Sur Belediyesi Eşbaşkanı Cemal Özdemir hakkında, katıldığı açıklama, anma, cenaze töreni, taziye, kongre ve seçim çalışmalarından oluşan 22 etkinlik ile kendisini tanımayan ‘gizli tanık’ ifadesi üzerine 17 yıldan 36 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

AYDIN ATAY / MA/AMED

Türk İçişleri Bakanlığı tarafından 21 Aralık 2019’da görevden uzaklaştırıldıktan iki gün sonra tutuklanan HDP’li Sur Belediyesi Eşbaşkanı Cemal Özdemir hakkında hazırlanan iddianame tamamlandı. Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, “Örgüt üyesi olmak”, “Örgüt propagandası yapmak” ve “Nitelik bakımından vahim olan silah veya mermileri satın alınması taşınması bulundurulması” ve “Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme” iddiaları yöneltildi. İddianamede, Özdemir hakkında 17 yıl 6 ay ile 36 yıl arasında değişen hapis cezası istenirken, davanın ilk duruşması 10 Mart’ta görülecek.

İddianamede, Özdemir’in katıldığı açıklama, anma, cenaze töreni, taziye, kongre ve seçim çalışmalarından oluşan 22 etkinlik, Mezopotamya Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma Dayanışma ve Kültür Derneği’ne (MEYA-DER) üye olması ve bir gizli tanığın aleyhine verdiği ifade suçlama konusu yapıldı. Ayrıca, çoğu internet üzerinden yayın yapan haber sitesi ya da twitter hesaplarına dayandırılan eylem ve etkinliklerin yasa dışı olarak gösterilmesi dikkat çekti.

Her etkinlik suçlama konusu 

İddianamede, HDP Gençlik Meclisi’nin 2. Olağan Kongresi’ne katılımı suçlama konusu yapıldı. Söz konusu suçlamaya ilişkin şu ifadelere yer verildi: “HDP Genel Merkez organizesinde 21 EKİM 2018 tarihinde Diyarbakır’da HDP Gençlik Meclisi 2. Olağan kongresinin gerçekleştirilmiş, konu ile ilgili sosyal medya üzerinden yapılan açık kaynak araştırmasında twitter isimli uygulama üzerinden herkes açık yayın yapan ‘HDP Amed İl Örgütü’, ‘HDP Gençlik Meclisleri’ isimli sayfalarda şarkı yayını ve halay çekildiği, uydu üzerinden yayın yapan Sterk tv isimli tv kanalında canlı yayında konuya ilişkin haber yayını gerçekleştirildiği tespit edilmiş bahse konu açık kaynaklar incelendiğinde bölücü terör örgütünün propagandasına dönüşen kongreye katıldığına dair görüntü tespitinin bulunduğu...”

Eşbaşkanların toplantısı suç 

Kürt partileri arasında yapılan seçim ittifakının PKK’nin “Bağımsız Birleşik Kürdistan” hedefi olarak tanımlandığı iddianamede, Özdemir’in ittifaka dair HDP Eşbaşkanları Pervin Buldan ve Sezai Temelli’nin yaptığı açıklamaya katılması suçlama konusu oldu. İddianamede, Özdemir’in Demokratik Toplum Kongresi (DTK) toplantısına, Leyla Güven’in açık grevine ilişkin kadınların yaptığı açıklamaya, HDP Eşbaşkanları Buldan ve Temelli’nin “Kayyum Raporu” açıklamasına, Amed Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı’nın görevden alınmasına ilişkin açıklamaya katılması da suçlamalar arasında yer aldı.

İsmini bile bilmiyor 

Özdemir’in “örgüt üyesi” olduğu suçlaması ise ismini dahi bilmeyen bir gizli tanığın ifadesi de dayandırıldı. İddianamede “Tosun” kod adli gizli tanığın 1 Aralık 2017’de verdiği iddia edilen şu ifadeleri yer aldı: “Ben bu şahsı ismen tanımam. Açık kimlik bilgilerini buradan sizlerden Cemal Özdemir... şahıs olarak öğrendim. Bu şahıs DTK üyesidir. Bu şahıs il genelinde siyasi kimliğini kullanarak ve terör örgütünün kırsal alanı ile irtibatlı olarak YDG-H ve YPS mensubu şahıslara, para, silah, mühimmat, patlayıcı madde vb. örgütsel malzemelerin teminini sağlar.”

MEYA-DER üyeliği de 

Babası Mehmet Özdemir’i 90’lı yıllarda faili meçhul cinayetlerde kaybeden ve cenazesine ulaşamayan Özdemir’in yönelik suçlamalar arasında, yakınlarını kaybedenlerin kurduğu ve Kanun Hükmünde Kararnameyle (KHK) ile kapatılan MEYA-DER’e üye olması da yer aldı.

Yine, Özdemir’in twitter ve facebook hesaplarından 2013-2019 yılları arasında yapılan üç paylaşımla “örgüt propagandası” yaptığı savunuldu.

Silah ve zarf  

“Nitelik bakımından vahim olan silah veya mermileri satın alınması taşınması bulundurulması”, “Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme” suçlamaları da iddianamede yer alan en dikkati çekici iddialar oldu.

Söz konusu iddialar, içinde silah yakalanan bir aracın önünde bulunan bir başka araçta “Sn. DBP Sur İlçe” yazılı bir zarf ve bu zarfta Cemal Özdemir’in parmak izinin bulunduğu belirtilerek, zarfın bulunduğu aracın, silah taşıyan araca gözcülük yaptığı ileri sürüldü. 9 Eylül 2015’te yaşandığı belirtilen olayda, söz konusu araçların kaçar dakika arayla durdurulduğu, Özdemir’in söz konusu araçlarla bağlantısı, her iki araçtakilerin bir biriyle bağlantılarına yer verilmezken, o dönemde HDP Sur İlçe yönetiminde bulunan Özdemir’in “Sn. DBP Sur İlçe” yazılı zarfta parmak izi bulunması nedeniyle 9 ile 18 yıl arası değişen hapsi cezası isteniyor.

