AKP yönetimindeki Türk devletinin siyasi soykırım operasyonları sürüyor. Önceki akşam itibariyle bir haftada 45 ilde bin kişi gözaltına alındı. Yüzlerce HDP ve DBP yöneticisi gözaltına alındı, birçok kentte sokağa dökülen gruplar, parti binalarını ateşe verdi, sokakta linç saldırılarına girişti.

Kürt sorununa dair yürütülen “diyalog süreci”nden yeniden “güvenlikçi politikalara” dönülmesi sonucu Türkiye’de şiddetin dozu her geçen gün yükseliyor. Bir yandan Olağanüstü Hal (OHAL) diğer yandan ilan edilen sokağa çıkma yasaklarıyla birlikte Kuzey Kürdistan’da askeri operasyonlar sürdürülürken, Türk kentleri ise eylemlerle sarsılıyor. 

Bir hafta arayla İstanbul ve Kayseri’de, polis ve askerlerin hedef alındığı eylemler, onlarca ölüm ve yaralanmalara yol açtı.

HDP hedefe konuldu

Yaşanan bu ölüm ve yaralanmalarla, Türkiye’nin gün geçtikçe içerisine sürüklendiği şiddet ortamına dair siyasiler sorumluluk almaktan kaçınırken, kullanılan kışkırtıcı ve ayırımcı dil ırkçı-dinci grupları sokağa döktü. Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve Kürt siyaseti bu saldırılardan sorumlu tutularak, hedefe konuldu. 

Erdoğan’ın da ’milli seferberlik’ çağrısıyla 12-13 Aralık tarihlerinde birçok kentte HDP’li yöneticilerle birlikte Demokratik Bölgeler Partisi’ne (DBP) yönelik operasyonların düğmesine basıldı. HDP’nin parti binalarının hedef alındığı saldırılarla birlikte, gerçekleştirilen operasyonlarda HDP’li milletvekilleri ile partilerin il ve ilçe yöneticileri, belediye eşbaşkanları ve çalışanları, sivil toplum örgütü temsilcileri, insan hakları savunucuları ve avukatların da aralarında olduğu yüzlerce kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan HDP Grup Başkanvekili Çağlar Demirel ile HDP Siirt Milletvekili Besime Konca, çarçabuk çıkarıldıkları mahkemelerce rehin alınarak cezaevlerine konuldu. Gözaltındaki diğer kişilerin ise Emniyet’teki sorguları halen sürüyor. 

Aynı sahneler tekrarlandı

Yaşanan bu sahnelerin bir tekrarı, bu kez tam bir hafta sonra 17 Aralık’ta gerçekleşen Kayseri eylemi ile tekrarlandı. Eylemden hemen sonra HDP’ye yönelik “kontrollü linç” politikası bir adım daha büyütüldü. Saldırının akabinde ilk elden Kayseri’deki HDP binası ateşe verildi. Bu saldırıyı iki gün boyunca peş peşe diğer bazı kentler izledi. Partinin Ankara’daki Genel Merkez binası ile birlikte 5 il ve 14 ilçe binasına dönük saldırılarda bulunuldu. Dinci-ırkçı güruhlarca gerçekleştirilen bu saldırılarda, faillere dokunulmadı.

Polis de düşüp öldü

Parti binalarına dönük saldırıların en çok yaşandığı İstanbul’da, HDP Ümraniye İlçe Örgütü binasına yönelik saldırıda Numan Şerif Datlı isimli polis, binanın çatısından düşerek öldü.

Soruşturma yok

Saldırılar sadece parti binalarını da hedef almadı. Sokağa salınan gruplar, adeta Kürt avına çıkıp Kürt işçilerden öğrencilerine kadar karşılarına çıkanlara saldırıp linç girişiminde bulundu. Gerçekleştirilen bu saldırılara dair hükümet cenahından tepki gösteren olmazken, saldırıların ayrıntılarına ve gözaltına alınanlara dair resmi bir açıklama da yapılmadı. Yine kamuoyuna yansımış herhangi bir adli soruşturma da yok.

Gözaltılar devam etti

Dün de Manisa, Şırnak ve Hakkari’de HDP üye ve yöneticilerine yönelik gözaltı operasyonları yapıldı. 

Manisa’da HDP Şehzadeler, Alaşehir, Akhisar, Gölmarmara ve Sarıgöl ilçe eşbaşkanlarının bulunduğu 8 kişi gözaltına alındı. 

Şırnak’ta yapılan ev baskınlarında aralarında İl Genel Meclis Üyesi Abdurrahman Kılıç, Bilgin Kılıç, Nadir Kılıç ve Mehmet Çakar isimli yurttaşların da bulunduğu 25 kişi gözaltına alındı.

Gever’de polis, asker ve korucular ile ailelerinin yaptığı yürüyüşe tepki gösteren 1 kişi yürüyüşün ardından gözaltına alındı.

45 ilde

Türk İçişleri Bakanlığı, son bir haftada 45 kentte yapılan operasyonda 924 kişinin gözaltına alındığı kaydedildi. Bakanlığın açıkladığı 924 kişi, HDP ve DBP’lilerden oluşuyor. 


 HABER MERKEZİ