
Görüntülerin de doğruladığı görgü tanıkları ise vurulan kişiler taşınırken bile ateş açıldığını söyledi. 4 kişi dün, törenle toprağa verildi.
Colemêrg’in Gever ilçesinde bulunan Amed Çarşısı yakınlarında 1’i çocuk 4 kişi, Akrep tipi zırhlı araçla taranarak katledildi.
Çarşıda iki grup arasında çıkan gerginlik sonrası Akrep tipi zırhlı bir araç ile olay yerine gelen polisler zırhlı araçtan iki gurubun üzerine ateş açtı. Açılan ateşte Aydın Tümen, Serhat Buldan, Rahmi Sefalı ve Nejdet İşyözü yaşamını yitirdi. Şemsettin Çakmakçı ve Memet Ali Kaya ise yaralandı. Yaralılar olay sonrası gelen ambulanslar ile hemen İlçe Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
İlçe Emniyet Müdürü ile görüşen HDP eski İlçe Eşbaşkanı Fikret Turgut, Emniyet Müdürü’nün kendisine “Zırhlı aracımızın silahı tutukluluk yaptı” dediğini aktardı. Hakkari Valisi Cüneyit Orhan Toprak ile telefonla görüşen HDP Milletvekili Selma Irmak ise Vali Toprak’ın “zırhlı araçtan ateş eden polisin gözaltına alındığını ve olay hakkında inceleme başlattıklarını” söylediğini paylaştı.
Yaralılar kaldırılırken bile
Görgü tanıkları ve yaralılar, o anları DİHA’ya anlattı. Olayın yaşandığı sırada çarşı merkezinde hiçbir hareketliliğin olmadığını dile getiren görgü tanıkları, yaralıların hastaneye kaldırıldığı esnada bile polisler tarafından ateş açıldığı ve gaz atıldığını belirtti.
Hastaneyi abluka altına alan polis, yakınları için toplanan yurttaşlara da saldırdı. Polis, hastanenin acil bölümünde toplanan yurttaşlara, “Daha iki ay önce gelen bir arkadaşımız tarafından yanlışlıkla olmuş” dedi.
Olay esnasında görüntü almak isteyen gazeteci Yaşar Kaplan ise PÖH elemanları tarafından gözaltına alındıktan sonra darp edilerek serbest bırakıldı.
Katledilen Aydın Tümen’in kardeşi Ayaz Tümen, olayın yakınlarında gerçekleştiğini belirtti. Babasının bir yaralıyı almak için olay yerine hızlıca gittiğini aktaran Tümen, yaşananlara ilişkin şunları söyledi: “Yaralılarımız kaldırırken bize ateş edildi. Silahın tutukluluk yaptığını söylüyorlar. Eğer böyle bir durum olsaydı yaralılarımız kaldırırken bize müdahale etmezlerdi. Vurulan kişilerin yaralarını derinleştirmek için bunu yaptılar.”
‘Sebepsiz bir şekilde taradılar’
Yaralı olarak kurtulan Şemsettin Çakmakçı ise yıllardır çalıştığı mobilyacıda dururken bir anda zırhlı araçtan ateş açıldığını söyledi. Taramanın hemen ardından yaralı birisinin kendisine yardım çağrısında bulunduğunu aktaran Çakmakçı, “O an da ben de vuruldum. Sivil bir araçla hastaneye kaldırıldık. Sebepsiz bir şekilde taradılar” dedi.
Görüntüler ortaya çıktı
Olaya ilişkin görüntülerde, yaralıları çevrede bulunan yurttaşlar hastaneye kaldırmak için uğraşırken, üzerlerine zırhlı araçtan ateş açıldığı görülüyor. Olay yerinde bulunan bir yurttaş tarafından cep telefonuyla çekilen görüntüler sosyal medya üzerinden paylaşıldı. Görüntüler, Valiliğin “Zırhlı araçta bulunan silah tutukluluk yaptı” iddiasını da yalanlıyor.
Bilerek katlettiler
Kentte bulunan Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Leyla Güven, ANF’ye yaptığı açıklamada, “Ölümcül bir şekilde taranmış hepsi. Kafalarından vurulmuşlar. Görgü tanıkları da böyle anlatıyor. Burada polis bile bile ve isteyerek bu insanları öldürdü” dedi.
