PKK Yürütme Komitesi, şanlı 15 Ağustos Atılımı’nın 33. yıldönümünü başta Önder Abdullah Öcalan olmak üzere tüm yoldaşlara, gerilla güçlerine, yurtsever halka ve demokratik güçlere kutlu olmasını diledi. Büyük atılımın ölümsüz komutanı Egîd-Mahsum Korkmaz şahsında tüm kahraman şehitleri saygı ve minnetle anan PKK, amaçlarını başarma sözünü bir kez daha yineledi. Yürütme Komitesi, otuz dördüncü 15 Ağustos yılında faşizme karşı özgürlük ve demokrasi mücadelesi yürüten tüm güçleri selamlayarak üstün başarılar diledi.

PKK açıklamasında, “Çok iyi biliyoruz ki, PKK tarihinin en büyük direniş hamlesi olan 15 Ağustos Atılım süreci, her geçen gün derinleşerek ve kapsamlılaşarak aralıksız devam eden bir mücadele geleneğine dönüşmüştür. Halkımızın gerilla savunmasına kavuşması, Bakur’daki ulusal diriliş devrimi, kadın özgürlük devriminin gelişip güçlenmesi, Kürt gençliğinin kahramanlaşması, demokratik öz yönetim direniş hamlesi, Şengal zaferi, Rojava özgürlük devrimi ve direnişi, Kürt halkının ulusal ruh, bilinç ve örgütlülüğe ulaşması, günümüzün faşizmine karşı direnen ve onu yenen tek güç haline gelmesi, her şey geçen bu otuz üç yıllık kahramanca mücadele ile kazanılmıştır. Demokratik Ortadoğu ve Özgür Kürdistan çizgisinde yürütülen otuz üç yıllık bu büyük mücadele, Hareket ve halk olarak bugün bizi zaferin eşiğine getirmiştir” denildi.


‘15 Ağustos onurlu ve özgür yaşamda ısrardır’

PKK Yürütme Komitesi şu hususlara da dikkat çekti:

“Partimiz PKK, Kürt halkı ve tüm ezilen halklar adına verdiği varlık ve özgürlük mücadelesiyle baştan beri tüm ezilenlerin sesi ve savunma gücü olma temelindeki bir çıkış iken, Türk devleti de kapitalist modernite sisteminin yarattığı bu inkârcı ve imhacı politikaların en ileri karakolu ve uygulayıcı gücü olarak sürekli desteklenen bir sistem olmuştur. Bu nedenle, 1984 yılı 15 Ağustos’unda Eruh ve Şemdinli’de patlayan ilk kurşun, dar anlamda bir ulusal kurtuluş savaşının başlangıcı olmayıp, özünde insanlığın evrensel kurtuluş mücadelesinin bir müjdecisi konumundadır. Böyle tarihi bir özgürlük adımının, 12 Eylül faşist-askeri rejimi gibi Kürt halkına ve tüm Türkiye halklarına baskı, terör, katliam ve teslimiyeti dayatan hukuk ve insanlık dışı bir sisteme karşı atılmış olması şüphesiz onu daha anlamlı kılmaktadır. Aynı zamanda Diyarbakır zindanından yükselen “Berxwedan Jiyan e!” haykırışını sahiplenen ve dağa taşıyan bir cevap olması da, onu dağdan-dağa, ovadan-ovaya ve şehirden-şehire yayılarak halk tarafından benimsenen bir özgürlük çığlığı ve sürekli bir gerilla hareketi haline getirmiştir.

15 Ağustos var olmada, onurlu ve özgür yaşamda sonsuz bir ısrardır. Çok iyi biliniyor ki, faşist TC devleti sadece özgürlüklere saldırmamış, bireyin ve toplumun maddi ve manevi tüm varlığına saldırmıştır. İşte PKK hareketinin baştan beri verdiği direnişin ideolojik, felsefik, siyasi ve askeri amacının insani ve toplumsal özün savunulması ile ilgili olması, faşist-sömürgeci saldırının bu karakteri ile bağlantılıdır. En az imkân ve dost desteğine rağmen, onlarca yıldır içten ve dıştan yapılan her türden amansız saldırılara karşı eğer PKK ve onun gerilla gücü hala ayakta kalıyor ve onurlu yaşamda ve özgürlükte ısrar ediyorsa, bu durum Önder Apo’nun Partileşme ve direniş savaşı arasındaki mükemmel yorumunun Mahsum Korkmaz yoldaş öncülüğündeki 15 Ağustos Atılımı tarafından pratikleştirilmiş olması sayesindedir.


