6 ayda bin 800 gözaltı

8 Temmuz 2022 Cuma - 18:20

Siyasi soykırım operasyonları

Siyasi soykırım operasyonları

  • AKP-Gülen Cemaati ortaklığıyla 2009'da startı verilen “KCK operasyonları" adı altındaki siyasi soykırım operasyonları, farklı isimlerle sürdürülüyor. Son 6 ayda gazeteci, sanatçı, siyasetçi, belediye eşbaşkanı, avukat, kadın aktivis ve gençlerin de aralarında bulunduğu en az bin 800 kişi gözaltına alındı; 240’ı tutuklandı. 

AKP iktidarının 12 yıl önce başlattığı ve Kürt siyasetinin tasfiyesini amaçlayan siyasi soykırım operasyonları, koalisyon ortağı Fethullah Gülen Grubu'nun ardından MHP ortaklığıyla hız kesmeden devam etti, üstelik tablo daha da ağırlaştı. Daha önce birden fazla dernek, siyasi parti ve sivil toplum örgütüne eş zamanlı baskın düzenlenirken, bugün belli aralıklarla ayrı ayrı baskın düzenleniyor. Gözaltına alınanlar, öncesinden farklı olarak tek tek yargılanıyor. Operasyonlarda değişmeyen tek şey ise verilen isimler. Her baskın düzenlenen dernek, sendika, STÖ, siyasi parti, öncesinden olduğu gibi "KCK" ile ilişkilendiriliyor.

Kürtler ve dostları, her güne yeni siyasi soykırım operasyonlarıyla gözlerini açıyor. Siyasetçisinden seçilmişine, avukatından insan hakları savunucusuna, kadından gencine, ekolojistinden gazetecisine kadar hemen hemen tüm kesimler söz konusu operasyonlardan nasibini alıyor. AKP'nin, 2002'den beri devam eden iktidarında Kürt siyasetine dönük ilk büyük ölçekli yönelimi, 14 Nisan 2009’da Amed'de başlatıldı. Demokratik Toplum Partisi’nin (DTP) 29 Mart 2009 yerel seçimlerinde toplam 98 belediye kazanmasının hemen akabinde harekete geçen hükümet, "Ermeni sınırına dayandılar" açıklamasıyla Kürt siyasetini tasfiye etmek için kolları sıvadı. “KCK” adı altında başlatılan ve 2012 sonlarına kadar devam eden operasyonlarda, aralarında milletvekilleri, belediye başkanları, siyasetçiler, insan hakları savunucuları, avukatlar, akademisyenler, yazarlar ve gazetecilerin de olduğu 7 bin 748 kişi gözaltına alındı ve bunlardan 992'si tutuklandı. Dönemin Adalet Bakanı Sadullah Ergin, bu operasyonlarda  274'ü seçilmiş olmak üzere 2 bin 146 kişinin yargılandığını belirtti. Ergin, sonraki süreçlerde bir soru önergesine verdiği yanıtta ise 2009-2012 yılları arasında "Örgüt üyeliği" ve "Örgüt yöneticiliği" iddiasıyla yargılanan kişi sayısını 38 bin 135 kişi olarak açıkladı.  
 
Onlarca kişi, binlerce yıl

Operasyon, Kürt siyasetinin önemli isimlerinin Diyarbakır Adliyesi'nin bahçesinde kelepçeli bir şekilde sıraya dizilerek çekilen fotoğrafla hafızalara kazındı. Binlerce sayfalık iddianameler hazırlandı. Hukuka aykırı bir şekilde yapılan ortam dinlemeleri, tape kayıtları ve gizli tanık ifadelerinden oluşan iddianamelerde, "Devletin birliği ve bütünlüğünü bozmak", "Örgüt üyesi ve yöneticisi olmak" ve "Örgüte yardım etmek" suçlamaları yöneltildi. Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) azami tutukluluk süresini 5 yılla sınırlandıran kararıyla "KCK davaları" kapsamında tutsak bulunanlar tahliye edilmeye başlandı. Onlarca kişi, binlerce yıl hapis cezasına çarptırıldı. Bazı ana davalar ise üzerinden yıllar geçmesine rağmen halen devam ediyor. Söz konusu davalara bakan savcı ve hakimlerin çoğu, 15 Temmuz 2016'da gerçekleşen devlet içi çatışma sonrasında görevden alındı ve birçoğu tutuklandı. AKP’li yetkililer, KCK operasyonarı"nın da Fethullah Gülen Grubu tarafından gerçekleştirdiğini iddia etti. Ancak dönemin Emniyet İstihbarat Dairesi eski Başkanı Ömer Altıparmak, operasyonları bizzat dönemin Başbakanı Erdoğan'ın talimatıyla yaptıklarını açıkladı. 
 
