
Lice’de yurttaşların gösterdiği direniş, süreç açısından temas ve diyalogları da arttırdı. HDP Grup Başkanvekilleri Pervin Buldan ve İdris Baluken ile HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’den oluşan heyet, 9 Haziran’da İmralı Adası’na giderek ile görüştü. Buldan ve Baluken, 15 Haziran’da ise Kandil’e giderek KCK yetkilileri ile görüştü. Aradan geçen süre içerisinde HDP heyeti, AKP Hükümeti ile çeşitli temaslarda bulundu. Görüşmelerin tamamında yer alan HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, sürecin geldiği aşamayı ve atılması beklenen adımları DİHA’ya değerlendirdi.
Gidişatı belirleyecek 3 adım
Baluken, yaptıkları bütün görüşmelerde sürecin yürümesi için olması gereken bazı adımların öne çıktığını söyledi. Baluken, bu konularda hükümetin beklemeden adım atması gerektiğini ve sürecin gidişatının da bu 3 adıma bağlı olduğunu vurguladı: “Bu adımlar artık hükümetin süreçle ilgili yaklaşımını ortaya koyacak:
* İlki müzakere çerçeve yasasını oluşturulmasıyla ilgili. Sürecin başladığı günden bugüne kadar yaptığımız bütün görüşmelerde birinci gündem maddesi olarak bu vardı. Aradan geçen 1,5 yıla karşı hükümet adım atmadı. Yaptığımız görüşmelerde edindiğimiz izlenim bu yasama yılı dolmadan bu yasanın çıkması yönünde güçlü bir talebin olduğu ve sürecin devam edip etmemesi ile ilgili bazı kararları bu müzakere çerçeve yasasının belirleyeceğini gözlemledik. Hükümet ile yeniden görüşeceğiz ve bunu değerlendireceğiz.
* İkinci adım, Öcalan’ın müzakere koşullarının düzeltilmesi. Müzakereyi yürütecek şekilde bu koşulların ele alınması lazım. Bu konu çok önemlidir. Sayın Öcalan, bu süreci dünya tarihinde eşi benzeri görülmemiş büyük riskleri ve öngörüleri içinde barındırarak yürütüyor. Hükümet bu güne kadar bu kadar güçlü bir irade koyan Sayın Öcalan’ın müzakere koşulları ile ilgili değişiklik yapma yoluna gitmedi.
* Üçüncüsü; İzleme Kurulu’nun oluşturulması. Öcalan, İzleme Kurulu olması durumunda Lice benzeri olaylarda kimin hatalı olduğunun da ortaya konulabileceğini söyledi. Hükümetin bu konuda çözümsüz tavrından vazgeçmesi gerekir. Süreç içinde İzleme Kurulu’nun olması durumunda bölgenin her yerine kalekol yapma “pervasızlığını” gösteremeyecek.
Hükümet yol ayırımında
Baluken, gelinen aşamanın kalıcı barış mı yoksa farklı bir süreç mi olacağı konusunda Türk Hükümeti’nin yol ayırımında olduğunu kaydetti. Baluken, “Hükümet bu başlıklardan kaçmamalı. Biz bu 3 koşulun sağlanması durumunda sürecin önemli ölçüde rahatlayacağını düşünüyoruz. Bunlar atıldıktan sonra ortaya çıkacak olan yasal ve Anayasal düzenlemeler için güven oluşmuş olur. TMK’nın kaldırılmasından, hasta tutsakların tahliyesine, seçim kanunu ve siyasi partiler yasasındaki değişiklikten anadilde eğitimin önündeki engelin kaldırılmasına kadar geniş yelpazede değerlendirilmesi gerekenler var. Ama önce bunu yasal zemine oturtmak gerekiyor” dedi.