Silah yakalanma olayı iddianamede şöyle anlatıldı: “Dosyada mevcut uzmanlık raporuna göre 21 BA 697 plaka sayılı aracın arka koltuk üzerinde ele geçen ‘Sn.DBP Sur İlçe’ ibareli yırtık kağıt zarf üzerinde elde edilen vücut izinin şüpheli Cemal Özdemir’e ait olduğunun tespit edildiği, 21 AB 549 plaka sayılı araç içerisinde yukarıda bahsi geçen bomba ve silahların ele geçirildiği, şüphelinin parmak izinin tespit edildiği 21 BA 697 plaka sayılı aracın dosyada mevcut 09/09/2015 tarihli Olaylı Yakalama Araç Arama ve Muhafaza Altına Alma Tutanağına göre bomba yüklü araç ile irtibatlı olduğu, öncü araç olarak iştirak iradesinin kurulduğu, şüphelinin eyleminin 6136 sayılı kanuna muhalefet ve tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçunu oluşturacağı anlaşılmakla....”

HDP savunmadan çıkmalı

   

HDK Eşsözcüsü Sedat Şenoğlu, HDP’nin savunma pozisyonundan çıkıp, atağa geçecek bir strateji geliştirmesi gerektiğini söyledi.

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eşsözcüsü Sedat Şenoğlu, krizleri aşmak için demokratik siyasetin gelişmesi ve muhalif kesimlerin ittifak sağlaması gerektiğini belirtti. HDP’nin bu konuda özverili olduğunu kaydeden Şenoğlu, “Türkiye’deki demokrasi güçlerinin, Türkiye’de demokratik bir cumhuriyet inşa etme amacı taşıyanların, tarihsel bir çözüm iradesi koyması gerekiyor. Hem dünyada hem Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler hem de Türkiye’deki mevcut rejimin handikapları, kolay bir çözümü göstermiyor. Haliyle toplumsal muhalefet güçlerinin de çok radikal bir tutum takınmaları ve çözüm önerileri çok kapsamlı olmalı.Bu kapsamda bir program ve eylem hattı oluşturması gerekir. Bu başarılmadığı ölçüde tarihsel bir fırsat da kaçmış olacak” dedi.

HDP’nin bu kapsamda strateji geliştirmesi gerektiğini vurgulayan Şenoğlu, şöyle konuştu: “HDP’yi var eden siyasi program, HDK programı. Türkiye’de büyük bir toplumsal dönüşüm programıdır. Türkiye’de demokratik cumhuriyeti inşa etme programıdır. Dolayısıyla faşizmin aşılması ve bunun yerine demokratik, kadın özgürlükçü, toplumsal yaşam inşa edilme iradesi zaten HDP’de var ve bu iradeyi 7 Haziran seçimlerinde net bir şekilde gösterdi. Ardından gerçekleşen seçimlerde HDP’nin, yenilmez, geriletilemez denen bu iktidara çok büyük siyasi yenilgiler yaşattığını biliyoruz. Bu yetmiyor, yetersiz.

HDP’nin üçüncü yol çizgisi dediğimiz, siyasi çizgiyi daha kararlı inşa etmesi gerekiyor. Rejimin her türlü saldırısına karşı halkın umudu olarak ayakta kalan HDP, bu saldırılara karşı kendini savunma pozisyonundan çıkarıp, atağa geçecek bir strateji geliştirmeli. Nitekim toplumun da beklentisi bu yönde. HDP saldırılara karşı Kürt halkının ve Türkiye’deki ezilen, sol-sosyalist halkların toplamının güvencesi olduğunu kanıtladı. Artık bunu taçlandırması lazım.”

 

İSTANBUL

 
 

HDP, yüzde 12’yi aşıyor

   

MetroPOLL Araştırma Şirketi’nin, “Türkiye’nin Nabzı Ocak 2020” başlıklı anketinde katılımcıların yüzde 12,1’i HDP’ye oy vereceğini belirtti. AKP’nin düşüşte olduğu ankette CHP’nin oylarında kısmi artış görülüyor.

MetroPOLL Araştırma Şirketi, “Türkiye’nin Nabzı Ocak 2020” başlıklı araştırmasının sonuçlarına yayınladı. Araştırma kapsamında katılımcılar, “Bu Pazar seçim olsa hangi siyasi partiye oy verirsiniz” sorusu yöneltildi.

Kararsızlar dağıtıldığında araştırmaya katılanların yüzde 40’ı AKP’ye, yüzde 25,5’i CHP’ye, yüzde 12,1 HDP’ye, yüzde 10,1’i MHP’ye, yüzde 8,3’ü İYİ Parti’ye, yüzde 1,2’si SP’ye, yüzde 1,2’si Gelecek Partisi’ne, yüzde 0,8’i Ali Babacan’ın partisine ve yüzde 0,8’i ise diğer partilere oy vereceğini belirtti.

AREA: HDP’nin oyu 12,9 

AREA Araştırma şirketi de geçtiğimiz günlerde 7 büyükşehirde yaptığı “Türkiye Siyasi Gündem Araştırması” anketinin sonuçlarını açıklamıştı. Ankette kararsızlar dağıtıldığında, AKP’nin oyu yüzde 36,2, CHP’nin yüzde 24,8, HDP’nin yüzde 12,9, MHP’nin yüzde 11,3, İYİ Parti’nin oyu ise yüzde 11,1 olarak belirlenmişti.