Türk devleti, koruculuğu kabul etmedikleri 1992’de Kulp’un Akdos (Gavgas) köyündeki evlerini yakarak zorla göç ettirdi. 85 yaşındaki Mehmet Tektekin’i, 6 Haziran 2018'de Amed’in Bağlar ilçesinde TOMA ile çarparak; bir yıl sonra ise aynı yerde torunu 6 yaşındaki Efe’yi zırhlı araçla ezerek katletti.

Amed’de polisin zırhlı araçla ezdiği 6 yaşındaki Efe Tektekin, yaşamını yitirdi. Efe Tektekin'nin 85 yaşındaki dedesi Mehmet Tektekin de geçen yıl TOMA’nın çarpması sonucu yaşamını yitirmişti. Katil polise sadece 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası verildi.

Amed’in merkez Bağlar ilçesinin 5 Nisan Mahallesi Emek Caddesi üzerinde önceki zırhlı polis aracının çarpması sonucu ağır yaralanan Efe Tektekin (6), kaldırıldığı Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nin yoğun bakım servisinde önceki gece yaşamını yitirdi. Henüz yoğun bakımdayken açıklama yapan babası Ahmet Tektekin, beyin kanaması geçiren çocuğunun organlarının da iflas ettiğini söylemişti.

Göz göre göre katlettiler

Tektekin’in cenazesi, sabah saatlerinde otopsi işlemleri için Selahattin Eyyubi Hastanesi’ne getirildi. Hastane önünde bekleyen baba Ahmet Tektekin, zırhlı araçlara tepki göstererek, “Polis aracı, göz göre göre çocuğumu katletti. Benim çocuğum 6 yaşındaydı, sivri sinek değildi. O zırhlı aracın orada ne işi var? Koskoca polis aracı nasıl görmedi? Bir yıl önce de kırmızı ışıkta geçen TOMA, babamı katletti” diyerek, tepkisini dile getirdi.

Görgü tanıkları gözaltında

 Polisin görgü tanığı iki kişiyi gözaltına aldığını söyleyen Tektekin’in akrabası ise “Hem öldürüyorlar hem susturuyorlar. Polis, olayı görüp fotoğraf çeken görgü tanıklarını gözaltına almış” dedi. Otopsi işlemleri ardından Tektekin’in cenazesinin defnedilmek üzere Yeniköy Mezarlığı’na getirildi. Burada dini vecibeleri yerine getirilen Tektekin’in cenazesi, gözyaşları arasında toprağa verildi.

   

Bir yıl arayla

Efe'ye zırhlı aracın çarptığı Emek Caddesi'nde 6 Haziran 2018'de dede Mehmet Tektekin de TOMA'nın çarpması sonucu can vermişti. Dede ve torun aynı cadde üzerinde 300 metre uzaklıkta bir yıl arayla zırhlı araç altında kalarak yaşamını yitirdi.

Katili aklama çabası

Mehmet Tektekin (85) kendisine çarpan TOMA’nın altında kalarak yaralandı. Tektekin, kaldırıldığı hastanede iki gün sonra yaşamını yitirdi. TOMA sürücüsü polis Uğur K. Bağlar Polis Karakolunda ”taksirle yaralamadan” şüpheli sıfatıyla ifade verdi. Uğur K. Mehmet Tektekin’in aracın kör noktasından geçtiği için görmediğini iddia etti. Trafik, Bilirkişi Raporu’nda ise ”bu kazanın oluşumunda herhangi bir kural ihlali tespit edilmiştir” denildi. MOBESE görüntülerinin yer aldığı CD incelemesi ise uzman olmayan kişiler tarafından yapıldı.

Katilin yalanı çürütüldü

Tutuksuz Uğur K. hakkında “taksirle ölüme sebebiyet vermek” suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırlandı. Davanın kabul edildiği Diyarbakır 8.  Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılama sürerken Çevik Kuvvet Ön Nizamiyesi önünde bulunan sabit MOBESE görüntüleri olayın nasıl meydana geldiğini açıklığa kavuşturdu. Çevik Kuvvet Ön Nizamiyesi MOBESE görüntülerini inceleyen bilirkişi Vedat Bayramlar, polisin “yeşil ışıkta geçtim” ifadesini çürüttü. Raporda, Mehmet Tektekin’in ölümüne neden olan TOMA’nın kırmızı ışıkta geçtiği belirlendi ve polisin ‘asli kusurlu’ olduğu kaydedildi.

TOMA'nın kavşak başını kapattığının, yayalara ayrılan geçişin 5 metre geride kaldığının belirtildiği raporda, "Sürücü Uğur K, ışıklı trafik lambasını görebilecek şekilde durmadı. Kavşakta 2 metre sonra durarak kırmızı ışığın sona ermesini beklemeden hareket etmiştir. Dikkatsiz ve tedbirsizce hareket edip, kırmızı ışıkta geçerek kavşak şartlarına göre hareket etmedi. Yeşil ışıkta geçen yayalara ilk geçiş hakkını vermemekle kusurlu olduğundan, bu kazanın oluşumunda ‘asli kusurlu’ olduğu kanaatine varılmıştır" denildi.