Kendiliğinden ateş almış!
Hakkari Valiliği, gözaltına alınan zırhlı aracının kulesinde görevli polis M.K., alınan ilk ifadesinde “aracın kule kısmında bulunan silahın kendiliğinden ateş aldığını, tetik kısmına kesinlikle dokunmadığını beyan ettiğini” ileri sürdü. Valilik, zırhlı aracın muhafaza altına alındığını; olayla ilgili adli soruşturma başlatıldığını; olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için İçişleri Bakanlığı’nca Mülkiye Başmüfettişi görevlendirildiğini bildirdi.
Türk İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da “Konunun tüm yönleriyle aydınlatılması için İçişleri Bakanlığınca derhal bir mülkiye başmüfettişi görevlendirilerek inceleme gerçekleştirilmektedir” dedi.
Bu açıklamaların ardından polis, tutuklandı.
HDP: İnfaz edildiler
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Merkez Yürütme Kurulu yaptığı açıklamada, 4 yurttaşın açık şekilde infaz edildiğinin altını çizerek, “Ankara’da 22 ilin valileriyle yapılan kapalı toplantıda ve en son gerçekleşen MGK toplantısında ‘Çöktürme Planı’nın revize edilerek hayata geçirilmek istendiği anlaşılmıştır. Bunun anlamı daha fazla ölüm, daha fazla acı ve gözyaşıdır. Bugün yapılan katliam açık infaz rejimine geçildiğine dair kaygıları arttırmaktadır” dedi.
4 kişiyi binler uğurladı
İlçe Devlet Hastanesi’ndeki otopsi işlemlerinin ardından aileler tarafından dün alınan Aydın Tümen, Serhat Buldan ve Nejdet İşyözü’nün cenazesi Esentepe Mahallesi’nde bulunan “Bajêrgeh Şehitliği”inde, Rahmi Sefalı’nın cenazesi ise kentin yaklaşık 25 kilometre uzaklığında bulunan Şahê köyünde toprağa verildi. Sabahın erken saatlerinde hastane morgu önüne akın eden katledilenlerin yakınları, uzun bir süre ağıt yaktıktan sonra cenazeleri defnedilmek üzere yola çıkardı.
Binler uğurladı
Yüzlerce araçtan oluşan konvoy ile Bajêrgeh Şehitliği’ne getirilen Tümen, Buldan ve İşyözü’nün cenazelerinin bulunduğu tabutlar mezarlık girişinde omuzlara alınarak taşındı. Cenaze törenine çevre köylerden binlerce yurttaşın yanı sıra DTK Eşbaşkanı Leyla Güven, HDP İstanbul Milletvekili Pervin Buldan, HDP Colemêrg milletvekilleri Selma Irmak, Nihat Akdoğan ve Abdullah Zeydan, HDP Wan Milletvekili Adem Geverî, HDP ve DBP’li yöneticiler katıldı. Tören esnasında birçok sokak başı zırhlı araçlar ile kapatılırken, Drone hareketliliği gözlemlendi.
‘Şehîd namirin’ sloganıyla
Kadınların siyaha büründüğü cenaze töreninde katledilenlerin yakınları ağıtlar yakarken, yüzlerce yurttaş ise gözyaşlarını tutamadı. Kılınan cenaze namazının ardından katledilen 3 yurttaşın cenazesi yan yana defnedildi. Çerxa Şoreşê marşı eşliğinde bir dakikalık saygı duruşu yapıldı. Sık sık “Şehîd namirin” ve “Katil devlet hesap verecek” sloganları atıldı
Defnedilmek üzere Şahê köyüne doğru yola çıkarılan Rahmi Sefalı’nın cenazesi ise köy girişinde yüzlerce yurttaş tarafından “Şehîd namirin” sloganıyla karşılandı. Yurttaşların omuzlarında köy mezarlığına kadar taşınan Sefalı’nın cenazesi daha sonra gözyaşları arasından toprağa verildi.
Törende konuşan 16 yaşındaki Serhat Buldan’ın babası Hasan Buldan, “Serhat küçüktü, ne yazık ki bir kahvenin önünde otururken vuruldu. Bizi en çok bu kahrediyor. Serhat bütün Kürdistan halkının şehididir” dedi.
HAKKARİ