5 yıllık planlama çıkaran vicdani retçiler, Türkiye’deki savaşın sona ermesinin tek yolunun Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümünden geçtiğini söyledi.
Türkiye’deki vicdani retçiler, 25-26 Şubat tarihlerinde vicdani ret konusunda çalışmalar yürüten Birleşmiş Milletler (BM) Queker Ofisi, Uluslararası Af Örgütü, Uluslararası Savaş Karşıtları ile Almanya’da vicdani retle ilgilenen Connection e.V isimli gruplarla yaptıkları toplantılara ilişkin basın toplantısı düzenledi. Türkiye’deki vicdani retçiler adına konuşan Arif Hikmet İyidoğan, BM İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde vicdani reddin düşünce ve inanç özgürlüğünün meşru bir kullanımı olduğunu hatırlattı. Buna rağmen Türkiye’nin 47 Avrupa Konseyi ülkesi arasından yurttaşlarına bu hakkı tanımayan tek devlet olduğuna dikkat çeken İyidoğan, yeni anayasada bunun hak olarak yer almasını istedi.
Türkiye’de yaşanan savaşa da dikkat çeken İyidoğan, „Bu savaşın son bulması için tek yol, Kürt sorununun demokratik ve barışçı yollardan çözümüdür“ diye konuştu.
Vicdani retçi Halil Savda’nın derhal serbest bırakılmasını isteyen İyidoğan, son olarak Türk hükümetine çağrıda bulunarak, Savda’nın da tutuklanmasına gerekçe yapılan Türk Ceza Kanunu’nun ‘halkı askerlikten soğutmak’ hükmünü içeren; vicdani retçiler ve antimilitaristler üzerinde bir baskı aracı olan 318. maddesinin yürürlükten kaldırılması gerektiğini vurguladı.
Daha sonra söz alan Uluslararası Savaş Karşıtları Vicdani Red Koordinatörü Andreas Speck de Türkiye’de vicdani reddin sadece insan hakkı olmadığını aynı zamanda savaşa karşı bir duruş olduğunu belirterek, „Kürdistan’da savaşa, toplu mezarlara, cezaevlerindeki çocukların durumuna baktığınızda hepsi militarizmin göstergeleridir“ dedi. 


Militarizm her alanda
Barış İçin Vicdani Ret Platformu’ndan Ercan Aktaş ise kışlalarda yaşanan şüpheli asker ölümleri, önceki gün Taksim’de yapılan ırkçı gösteri ile Pozantı Cezaevi’nde çocuklara yapılan cinsel işkenceyi hatırlattı ve ekledi: „Militarizmin cezaevlerinde, kışlalarda, sokakta nasıl yaşandığına tanık oluyoruz. Tedirgin ve kaygılıyız.“

Evrensel hukuk uygulanmalı

Uluslararası Af Örgütü Türkiye Kampanya Sorumlusu Milena Uyum, Türkiye’de acilen vicdani ret düzenlemesi yapılmasını ancak bunun uluslararası standartlara uygun olmasını istedi. TCK’nin 318. maddesinin ifade özgürlüğünün önündeki engellerden biri olduğuna dikkat çeken Uyum, söz konusu maddenin de acilen kaldırılması gerektiğini belirtti.

AİHM’e toplu başvuru yapılacak

Toplantının moderatörü Coşkun Üsterci de, toplantıda önümüzdeki 5 yıla yayılan plan ve etkinlikleri hakkında bilgi veridi. Planlamaya göre, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne toplu vicdani ret başvuruları yapılacak. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nde Türkiye’ye bu konuda baskı yapması için raporlar sunulacak. Kürt illerinde savaş karşıtı seminerler düzenlenerek, Anayasa Uzlaşma Komisyonu içinde lobi çalışmaları gerçekleştirilecek. Ayrıca, BM İnsan Hakları Komitesi’nde Türkiye Raporu’nun Ekim 2012’de tartışılacağı kaydedildi.

Gazeteci Yıldız vicdani reddini açıkladı
Toplantının sonunda, Aralık ayında KCK adı altında yapılan operasyonda tutuklanarak Kocaeli 1 No’lu F Tipi Cezaevi’ne konulan gazeteci ve tiyatrocu İsmail Yıldız’ın (Rawîn Stêrk) vicdani reddini açıkladığı mektup okundu.

 DİHA/İSTANBUL