Aday adayı başvurularını 15 Şubat’tan itibaren almaya başlayan HDP, akademisyen çevrelerden inanç kesimlerine, LGBTİ bireylerden engellilere, işçilerden memurlara kadar farklı kesimleri kapsayan geniş bir aday profili ile seçmenlerinin karşısına çıkmaya hazırlanıyor. 

HDP Örgütlenmeden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Pervin Oduncu, HDP’nin yola çıkarken tüm kesimleri kapsama iddiasında olduğunu aday adaylık başvurularıyla da bunun doğrulandığını belirterek, “Şimdiye kadar Mıhelmi, Alevi, Süryani, Ermeni, antikapitalistler, feminist hareketten kadınlar, engelliler, LGBTİ bireyler, İslami kesimlerden başvurular geldi” dedi. “Daha önce başvurular yapılırken belli profiller, siyasi düzey gibi özellikler baz alınıyordu. Ancak HDP bu algıyı, bu seçimlerde kırdı. İlk defa bu kadar renkli bir başvuru profili ile karşı karşıyayız” diyen Oduncu, asıl profilin aday adayı başvurularının tamamlanmasından sonra ortaya çıkacağını söyledi. Başvurular arasında LGBTİ bir bireyin de olduğunu belirten Oduncu, LGBT’lilerin kendilerini ancak HDP çatısı altında özgürce ifade edebileceklerini söylediklerini kaydetti. 


Mazlum Der üyesi türbanlı kadın

Mazlum Der’den türbanlı bir kadının aday adaylığı için başvurduğunu söyleyen Oduncu, başvuru gerekçesinde ise, “Kadınlar üzerinde yürütülen politikanın İslamla bağdaşmadığını düşünüyorum. AKP İslamı doğru yansıtmıyor, onun tekelinde değildir din. Ben inanç kesimlerinin temsiliyetini en doğru bir biçimde HDP’de bulacaklarını düşünüyorum. Şırnak’tan aday olmak istiyorum. Roboskî‘de katliam yaşayan mazlum halkın sesi olmak istiyorum” dediğini aktardı.  


Mihelmiler de aday adayı

Oduncu, başvuran Mihelmi topluluğundan olan bir kişinin de “Mihelmilerin oylarının da HDP’ye akmasını istediğim için başvuruyorum” dediğini aktararak, bu şekildeki tüm başvurulara anlam biçtiklerini dile getirdi. 


CHP’li il başkanı 400 kişiyle katıldı

550 aday göstereceklerini belirten Oduncu, adayların yarısının kadın olması için özel bir çaba içerisinde olduklarını söyledi. Oduncu, “Akademisyen çevrelerden, daha önce AKP ve CHP’de çalışmış ancak şimdi HDP’ye başvuran isimler de var. CHP Diyarbakır il başkanı 4 yüz kişi ile birlikte HDP’ye geçtiklerini söyledi bize. Özeleştiri olarak görev yapmak istediklerini söylediler. Recep T. Erdoğan’ın eskiden basın danışmanlığını yaptığı bir isim var, Başbakanlık binasında memur olarak çalışan bir kişi de var” dedi. 


İttifak görüşmeleri olumlu 

İttifak görüşmelerinden de oldukça olumlu sonuçların çıktığına vurgu yapan Oduncu, Türkiye’de Alevi kurumları, sosyalist kesimler, demokratik yapılarla, Kürdistan’da ise tüm farklı inanç, dil ve kültürlere mensup kurum ve kişilerle görüşmeye devam ettiklerini söyledi. 

HDP’ye dönük ilginin yoğun olacağı öngörüsünde bulunduklarını, dolayısıyla şaşırmadıklarını belirten Oduncu, şunları kaydetti: “HDP çok iyi organize oldu. Düşünsel alt yapısı toplumsal sorunlarımıza cevap verecek şekilde kurgulandı. Tohum toprağa ekilmişti aslında biz onun yeşermesini bekledik uzun yıllar, şimdi hasat başlıyor. HDP’ye ana muhalefet misyonu yüklenmiş durumda, mecliste de bu misyona denk bir direniş sergileniyor.”

Oduncu, son dönemdeki ırkçı saldırıların da bu ilginin yol açtığı panikten kaynaklandığını belirtti. “Korkunun ecele faydası yok, HDP gümbür gümbür geliyor” sözleriyle konuşmasını noktaladı. 


AKP kurucusu Fırat aday adayı


AKP kurucularından Dengir Mir Mehmet Fırat ile akademisyen Mithat Sancar, Halkların Demokratik Partisi’ne (HDP) başvurdu. Başvuru sırasında konuşan Fırat, AKP’nin Türkiye’yi kaosa sürüklediğini belirtti. 

Fırat ile Sancar’ın adaylık başvurusunu HDP Eşbaşkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş aldı. Adaylar başvurunun ardından HDP Genel Merkez binası toplantı salonunda açıklama yaptı.

İlk açıklamayı yapan Dengir Mir Mehmet Fırat, Türkiye’nin kritik bir süreçte olduğunu bu nedenle yeniden siyasete girmek zorunda hissettiğini belirterek, son dönemlerde yaşanan gelişmeleri kaygı ile izlediğini ancak cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar da bazı eleştirilerde bulunsa da doğrudan bir tepki göstermediğini ifade etti. Fırat, AKP’yi bir sosyal kontrat olarak kurduklarını, ancak AKP’nin bu programa aykırı bir tutum içerisinde olduğunu gördüklerini söyledi.


