KESK, DİSK, TMMOB ve TTB uzmanlarından oluşan bir heyet, Şırnak’ta meydana gelen göçükte yaptıkları incelemeler sonucu hazırladıkları raporda, derinlikleri 100 ile 200 metre arasında değişen onlarca yeraltı ocağı ve buralarda çalışan 500 civarında insanın ölüm tehlikesi ile karşı karşıya olduğu vurgulandı.

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ile Türk Tabipler Birliği (TTB) temsilcilerinden oluşan bir heyet, 17 Ekim'de Şırnak'ta bir maden ocağında meydana gelen ve 8 kişinin yaşamına mal olan göçükte yaptıkları inceleme sonucu ortak rapor hazırladı.

 Raporun özetinde, göçüğün meydana geldiği saha ve ocakta yapılan incelemelerde şu bulgulara yer verildi: 

 * Uzun yıllardır rödevansçılar tarafından yapılmakta olan üretimin madencilik bilim ve tekniği ile işçi sağlığı ve güvenliğine uygun olmadığı çok net olarak gözlemlenmiştir.

 * Maden sahasında işçilerin dinlenebilecekleri, insani ihtiyaçlarını giderebilecekleri iş güvenliği mevzuatına uygun bir bina veya sosyal tesis dahi bulunmamaktadır.

 * Ruhsatlı bir saha olup ruhsatı Enerji Bakanlığı'na bağlı Türkiye Kömür İşletmeleri’ne (TKİ) aittir.

 * Maden sahasındaki üretim uzun yıllardır TKİ tarafından rödevans yöntemi ile özel sektöre yaptırılmaktadır.

 * Maden sahasındaki faaliyetler açık işletme yöntemlerine göre hidrolik ekskavatörler ve kamyonlar aracılığı ile yapılmakta olup kademe bulunmamakla birlikte, şevler hayati tehlikeye neden olabilecek kadar yüksektir.

 * Olayın meydana geldiği kısımda kömür damarına iki yerde rastlandığı ve küçük çapta da olsa kazı yapıldığı, aynı zamanda su çekme faaliyetlerinin sürdürüldüğü tespit edilmiştir.

 * Maden sahasındaki hazırlık, dekapaj ve üretim 2013’te MİGEM tarafından durdurulmuştur.

 * Maden sahasında durdurma kararı devam ederken; saha TKİ tarafından rödevans ihalesine çıkarılmış ve 14 Nisan 2017’de ihaleyi kazanan firma ile sözleşme imzalanmıştır.

 * Sözleşmenin imzalanmasını müteakip ihaleyi kazanan firma tarafından hazırlandığı belirtilen proje ruhsat sahibi olan TKİ tarafından MİGEM’in onayına sunulmuştur.


Yanıt bekleyen sorular

 Raporda, yapılan inceleme ve araştırmalar da elde edilen bu tespitler sonucu şu soruların cevaplanması gerektiği belirtildi:

 * TKİ Genel Müdürlüğü ve Şırnak Valiliği bu kararın gereğini yapmış mıdır?

 * MİGEM’in onayına sunulan proje kim tarafından hazırlanmıştır?

 * Hazırlanan projede; kapatma nedenleri ele alınarak çözüm önerilmiş midir?

 * Projede işçi sağlığı ve güvenliği bakımından alınması gereken tedbirler önerilmiş midir?

 * MİGEM’in bu kararına göre ruhsat sahibi veya rödevansçı firma tarafından “tehlikeli durumun giderilmesine yönelik faaliyetler” için yapılması gerekli çalışmalara yönelik bir proje, risk analizi yapılmış mıdır?

 * Risk analizi yapıldıysa bu proje ilgili ve yetkili kurumların onayına sunulmuş mudur?

 * MİGEM’in bu kararına rağmen sahada su atımı, hazırlık ve dekapaj faaliyetleri yapılmış mıdır?

 * Bu sahada durdurma kararı varken, durdurma kararının gerekçesi olan tehlikeli durumlar ortadan kaldırılmadan ihaleye çıkılması ne kadar hukuki ve bilimsel bir karardır?

 * Olayın meydana geldiği sahada ihaleyi alan firma işi başka bir taşeron firmaya devretmiş midir? Aralarında bir taşeron sözleşmesi var mıdır?

 * Olayda hayatını kaybeden 8 madencinin SGK’ya kaydı var mıdır?

 

Ölüm tehlikesi sürüyor

 Raporda, ayrıca şu tespit ve önerilere de yer verildi: 

 * Bölgede yaşanan işsizlik nedeniyle insanlarımız açlıktan ölmek ile tedbirler alınmamış emniyetsiz ocaklarda ölmek arasında tercih yaparak bu ocaklarda çalışmak zorunda kalmaktadır. Hayatlarını kaybetmektedirler. 2013’te faaliyetleri durdurulan ve bu nedenle kaçak olduğu iddia edilen bu sahada kapatma kararından sonra meydana gelen kazalarda 15 kişi yaşamının kaybetmiştir.

* Bölgedeki maden işletmeleri risk barındırmaktadır. Tehlike sadece bu ocakla sınırlı değildir. Bölgede bu açık ocakla birlikte derinlikleri 100 ile 200 metre arasında değişmekte olan onlarca yeraltı ocağı ve buralarda çalışan 500 civarında insan ölüm tehlikesiyle karşı karşıyadır.

 * Mevcut durumda açlık-kaçak üretim-ölüm bir başka değişle 40 katır 40 satır ikilemi dışında üçüncü bir yol bulunmalıdır. Devlet sorunun muhatabı olma cesaretini göstererek rödevans-taşeron sisteminden vazgeçerek kendi sahasında üretimi kendisi gerçekleştirmelidir.

 * Doğanın insanlığa bir kez bahşettiği ve tekrarı olmayan bu doğal kaynaklarımızın, işçi sağlığı ve güvenliği çerçevesinde, bilimin ve tekniğin ön gördüğü biçimde, olumsuz çevresel etki yaratmadan, en yüksek verimle doğru bir biçimde kullanıma sunulması gerekir.

 * Oysa bölgede şu anda Şırnak asfaltitleri (kömür), bir plan proje dâhilinde işletilmemekte, işçi sağlığı ve güvenliği kurallarına uyulmamakta ve üretilen kömür uygun alanlarda değerlendirilmemektedir. Bununla birlikte ocakların kaçak olarak addedilmesi, sorunları daha da ağırlaştırmaktadır.

 * İş hayatındaki belirsizlikler ve işyeri denetimlerinin yetersizliği, iş yerlerinde işçilerin sendikal hak arama mücadelelerinin önünde ki engeller ve iş cinayetlerinden sonra gerçek sorumluların yargılanmaması ve iş kazaları davalarının cezasızlıkla sonuçlanması sahaya iş kazaları ve meslek hastalıklarında artış olarak yansımaktadır.

 * Ölümlerin son bulması için rant politikaları yerine, kamu yararına politikalar eşliğinde, maden mühendisliği bilimin ve tekniğinin ışığında projeler üretilmelidir. 

ŞIRNAK