DTK, HDK, TJA, DBP ve HDP’nin anayasa değişikliğinin oylanacağı referanduma ilişkin 31 Ocak’ta aldığı ‘Hayır’ kararı ile startını verdiği çalışmaların ayrıntıları açıklandı. 7-19 Şubat tarihleri arasında 44 merkezde gerçekleştirilecek olan geniş kapsamlı halk buluşmaları ile başlayacak çalışmalara, DTK bileşeni sivil toplum kuruluşları, milletvekilleri, siyasetçiler ve TJA üyeleri aktif katılım sağlayacak. 

Referandum gündemli toplantılar, ‘Hayır’ı örgütleme temelinde bölgede yaşanan süreç ve ‘Hayır’ın nedenleri halk buluşmalarında anlatılacak. Kuzey Kürdistan ve Türkiye’de iki ayrı şekilde yürütülecek olan kampanyada, sandık motivasyonunu sağlamak temel öncelik olarak görülüyor. Kuzey Kürdistan’da DTK, DBP ve TJA tarafından, Türkiye’de HDK ve HDP tarafından yürütülecek olan çalışmalar ile tamamlanacak. 

8 ayrı koordinasyon

Çalışmalar kapsamında 8 ayrı koordinasyon oluşturuldu. Çalışmaları koordine edecek olan gruplar, yerellerde yürütülecek çalışmalar için oluşturulacak olan koordinasyonlar ile ‘Hayır’ örgütleme çalışmaları yapması planlanıyor. Başta Amed olmak üzere, Nusaybin, Cizre ve Gever gibi aylarca “sokağa çıkma yasağı” ilan edilen ve yıkımın halen devam ettiği kentlerde de halk buluşmaları yapılacak. 

Referandum Koordinasyonu’na ilişkin bilgi veren DBP Eşbaşkan Yardımcısı Mehmet Arslan, koordinasyonun bölgede referandum çalışmalarının belirleyicisi olduğunu, bunun da daha güçlü sonuç vereceğini kaydetti. Çalışmalar ile demokratik anayasa hedeflendiğini ifade eden Arslan, “CHP’nin statükocu anlayışını, AKP’nin de halkımıza dayattığı tek adam rejimini kabul etmeyeceğiz” dedi.

Güçlü bir şekilde ‘Hayır’ denilecek

Ülkenin demokratik bir anayasaya ihtiyacı olduğunun altını çizen Arslan, “Biz kötünün iyisini seçmek zorunda değiliz” diyerek başkanlık sistemi ile ötekileştirilmiş toplumların ifade şansının kalmadığını söyledi. DTK, HDK, TJA, DBP ve HDP’nin referandumdaki rolüne dikkat çeken Arslan, “AKP’nin tek adam rejimine ‘dur’ diyerek set kuracağız. AKP’nin halkımıza dayattığı katliam politikalarını güçlü bir ‘Hayır’ı örgütleyerek karşı koyacağız. Tek adama güçlü bir şekilde ‘Hayır’ diyeceğiz” diye konuştu.

Hazırlıkları yapılan halk buluşmalarına ilişkin takvim şu şekilde açıklandı:

* 7 Şubat: Çınar-Iğdır

* 8 Şubat: Kulp-Savur-Tuzluca-Bozova 

* 9 Şubat: Bağlar-Kızıltepe-Kars-Özalp-Halfeti-Erzurum

* 10 Şubat: Silvan-Nusaybin-Kurtalan-Gercüş-Muş-Başkale-Viranşehir-Karayazı-Patnos 

* 11 Şubat: Amed-Mardin-Siirt-Şırnak-Cizre-Kozluk-Şahinbey-Malazgirt-Van-Erciş-Ceylanpınar-Ağrı

* 12 Şubat: Adıyaman-Malatya-Batman-Şehitkamil-Varto-Urfa

* 14 Şubat: Gever-Çukurca-Şemdinli-Bingöl 

* 19 Şubat: Elazığ.  



Büyük harflerle ‘Hayır’ 

Dil ve edebiyat profesörü olan HDP Siirt Milletvekilli Kadri Yıldırım, “Hem Kürtçe üzerindeki baskı hem de halka uygulanan tüm haksız uygulamalara karşı halkımız büyük harflerle ‘Hayır’ diyecektir” dedi.

Anayasa değişiklik referandum sürecine ilişkin konuşan HDP Siirt Milletvekili Yıldırım, Kürt dili üzerindeki baskılara dikkat çekerek, bunun için Kürt halkının ‘Hayır’ diyeceğini ifade etti. 

Saddam’ı geride bıraktı

Yıldırım, “Maalesef bu anayasa değişikliğinde de Kürt dili ve anadilde eğitim hakkı için herhangi bir değişikliğe yer verilmedi. Anayasa değişikliğinde tüm diller için maddeler kabul edilmesi gerekirken, ancak son dönemde özellikle Kürtçe dil akademileri ve dernekleri kapatıldı. Mardin Artuklu Üniversitesi Kürdoloji bölümü eğitim görevlileri ihraç edilmesi de bu anayasa değişikliğinin bir parçasıdır. Türkiye ve bölgede Kürt halkına yönelik dayatılan politikalar, Irak’taki Saddam Hüseyin’in politikalarını geride bıraktı” dedi.

Yok sayma politikasına referandumda cevap verilmesi gerektiğinin altını çizen Yıldırım, “Göz önünde görülen haksız uygulamaları, halkımız bunları görüp buna göre kendi kararını vermelidir. Halkımızın görmediği bu uygulamaları ve tüm yok etme politikasına karşı Kürt aydınlar, vekiller ve yazarlar ev ev yaşanan durumu anlatmalıdır. Bu esasla bir çalışma yürütmeliyiz” diye konuştu.

Hiçbir kimlik yok

Bahsi geçen Anayasa maddelerinin içinde Kürtlerin hakkı, tüm inanç ve ulusları kapsayacak herhangi bir madde bulunmadığına vurgu yapan Yıldırım, şöyle dedi: “Hiç kimse kendini özgür şekilde anayasa değişikliğinin maddeleri içinde bulmuyor. Kürtlerden Ermenilere, Alevilerden Êzidîlere kadar hiç bir kimlik yoktur. O zaman kendilerini bu anayasa maddelerinde görmeyen hiç kimseden ‘Evet’ istenmesinin hiçbir gerekçesi olamaz. Hiç kimsenin de ‘Evet’ deme hakkı yoktur.” 

Sadece faşizm var

Kürtler, inançlar ve diğer tüm muhalif kesimlerin anayasa içinde yer almadığını hatırlatan Yıldırım, şunları söyledi: “Bu anayasa değişikliğinin içinde sadece faşizm görünüyor. İki partinin ortak mantığı sonucunda bu maddeler kendilerine göre oluşturuldu. Bu maddelerin hiç biri Türkiye’deki halkları ve inançları temsil etmiyor. Bu nedenle başta Kürtler, diğer halklar ve inançlar bu anayasa değişikliğine ‘Hayır’ diyecekler. Kürtler ve diğer halklar büyük harflerle ‘Hayır’ ile cevap verecektir.” 


 AMED