de yer aldığı 200’ü aşkın yerli ve yabancı sanatçıyı İstanbul’da ağırlayacak festival bu yıl ilk kez gerçekleştirilecek “Parklarda Caz” etkinliği ile de cazın sihrini şehrin parklarına da taşıyacak. İstanbul Caz Festivali bu yıl ayrıca şehir sınırlarını da aşarak Türkiye’nin değişik noktalarına uzanacak. New Orleans’lı genç piyanist ve besteci Jon Batiste, topluluğu Stay Human ile İstanbul’daki konserini takiben ücretsiz olarak sırasıyla Yalova, Çanakkale ve Diyarbakır’da da birer konser verecek.
Livaneli’ye prömiyer
21. İstanbul Caz Festivali ilk haftasında önemli sanatçılardan besteci, yazar, müzisyen Zülfü Livaneli’nin Mevlana Celaleddin Rumi’nin İngilizce şiirleri üzerine bestelediği yeni eseri “Rumi Suite-The Eternal Day”in Türkiye prömiyerine ev sahipliği yapacak. Zülfü Livaneli’nin besteci kimliğiyle katılacağı ve sahnede sunumlarıyla da yer alacağı konser, Goethe Institut’un katkılarıyla bu akşam 21.15’te Sepetçiler Kasrı’nda gerçekleştirilecek. Zülfü Livaneli’nin iki yıllık bir çalışma sürecinin ardından hayata geçirdiği “Rumi Suite-The Eternal Day” projesi için Mevlana’nın şiirleri, Zülfü Livaneli’nin kitaplarını da Farsça’ya çeviren Mohammadamin Seyfi Ala ve Aylin Livaneli’nin işbirliğiyle Farsçadan İngilizceye çok özenli bir biçimde aktarıldı. Mevlana’nın “Bir yer var doğrunun ve yanlışın ötesinde. Seninle orada buluşacağız” sözleri eserin bağlayıcı temasını oluşturdu. Zülfü Livaneli’nin caz formları ve geleneksel Türk müziğini harmanladığı eseri “Rumi Suite-The Eternal Day”i, sanatçıyla daha önce birlikte çalışmış güçlü bir kadro seslendirecek. Sanatçıya birçok usta isimle birlikte çalışan genç ve başarılı neyzenlerden Burcu Karadağ’ın yanı sıra trompette Joo Kraus, basta Ralph Gräßler ve davulda Uli Moritz eşlik edecek.
Zülfü Livaneli, projenin oluşum sürecini şöyle anlatıyor: “Son yıllarda bu şiirlerin İngilizce çevirilerini elimden düşürmüyor, başucu kitabım olarak sürekli elimin altında bulunduruyordum. Sanırım, her gün okuduğum şiirleri içimde bir yoğunlaşmaya, bir birikime yol açtı. Sanki gece gündüz içimde bir Mevlâna nehri akıyordu. Bir süre sonra bu nehir dışarı akmanın da bir yolunu bulacaktı elbette ve bir gün kendimi bu şiirlere melodiler yazarken buldum. Bir karar değildi bu, kendiliğinden yaşanan bir süreçti. Melodiler ardı ardına adeta fışkırdı, bir suite’e dönüştü ve iki yıllık bir dönem sonunda ‘Rumî Suite’ ortaya çıktı.”
Dünya promiyerini 26 Ekim 2013 tarihinde Bremen Radyosu’nun ünlü Sendesaal’de yapan“Rumi Suite-The Eternal Day” projesi Türkiye’de ilk defa 21. İstanbul Caz Festivali kapsamında bu akşam izleyicilerle buluşacak.
İSTANBUL