
Wan’ın Qelqelîya ilçesine bağlı Hatrabesorik, Milanengiz, Runehar ve Heretel köylerinde 28 Temmuz 1943’te askerler tarafından “sınırı ihlali yaptıkları” gerekçesiyle gözaltına alındıktan sonra 30 Temmuz günü 3. Ordu Komutanı Orgeneral Mustafa Muğlalı’nın emriyle kurşuna dizilen 33 köylünün katledilmesinin üzerinden 73 yıl geçti. Elleri arkadan bağlanıp diz çöktürülerek infaz edilen 33 kişiye ait cenazelerin Geliyê Sefo bölgesinden alınması dahi devlet güçleri tarafından engellendi.
Ahmed Arif’in “33 Kurşun” şiiri anlattığı bu olayda katledilen köylülerin çocukları ve torunları, yıllardır yürüttükleri hukuk mücadelesinden hiçbir sonuç alamadı.
Aynı aileden 6 kişi
Üzerinden yıllar geçen katliamın kabul edilmesi ve sorumlularından geç de olsa hesap sorulması için mücadele veren isimlerden biri katliamda 6 yakını kaybeden Hacı Ali Özay. Amcalarının gözaltına alındıktan sonra beraberindeki 30 kişiyle birlikte Saray Cezaevi’ne götürüldüğünü anlatan Özay, buradaki cezaevi müdürü ve gardiyanların infaz edileceklerini bilmeleri üzerine köylülere kaçmalarını teklif ettiğini dile getirdi. Özay, ancak amcası Sultan Özay’ın “Neden kaçalım, suçumuz nedir? Suçumuz yok gelip bizi evlerimizden aldılar kaçmayacağız” diyerek kaçma teklifini reddettiği belirtti.
Babasının da o süreçte farklı bir nedenden dolayı cezaevinde olduğunu paylaşan Özay, “Babam, amcam ve diğerlerinin askerler tarafından götürüldüğünü duyunca Ankara’ya dilekçe yazıyor. Dilekçeye cevap gelene kadar amcalarım Geliyê Sefo’da katlediliyor” diye konuştu.
Devlet aynı devlet
Aradan 73 yıl geçmesine rağmen kendileri açısından hiçbir şeyin değişmediğini söyleyen Özay, “Amcalarım katledildikten sonra ailemiz dağıldı. Kürtler eskiden de katlediliyordu bugün de katlediliyor. Ama artık tek fark Kürtler derya deniz oldu, önlerini alamazlar” dedi.
Katiller ödüllendirildi
Katliam yaşandığında henüz 10 yaşında olan Serav ilçesine Bağlı Şerefxan (Beyaslan) köyünde yaşayan 82 yaşındaki Bedile Demirbacak’ın da babası Memi Denizhan katledildi. “Babamı katledenler devlet tarafından cezalandırılmak yerine ödüllendirildiler. İsimleri kışlalara verildi” diyen Demirbacak, aradan yıllar geçmesine rağmen acısının halen dinmediğini ifade eti. Masum insanların evlerinden alıp katledildiğini söyleyen Demirbacak, babasının ve diğerlerinin davasını peşini asla bırakmayacağını dile getirdi.
Anması da yasak
33 kişiyi anmak amacıyla yapılmak istenen basın açıklaması önceki gün polislerce engellendi. HDP ve DBP ilçe örgütleri tarafından katliamın gerçekleştiği Geliyê Sefo’da yapılmak istenen basın açıklamasını engelleyen polis, halkı, “Erkekseniz bir daha gelin, yapın, slogan atın’’ diyerek, tehdit etti.