‘Öz yönetim direnişi faşizmi yıkacaktır’

Tarihi 15 Ağustos Atılımı bugün de AKP-MHP faşizminin 24 Temmuz 2015’de başlattığı topyekûn faşist-soykırımcı saldırıya karşı 10 Ağustos’tan itibaren gelişen demokratik öz yönetim direnişinde yaşamaktadır. Dolayısıyla Cizre ve Sur direnişleri öncülüğünde gelişen demokratik öz yönetim direnişlerinin de ikinci yıldönümü yaşanmakta ve üçüncü yılına girilmektedir. Bu vesileyle Sur, Cizre, Nusaybin, Şırnak ve Gever başta olmak üzere tüm Kürdistan kent ve kasabalarında gelişen demokratik öz yönetim direnişlerini selamlıyor ve kutluyoruz. Söz konusu direnişlerin ölümsüz komutanları olan Çiyager, Axin, Xebatkâr, Zeryan ve İslam Yoldaşlar şahsında tüm öz yönetim direniş şehitlerini saygı ve minnetle anıyor, amaçlarını mutlaka başarma sözümüzü yineliyoruz. Üçüncü yılda demokratik öz yönetim direnişinin faşizmi yıkarak mutlaka kazanacağını belirtiyoruz.

Şu gerçeği herkes bilmelidir ki, Hareket ve halk olarak AKP-MHP faşizmine karşı sonuna kadar direneceğiz ve onu mutlaka yıkacağız. Bu konuda Silopi Halk Meclisi Eşbaşkanı Pakize Nayır’ın “Faşizme karşı sonuna kadar direneceğiz” çağrısı bizim için bir emir olmaktadır. Cizre Halk Meclisi Eşbaşkanı Mehmet Tunç rahat uyusun; Onlarla sürekli hep gurur duyuyoruz ve izlerinde yürüyoruz. Sur Komutanı Çiyager’e ant olsun ki, sonunu mutlaka muhteşem getireceğiz. Şırnak Komutanı Zeryan Deniz şunu bilsin ki, hep ifade ettiği gibi, daha şimdiden biz kazandık ve sonunda da mutlaka kazanacağız. Tarihi 15 Ağustos Devrimci Atılımı’nı, İkinci 15 Ağustos Atılımı niteliğinde olan demokratik öz yönetim direnişlerinde yaşatacağız ve mutlaka zafere ulaştıracağız. Nitekim gerillanın, Kürt halkı ve gençliğinin gösterdiği cesaret ve kararlılık karşısında faşist-soykırımcı sistem şimdiden çaresiz kalmış, en insanlık dışı saldırı ve katliamlara rağmen gerçekleştirmeye çalıştığı çöktürme planları başarısız kalarak kendisi çökmenin eşiğine gelmiştir.  


‘Önder Apo’ya özgürlük eylemleri yaygınlaştırılmalı’

Tam da şu anda bölgemizde ve ülkemizde yaşanan mücadele bütün insanlığı etkilemekte ve özgür insanlığın yeni bir şafak vaktinin atacağı gelişmelere gebe bulunmaktadır. Önder Apo’nun genelde 19 yıldır, özelde de son 2,5 yıldır İmralı işkencehanesinde gösterdiği insan üstü direniş, insanlık ve tüm ezilenler adına tarihi bir özgürlük duruşu olmaktadır. Bu direnişi başarıya götürmek için yerine getirmemiz gereken acil militanlık ve yurtseverlik görevlerimiz vardır. Bu bakımdan Önder Apo’nun duruşunu doğru anlamak, üzerimize yüklediği görev ve sorumlulukların bilincine daha güçlü ulaşmak ve Önder Apo’ya sahip çıkan özgürlük eylemlerini her alanda çok daha güçlü ve yaygın olarak geliştirmek gereklidir.