AKP’de bütünlük yok
Hükümet heyeti ile yaptıkları görüşmeyi de değerlendiren Baluken, AKP’de bütünlüklü bir tutum görmediklerine işaret etti. Baluken, “Bizim görüştüğümüz heyet ile yaptığımız toplantılardaki içerik ve dışarıya yansıyan AKP’nin yüzü arasında bir fark var. Görüştüğümüz heyet belirli konularda tartışma yapabildiğimiz ve yol alabildiğimiz bir içeriğe açık, ancak heyetle yapılan tartışmalardan hemen sonra kabinenin bir bakanı çıkıp, o toplantıda konuştuğumuz konuların tamamını tekzip edebilecek bir açıklama yapabiliyor. Başbakan, Grup toplantısında partimizi, Kürt hareketini ve halkını hedefleyerek, savaş sürecinin dilini de aşan bir tavrın içine giriyor. Bu doğallığında güven bunalımını getiriyor. Heyetle yaptığımız görüşmelerde partimizin ve halkımızın rahatsızlığını dile getirdik ve hükümet kanadından verilen mesajların tutarlı olması gerektiğini ifade ettik” diye konuştu.
Saklanılacak bir süreç değil
Baluken, hükümet heyeti ile görüşmelerin yeniden üçlü olarak devam ettiğini, bu görüşmelerin şeffaf bir şekilde kamuoyuna yansımasını istediğini; ancak hükümetin bu konuda anlayamadıkları çekincelerinin olduğunu söyledi. Baluken, şunları kaydetti: “Hükümet anlamlandıramadığımız bir üstü kapalılık talebini gündeme getiriyor. Biz de her yaptığımız toplantıyı bu hassasiyeti de göz önünde bulundurarak paylaşmıyoruz ancak bunun aşılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu süreç kapalı kapılar ardında gizlenilecek halktan saklanılacak bir süreç değil. Siyaset kurumunun yaptığı en kutsal amacı olan bir çalışmadan bahsediyoruz.”
AKP paket hazırlığında mı?
Meclisin kapanması’na iki hafta kala hükümete yakınlığı ile bilinen Yenişafak Gazetesi’nin Ankara Temsilcisi Abdulkadir Selvi, çözüm yasalarının yolda olduğuna ilişkin bir iddiada bulundu. Selvi, hükümetin 3 maddelik bir paket hazırladığını belirtirken paketin ne zaman sunulacağına ilişkin ise bilgi vermedi.
Abdulkadir Selvi, dünkü yazısında önemli bir iddiada bulundu. Selvi, devam eden süreçle ilgili 5 maddelik bir paketin hazırlandığını belirtirken, bu 5 maddeden 3’ünü saydı. Buna göre pakette;
* Çözüm sürecinde görüşmeleri yürüten görevliler yasal güvenceye kavuşturuluyor.
* Çözüm sürecinin yasal zemininin TBMM olduğu belirtiliyor. Yürütme görevi Bakanlar Kurulu’na aittir deniliyor.
* Çözüm sürecinde görev üstlenen BDP ve HDP kadrolarının ileride bir yasal sorunla karşılaşmaması için önlem alınıyor.
Ancak Selvi, bu paketin ne zaman yasallaşacağına yada Meclis’e sevk edileceğine ilişkin bir bilgi vermedi.
HDP’ye sözlü güvence
DİHA’nın ulaştığı kaynaklara göre, paketin hazırlandığını taraflar kabul ederken, ne zaman ve nasıl yasallaşacağına ilişkin bilgi paylaşılmıyor. Yine edinilen bilgilere göre, paketin hazırlanıp sunulacağı konusunda hükümet kanadı hem kendisiyle görüşen müzakere heyetine hem de Öcalan’a güvence verdi. Ancak böyle olmasına rağmen Kürt kesimi bu bilgilere kaygılı yaklaşıyor. Hükümetin yeniden bir beklenti yaratmaya yönelik bir girişim olabileceği yönünde yorumlar bulunuyor.
ALPER ATALAY/DİHA/ANKARA