
Her hafta "Failler belli katiller nerede" pankartı açan anneler, pankartın üzerine "400. hafta" yazısını ve karanfillerle kayıpların fotoğraflarını bıraktı. Kürtçe, Türkçe ve farklı dillerde, "Döneceğine inanmak zorundayım", "Ez ê mecbûrim ji vegera te bawer bim" dövizleri taşıdı. 400'üncü haftaya çevredeki yurttaşlar yoğun ilgi gösterirken, Galatasaray Meydanı tıklım tıklım doldu. Eyleme, sanatçılar, BDP milletvekilleri Pervin Buldan, Sebahat Tuncel, Sırrı Sakık, Sırrı Süreyya Önder, İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da katıldı. Galatasaray Meydanı'nda 1995'den bu yana sevdiklerinin akıbetini soran kayıp yakınları, söz alarak taleplerini iletti. 400'üncü haftada 32 yıl önce kaybedilen 26 yaşındaki üniversite öğrencisi Hayrettin Eren'in akıbeti soruldu. İlk olarak 1980'de gözaltında kaybedilen Cemil Kırbayır'ın kardeşi Mikail Kırbayır seslendi. Kırbayır, adalet arayışları sürecinde 3 cumhurbaşkanı, 10 hükümet, 6 Başbakan, 16 Adalet Bakanı ve 17 İçişleri Bakanı değiştiğini; ancak kayıp yakınlarının hala adalet, vicdan ve ahlakı aramaya devam ettiklerini söyledi.
Kayıp yakınları hesap sordu
27 Temmuz 1993'de henüz 18 yaşındayken gözaltında kaybedilen Özgür Gündem Gazetesi Bitlis Muhabiri Ferhat Tepe'nin annesi Zübeyde Tepe, "400 haftadır biz buradayız, katiller nerede? Onlar da mı kayboldu" diye sordu. 1995'de gözaltında kaybedilen Murat Yıldız'ın annesi Hanife Yıldız, oğlu için yazdığı şiiri okudu. Hanife Yıldız, "Onlar kaybolmadı, adalet kayboldu. Biz adaleti arıyoruz" dedi. 1994'Te kaybedilen Kasım Alpsoy'un eşi Erdoğan Alpsoy ise, "400 haftadır bu meydandayız ama kimse duymuyor" diyerek adalet talep etti. 1995'de kaybedilen Fehmi Tosun'un eşi Hanım Tosun, "Biz var oldukça kardeşlerimizin, çocuklarımızın, arkadaşlarımızın peşinde olacağız. Ellerimiz kaybedenlerin yakasında olacak. O kara yüzleri aklanıncaya, rezillikleri ortaya çıkıncaya kadar biz mücadele verelim" çağrısında bulundu. 1995'Te Mardin'in Dargeçit İlçesi'nde gözaltında kaybedilen ve geçen yıl ortaya çıkan toplum mezarda olabileceği tahmin edilen 13 yaşındaki Seyhan Doğan'ın o dönem 11 yaşında olan kardeşi Hazne Doğan, "Annemle babamın tek bir isteği vardı. O da Seyhan'ın mezarını bulmak" diye konuştu.
'Bin yıl da geçse…'
1994 tarihinde kaybedilen Vecdin Avcıl'ın ağabeyi Behçet Avcıl, 1994'Te gözaltında kaybedilen Kenan Bilgin'in ağabeyi İrfan Bilgin, 1984'de kaybedilen Nurettin Yedigöl'ün kardeşi Muzaffer Yedigöl, adalet talep etti. 20 Mayıs 1995'Te gözaltına alındıktan sonra gördüğü ağır işkencelerin ardından Altınşehir Kimsesizler Mezarlığı'na gömülen Rıdvan Karakoç'un kardeşi Hasan Karakoç da, "Bin yıl da geçse, bin 700 yıl da geçse kayıplarımıza sahip çıkacağız. Herkesi haklı davamızı sahiplenmeye çağırıyorum" dedi. Rıdvan Karakoç ile birlikte kayıpların simgesi olan Hasan Ocak'ın annesi Emeni Ocak da Zazakî konuşarak, "Mezarlarımız bu toprakların her yanına dağıldı. Burası da doğduğumuz topraklar da mezarlarımız oldu" diye konuştu.
Buldan: Hesap soracağız
Eşi 'faili meçhul' cinayete kurban giden BDP Iğdır Milletvekili Pervin Buldan yaptığı konuşmada, "Adaletin olmadığı bir ülkede adalet, insanlığın olmadığı bir ülkede insanlık arıyoruz. 1990'ların karanlık yıllarında her birimizin ocağına ayrı bir ateş düştü; ama her birimizin yüreği aynı şekilde yandı. O insanlar devlet tarafından katledildi. Emir verenler, tetiği çekenler yargılanıncaya kadar hesap sormaya devam edeceğiz" dedi.
Haftanın basın açıklaması, 20 Kasım'da kayboluşunun üzerinden 32 yıl geçen Hayrettin Eren için yapıldı. Eren'in kardeşi Faruk Eren, "32 yıl önce bugün gibi bir günde Gayrettepe Siyasi Şubede, 12 Eylül faşizmine karşı direniyordu. Kaybettiler. Ama hesap sorulana kadar burada olacağız" diye konuştu.
Haftanın basın açıklamasını okuyan Maside Ocak, Eren'in gözaltına alındığına dair 8 kişinin tanıklığının olduğunu; ancak tüm başvuruların sonuçsuz kaldığını söyledi. Baba Kemalettin Eren'in oğlunu ararken bir mezar taşı dahi olmadan yaşamını yitirdiğini belirten Ocak, Eren kaybedildiğinde Mehmet Ağar'ın İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siyası Şube Müdür Muavini olduğunu belirterek, Ağar'ı ve 12 Eylül cuntacılarını sorumlu tuttuklarını söyledi. Ocak, "Kayıplarımız bulunmadan ve failler yargılanmadan asla vazgeçmeyeceğiz" dedi.
Amed, Batman ve Şırnak'ta da kayıp yakınları, haftalık eylemlerini yaptı.
İSTANBUL