Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) öncülüğünde 31 Mayıs-2 Haziran tarihleri arasında Diyarbakır’da gerçekleştirilecek Ortadoğu Kadın Konferansı’na ilişkin DTK Eş Başkanı Aysel Tuğluk ile BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak, Sümerpark Resepsiyon Salonu’nda basın toplantısı düzenledi. Toplantıda ilk sözü alan Tuğluk, kadınlar açısından önemsedikleri, heyecan ve coşku duydukları bir konferans düzenleyeceklerini belirterek, konferansın 20 Ortadoğu ülkesinden gelecek 250 kadın delege ile gerçekleşeceğini ve katılacak delegelerin daha çok Ortadoğu’da kültürel, inançsal gruplar ve feminist aktivistlerden oluşacağı bilgisini verdi. Birinci şiarlarının yapılacak konferansın Paris’te katledilen Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez anısına gerçekleştirileceğini vurgulayan Tuğluk, ikinci şiarlarının ise “Jin jiyan azadî” olduğunu ifade etti. 




‘Sistemin zihin kurtlarını tartışacağız’

Ortadoğu’nun bütün ülkelerinden kadınların katılacağı konferansta kapsamlı tartışmaların yürütüleceğini belirten Tuğluk, şunları söyledi: “Kadınlar olarak ortak tarihimizi tartışacağız. Kadın sorunu evrensel bir sorundur. Ortadoğu’da çok daha derin yaşanıyor. Farklı deneyimlere sahibiz her birimiz. Mücadele biçimlerimizi tartışacağız, erkek egemen zihniyetin uygulamalarını, sistemin zihin kurtlarını tartışacağız. Gerçek demokrasi ve özgürlük nasıl gerçekleşebilir. Bunu tartışacağız.” Konferansın bütün ülkelerde heyecan ile karşılandığını kaydeden Tuğluk, katılımın beklediklerinden daha yüksek olacağına inandıklarını aktardı. Kürt kadınlarının büyük bedeller ödediğini ve zorluklar yaşadıklarını kaydeden Tuğluk, “Kadın eksenli bir özgürlük mücadelesinin içinde yer aldık. Böyle bir konferansa öncülük etmekten gurur duyuyoruz. Konferans ihtiyaçtan doğdu ve uzun süredir hazırlıkları sürdürülüyor” dedi. 


‘Mücadelelerimizi ortaklaştıracağız’



Yaşanılabilir bir dünya yaratmak için kadınların mücadelelerini ortaklaştırması gerektiğini vurgulayan Tuğluk, konferansta açığa çıkacak görüşleri analiz ederek ortak hedefe dönüştürmek istediklerini belirtti. Demokrasi, özgürlük ve eşitlik eksenli bir mücadele platformu yaratılması ve örgütlenme modellerinin tartışılacağını belirten Tuğluk, “Normalleşme insan onuruna dayalı yaşamın kadın olmaksızın gerçekleşmeyeceğini biliyoruz. Konferansı böylesi bir sorumlulukla gerçekleştiriyoruz. Kadın yoksa demokrasi de yoktur, özgürlük de yoktur. Yeni bir yaşamı yaratma iddiasındayız” dedi.

‘Bir itiraz hareketiyiz’


Gültan Kışanak ise, konferansın hazırlık çalışmaları aşamasında bile kadınlar arasında önemli bir ilişki ağı, ortaklaşma ve dayanışma zemini yarattığını belirterek, konferansın önemli bir ayağını geride bıraktıklarını ifade etti. Kışanak, “Böyle bir konferansı gerçekleştirme fikri iki noktadan çıktı. Birincisi, Ortadoğu’daki gelişmeler. Ortadoğu yeniden şekillenmeye başlıyor. Kadınlar bu önemli sürecin neresinde olacaklar? Birikimlerini ve ihtiyaçlarını yapılanma sürecinde nasıl katabilirler? İkincisi ise, Kürt kadın hareketi tüm hareketler gibi bir itiraz hareketidir. Kendini var etme ve güç hareketidir. Aynı zamanda inşa hareketidir ve kendinde geleceğe dair bir şeyler söyleme kudreti bulan bir harekettir. Bu deneyimlerimizi nasıl paylaşabiliriz ihtiyacıydı” dedi. Bu pozisyonu nedeniyle konferansın, Ortadoğu kadınlarında büyük bir heyecan yarattığını belirten Kışanak, kadınları biraraya getirerek kadınların sözünü ve gücünü konuşmak istediklerini aktardı. 



‘Toparlayıcı bir eksen istiyoruz’ 


Dünyada siyasetin devlet eksenli yürüdüğünü ve devletçi geleneğin erkek egemenlikli, hiyerarşik olduğuna işaret eden Kışanak, şunları dile getirdi: “Erkek eksenli bir siyaset mevcut. Biz bu konferansla biraz bunun eksenini kaydırmaya çalışıyoruz. Kadın eksenli tartışmaya kaydırmak istiyoruz. Kadınlar mevcut yapılanmalar içerisinde yeterince yer bulamıyorlar. Kadınların kendi bakış açıları ile geleceği tartışmaları çok önemli.
Ortadoğu’da devlet ve erkek egemenlikli siyaset, kutuplaştıran, çatıştıran bir siyasettir. Biz de kadınlar olarak, toplum eksenli, toparlayıcı bir eksen istiyoruz. Bu konferans buluşturan bir konferans olacaktır.” Kışanak, konferansı 21. yüzyılın vizyonu olarak değerlendirerek, “Eğer bir gelecek kuruyorsak, bu gelecek kadın, toplum ve ortaklaşma eksenli olacaktır. Bir barış olacaksa kadınların eli ile olacaktır” dedi. 
Kışanak, son olarak Afganistan’dan konferansa gelmek isteyen kadınlara Türkiye tarafından vize verilmediği bilgisini verdi.

DİHA/AMED