Diktatörlüğe gidiyor

Başkanlık sistemi diye önlerine koydukları şeyin, asıl başkanlık sistemi ile uzaktan yakından ilgili olmadığına vurgu yapan Fırat, “Yasama meclisini belirleyeceksiniz öbür yandan yönetimi idare edeceksiniz, bir yandan da sizi denetlemekte sorumlu olan yargıyı kendinize bağlayacaksınız. Bu diktatörlüğe doğru eğilim gösterecek bir anlayışı ifade ediyor” dedi. Fırat, Recep T. Erdoğan’ın cumhurbaşkanı seçildikten sonra tarafsız davranmayarak anayasayı ihlal ettiğini vurgulayarak, mesuliyeti olmadan hükümeti yönetmeye çalıştığını ifade etti. Söz konusu gelişmelerle Erdoğan eli ile Türkiye’de bir kaosun yaşandığına dikkat çeken Fırat, bu kaosun 2015’ten sonra bir felakete dönüşebileceğini söyledi. 


Dış politikaya eleştiriler

AKP’nin dış politikasını da eleştiren Fırat, “Sıfır problemli komşu iddiasıyla sıfır komşuya geldik. AB ile müzakere sürecimiz askıya alındı. ABD ile stratejik ilişkilerimizde soru işaretleri belirmeye başladı. Böyle olunca Afrika’da dost aramaya başladık” dedi. Süleyman Şah Türbesi’ne yapılan operasyona da  değinen Fırat, operasyonun tamamen gündemi değiştirmeye dönük olduğunu savunarak, “Kobanê düştü düşecek diye sevinen Cumhurbaşkanı türbeyi Kobanê’ye getirdi. Komşu komşunun külüne muhtaçtır” diye konuştu. 


Süreci demokrasi korur

Türkiye’nin en öneli gündemlerden birinin barış süreci olduğuna vurgu yapan Fırat, sürecin mutlaka korunması gerektiğine işaret ederek, sürecinin korunmasının da demokrasi, özgürlük anlayışı ve hukuk devletinin varlığıyla mümkün olabileceğini söyledi. Türkiye’nin çözüm sürecini askıya alma ya da öteleme hakkına sahip olmadığını vurgulayan Fırat, “Tüm bu saydığım nedenlerden dolayı HDP’den adaylık için başvuruda bulunmuş oldum. Benim talebim Mersin’den aday olmam ancak takdir partinin yetkili organlarındadır” dedi. 


HDP’nin baraj sorunu yok

Basın mensuplarının çözüm süreci ile ilgili sorularına dönük olarak Fırat, sürecin samimiyetine inanmak istediğini belirterek, “Olmazsa olmazdır. Ayak sürülüyor bu nedenle çok samimi bir anlayışla işin yürütüldüğü konusunda emin değilim. Umarım seçim öncesinde olumlu bir şeyler olur. Seçim sonrasına bırakılırsa Türkiye’nin karşılaşacağı zorluklar beni korkutuyor” değerlendirmesinde bulundu. Fırat, hükümetin kendi vatandaşlarının özgürlük ve hak taleplerini pazarlık meselesi yaptığını söyledi. 

HDP’nin barajı geçip geçmeyeceği ile ilgili olarak da Fırat, “Bana göre böyle bir sorun yok. Yüzde 15’in altında kalıp kalmama durumu var, neresinde olacağız bilmiyorum” dedi.

“HDP barajın altında kalırsa” sorusu yinelenince Fırat, “Çok kötü olur burda kusurlu olan HDP değil kusurlu olan barajı değiştirmemekte ısrar eden iktidar partisi. Dünyanın hiçbir ülkesinde böyle bir baraj yok. Barajın kaldırılması durumunda istikrarın bozulacağı iddiaları da doğru değil. Ayrıca 400 milletvekili mümkün değil, bunun olması için bir partinin daha baraj altında kalması hesaplanıyor. MHP ve HDP’nin baraj altında kalması planlanıyor ya da düşünülüyor. Allah 400 vekili nasip etmesin diye dua ediyorum” diye konuştu


Tahminlerin üzerinde olacak

Fırat’ın ardından Prof. Mithat Sancar da adaylık başvurusuna ilişkin kısa bir açıklama yaptı. Sancar, 2015 seçimlerinin hayati önem taşıdığını belirterek, “Bir yıldır devam eden maratonun son etabı ve Türkiye’nin gelecek dönemi on yılları bu seçimden büyük ölçüde etkilenecektir. Nasıl bir sonuç alacağımız, Türkiye’nin kaderini belirleyecektir. HDP parti olarak girme kararı aldığından itibaren asli kurucu aktör iddiası ile seçime gidiyor. Barışın, kardeşliğin Türkiye’de yerleşmesini sağlayacak toplumsal zemin ve değişim yaratmaktır bu iddia barajı aşma noktasında sıkıntı olacağını düşünmüyorum tahminlerin üzerinde olacaktır” değerlendirmesinde bulundu. Prof. Sancar, İstanbul ya da Mardin ilinden aday olabileceğini ancak nihai kararın parti tarafından verileceğini söyledi. n DİHA/ANKARA


ZEYNEP KURİŞ/DİHA/ANKARA