‘Faşizme karşı ortak cephede mücadeleye’

Bugün Ortadoğu’da yaşanan 3. Dünya Savaşı’nın ortaya çıkardığı ciddi tehlikeler yanında sunduğu büyük imkânlar ortamında kutladığımız 15 Ağustos ulusal diriliş ve direniş bayramını zafer bayramına dönüştürmek için gerekli olan azmi, becerikliliği ve inadı göstermek, her zamankinde daha ciddi ve hayati bir hal almış durumdadır. Yaşanan herhangi bir süreç değil, sistemik anlamda neredeyse her şeyin yıkıldığı ve yeniden inşa edildiği bir dünya savaşı sürecidir. Bu kaotik ortamda iddialı ve inançlı olan her güç inanılmaz çıkışlar yapabilir, hiç kimsenin beklemediği zaferler elde edebilir. Ancak bunun için her yerde faşizme karşı direniş ve birlik gereklidir. Biz hareket olarak her yerde DAİŞ ve AKP-MHP faşizmine karşı tüm gücümüzle direniyoruz ve her yerde antifaşist demokratik birliğin geliştirilmesi için çalışıyoruz. Bu temelde halkımızı faşizme karşı özgürlük ve demokrasi direnişini her yerde daha çok geliştirmeye ve yükseltmeye, tüm devrimci-demokratik güçleri de faşizme karşı ortak cephede mücadele etmeye çağırıyoruz!”


 ANF/BEHDİNAN




Kimliksizleştirmeye başkaldırıdır


Halk Savunma Merkez Karargah Komutanlığı, 15 Ağustos’un kimliksizleştirmeye ve yok etmeye karşı bir başkaldırı olduğunu söyledi. Bu başkaldırının öncelikle Kürdün zihnindeki kölelik zincirlerine karşı gerçekleşen bir isyan olduğuna dikkat çekti. 

Komutanlık açıklamasında şunlar vurgulandı:

“Başkan Apo’nun önderliğinde, yaklaşık 40 yıldır yürüttüğümüz çetin mücadelenin bir sonucu olarak bugün halk olarak özgürlüğe en yakın olduğumuz tarihi bir aşamadan geçiyoruz. Kürdistan Özgürlük Gerillası, zengin deneyimine, tecrübesine ve tarihsel birikimine dayanarak Diriliş Bayramı’nın 34’üncü yılına girmektedir. Kürdistan gerillasının yeni dönemdeki şekillenmesine de büyük komutan Egîd yoldaşın atılım ruhu kaynaklık edecek, HPG güçleri Kürdistan halkının savunmasını yüksek bir başarıyla gerçekleştirecektir. İçine girilen bu tarihsel aşamada da Kürdistan özgürlük gerillası, tartışılamaz bir biçimde Önder Apo’nun çizgisinde kararlıca duruşunu sergileyecek, Önder Apo’nun ve Kürdistan halkının özgürlüğü için olması gereken en aktif ve etkili pozisyonda olacak ve 34’üncü 15 Ağustos yılında halkımızın kendi sistemini inşasının ve Önder Apo’nun özgürlüğünün garantörü olacaktır. Kahraman şehitlerimizin destansı direnişleri ve Önderliğimizin emeğiyle ortaya çıkan devrimsel koşulları mutlaka değerlendirecek ve bu tarihi dönemde yapması gerekeni yapmayı bilecektir. Bu amaçla 15 Ağustos Atılımı’nın 34’üncü yılında da nereden gelirse gelsin, Kürdistan halkına karşı gelişen tüm saldırılara yanıt olmaya devam edecektir.”

Komutanlık, yurtsever Kürdistan gençliğini tarihin bu önemli döneminde Egîdlerin fedai ordusuna katılmaya çağırdı.