Raporda, TOMA'yı kullanan polis Uğur K.'nin dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu Mehmet Tektekin'e çarptığı, olayın taksirle işlenen bir kaza olduğu sonucuna varıldı.

Cinayete sıradan ceza

 Hakim, kamera görüntüleri ve bilirkişi raporunun polis Uğur K. 'yi asli kusurlu olduğuna işaret ettiğini vurgulayarak, sanığın olayı "taksirle ölüme sebebiyet verdiğini" anlaşıldığını belirtti. Hakim, sanığın kırmızı ışıkta geçmek suretiyle "bilinçli taksirle üzerine atılı suçu işlendiği kanaatine varıldığını ifade etti.

Mahkeme hakimi, "taksirle öldürme" suçundan Uğur K.'ye 2 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Hakim, olayın bilinçli taksirle meydana gelmesi nedeniyle cezada 1/3 oranında artırım yaparak 2 yıl 16 ay hapis cezasına çıkardı, ancak cezasının sanığın geleceği üzerindeki olası etkilerini dikkate alarak hapis cezasını 2 yıl 9 ay 10 güne indirdi.

Hakim, cezanın ertelenmesine, para cezasına çevrilmesine yer olmadığına karar verdi. Sanık avukatı karara karşı Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi'ne itirazda bulundu. İstinaf'taki dosya hala sonuçlanmadı.

10 yılda 36 cinayet

İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şubesi’nin 2008-2018 yılları arası ”Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi Zırhlı Araç Çarpması Sonucu Meydana Gelen Yaşam Hakkı İhlalleri Araştırma Raporu”na göre; son 10 yılda en az 63 zırhlı araç çarpması olayının gerçekleşti. 63 vakanın sonucunda; 16’sı çocuk ve 6’sı kadın olmak üzere toplamda 36 yurttaş hayatını kaybetti. Bu olaylarda yaralanan 85 yurttaştan kimileri ise fiziksel kayıplarla yaşamını sürdürmek durumunda bırakıldı. Meydana gelen ölüm ve yaralanmaların, en çok çocuk ve yaşlı yetişkinleri etkilediği görülüyor.

Cezasızlık cesaretlendiriyor

Beraat edilmesi ya da az ceza almasının failleri cesaretlendirdiğini, hukuki bir yaptırımla karşı karşıya bulunmayacağı güvenini kazandıracağını ve olayların böylelikle yaygınlaşacağını ifade eden İHD Şube Başkanı Abdullah Zeytun, zırhlı araç çarpması nedeniyle hazırlanan dosyalarda, idari ve adli soruşturmaların eksik, yanlı ve fail/failler konumundaki devlet güçlerini aklayacak şekilde, bilgilerin yine ilgili devlet güçlerinden temin edilerek oluşturulduğunu söyledi.

   

Zincirleme koruma

Zırhlı aracın çarpması neticesinde eylemin gerçekleşmesi ile birlikte olayın olduğu yerin en üst düzey idari ve adli amirinin kamuoyunu yanıltan ve çoğunlukla olayı kriminalize eden açıklamalar yaptıklarına dikkat çeken Zeytun, şöyle devam etti: “Soruşturma işlemi yapan adli ve idari birimlerin üst düzey kamu görevlilerinin açıklamaları doğrultusunda işlem yaptıkları gözlemlenmiştir. Hakeza yaşamını yitirenlere, yaralananlara yönelik soruşturma işlemi başlanılmaksızın, delil, bulgular toplanılıp incelenmeksizin kişilere örgüt üyesi, örgüt adına eylem yapan vb. suçlamalar yöneltildiği gözlemlenmiştir. Yaşamını yitiren veya yaralanan kişi suçlu gösterilmeye çalışılarak yargılama yönlendirilmeye, etkilenilmeye çalışılmıştır. Uzun süren ceza soruşturma safhasında işlemlerin başkaca uzman adli kolluk birimince yürütülmesi gerekirken, çoğunlukla fail olan kolluk birimince yürütüldüğü gözlenmiştir. Yargılanmaları için üst düzey idari amirlerinin izin verilmediği kamu görevlilerinin, amirleri tarafından kovuşturma açılan nadir dosyalarda da cezanın hükmün açıklanmasının geri bırakılması, infazın ertelenmesi, adli para cezasına çevrilmesi gibi yöntemlerle çektirilmemesi halleri gözlemlenmiştir.”

   

AMED


Babasını ve oğlunu katlettiler

   

Bir yıl önce babası, iki gün önce de oğlu katledilen Mehmet Şah Tektekin, babasının Huzurevleri Yas Evi’ndeki taziyesinde, katilin polisin taziye talebiyle ilgili şunları söylemişti: "Kulp ilçesinin Akdos (Gavgas) köyünde devletin koruculuk dayatmasını kabul etmediğimiz için 1992’de evlerimiz yakılarak göçe zorlandık. Babamın normal bir şekilde ölmemesi hepimizin çok zoruna gidiyor. Devlet bu konuda hiçbir şey yapmadı. Babama TOMA ile çarpan polis, hiçbir şey olmamış gibi beni telefonla arayıp ‘yasa gelebilir miyim’ diye soruyor. Biz aldığımız terbiye ve kültür gereği kimseyi yasımızdan kovmayız ama bir suçlunun şu an içeride olması gerekirken, elini kolunu sallayarak yasa gelebiliyor. Bize, ‘amca için kurban keselim’ diyor, bayram arifesi babamı kurban ettiler zaten. Bir daha bu tür kazaların yaşanmaması için zırhlı araçların şehir içinde dolaşımları yasaklanmalı. Bizim içimiz yanıyor, başkalarının içi yanmasın.”

 
 

10 yılda 36 yurttaş

 
  • 27 Nisan 2016’de Amed Gevran Caddesi’nde askeri zırhlı aracın çarptığı 55 yaşındaki Hatun Elhuman yaşamını yitirdi.
  • 7 Haziran 2016’da Şırnak’ın Cizre ilçesinde 6 yaşındaki Bünyamin Bayram adlı çocuk zırhlı aracın çarpması sonucu yaşamını yitirdi.
  • 24 Temmuz 2016’da Van merkezde İpekyolu İlçe Emniyet Müdürlüğü önünde kirpi tipi zırhlı aracın ezdiği 4 yaşındaki Taha Kılıç hayatını kaybetti.
  • 6 Eylül 2016’da Dersim Seyit Rıza Meydanı’nda Kobra tipi zırhlı aracın çarptığı 71 yaşındaki Naciye Özdemir yaşamını yitirdi.
  • Şırnak, Cizre’de 24 Ekim 2016’da zırhlı polis aracı 5 yaşındaki Hakan Sarak’a çarptı. Polis kaçtı, Sarak kan kaybından hayatını kaybetti.
  • 9 Şubat 2017’de Mardin Dargeçit’te 7 yaşındaki Berfin Dilek, zırhlı polis aracın çarpması sonucu yaşamını yitirdi.
  • Siirt-Batman yolu üzerinde 4 Mart 2017’de geri giden zırhlı aracın altında kalan 34 yaşındaki Kerem Arslan kurtarılamadı.
  • Şırnak, İdil’de 21 Mart 2017’de Cizre’ye giden sivil bir otomobile Ejder tipi zırhlı araç çarptı. Polis aracının çarptığı otomobilde bulunan Okan İnce, Bahadır Beyazlıoğlu ve ismi öğrenilemeyen bir kişi yaşamını yitirdi.
  • 28 Nisan 2017’de Van’da zırhlı polis aracının çarptığı iki kişiden Sami Uçan kaldırıldığı hastanede kurtarılamadı.
  • 4 Mayıs 2017’de Silopi’de zırhlı polis aracının bir eve çarpması sonucu Furkan ve Muhammed Yıldırım adındaki iki kardeş hayatını kaybetti.
  • 14 Haziran 2017’de Lice’de 70 yaşındaki Pakize Hazar'a zırhlı araç çarptı. Hazar, yaşamını yitirdi.
  • 19 Haziran 2017’de Diyarbakır-Bingöl yolunda zırhlı aracın çarptığı köy dolmuşundaki Remzi Menteşe ve ismi öğrenilmeyen bir çocuk yaşamını yitirdi, 18 kişi yaralandı.
  • 20 Haziran 2017 Pakize Hazar’ın taziyesinden dönen köylülerin aracına ejder tipi zırhlı araç çarptı. Mahmut Öner (74), Mevlüt Dağtaş (64), Abdulhamit Dağtaş (63), Fikri Demirbaş (53) ve annesi Zeyel Demirbaş yaşamını yitirdi.
  • Hakkari, Yüksekova’da 18 Temmuz 2017’de Sürmi İnce (55) adlı yurttaş zırhlı polis aracaının çarpması sonucu yaşamını yitirdi.
  • 2 Ağustos 2017’de İstanbul Okmeydanı’nda  Raşid Oso (7) adlı Suriyeli çocuk  zırhlı aracın çarpması sonucu yaşamını yitirdi.
  • 19 Ekim 2017’de Gülten Yaraşlı (55) Hizan – Tatvan karayolunda zırhlı aracın çarpması sonucu hayatını kaybetti.
  • 19 Ekim 2017'de Felek Batur (6) Siirt Çal Mahallesinde ejder tipi zırhlı aracın çarpması sonucu yaşamını yitirdi.
  • 6 Haziran 2018 Diyarbakır Bağlar’da Mehmet Tentekin (75) isimli yurttaş zırhlı aracın çarpması sonucu yaşamını yitirdi.
  • 13 Haziran 2018’de Dersim’de Ali Sezer (92) zırhlı araç çarpması sonucu hayatını kaybetti.