AKP, MHP ile devam etti
 
Dolmabahçe Mutabakatı’nın inkarıyla yeniden gözaltı furyası başlatıldı. 2015-2016 yılları arsında ilan edilen sokağa çıkma yasakları döneminde binlerce kişi gözaltına alındı ve tutuklandı. Birçoğuna binlerce yılı bulan ağır cezalar verildi. İkinci büyük ölçekli yönelim, Halkların Demokratik Partisi (HDP) tarafından “siyasi darbe” olarak adlandırılan ve 4 Kasım 2016'da aralarında HDP eski Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da olduğu 15 milletvekilini hedef aldı.

6 yıl sonra Kobanê kumpası

Operasyonlar bununla sınırlı kalmadı. DAİŞ’in Kobanê’ye saldırısına karşı 6-8 Ekim 2014’te gerçekleştirilen eylemler gerekçe gösterilerek 25 Eylül 2020'de aralarında Demirtaş ve Yüksekdağ'ın da olduğu 82 siyasetçi hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. Sonrasında genişletilerek 108'e çıktı. Bir hafta gibi kısa sürede binlerce sayfadan oluşan iddianamesi kabul edilen davaya, “gizli tanıklar”ın çelişkili beyanları, müştekilerin şikayetçi olmaması, siyasetçilerin tutarlı savunmaları, mahkeme üyelerinin kriminal suç örgütleriyle ortaya çıkan ilişkisi ve hukukçuların iddiaları çürütmesi damgasını vurdu. Şu ana kadar 14 duruşması görülen davada 21 siyasetçi halen tutuklu yargılanıyor. 
 
TUAY-DER'e baskın ve gözaltı
 
4 Kasım ve Kobanê soruşturmaları sonrası bu kez sivim toplum örgütlerine sıra geldi. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının Tutuklu Aileleri ile Yardımlaşma Derneği'ne (TUAY-DER) dönük başlattığı soruşturma kapsamında 9 Haziran 2020'de dernek üyelerinin evlerine baskın düzenlendi. Gözaltına alınan 22 kişiden 7’si, üç gün sonra çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. 
 
DTK'ye saldırı ve mühür
 
Bu süreçte başlatılan soruşturma ve yargılamalarda Demokratik Toplum Kongresi (DTK) kriminalize edilmeye başlandı. Amed'de 26-28 Ekim 2007'de kurulan, Anayasa görüşmeleri için temsilcileri Meclis'e çağırılan DTK, bu kez "KCK" yapılanması olarak iddianamelerde yer almaya başladı. DTK üyeliği binlerce kişinin karşısına suç olarak çıkarıldı. DTK’ye karşı yürütülen soruşturma kapsamında 26 Haziran 2020’de 64 kişi hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Ev baskınlarında 45 kişi gözaltına alındı ve bunlardan 23'ü tutuklandı. DTK’nin Diclekent’te bulunan binasına baskın yapılarak, kapısına mühür vuruldu. Tutuklananlar ile farklı dosyalarda yargılananların çoğu ya tahliye oldu ya da beraat etti.  

Cezaevleri merkezli saldırı

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında aynı yılın 26 Kasım'ında avukatların ve tutsakların da aralarında olduğu 24 kişi hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Savcı, 24 kişiye "KCK'nin zindan yapılanması" suçlaması yöneltti. 
İHD'nin verilerine göre; DTK'nin kapısına mühür vurulan 2020'de en az 4 bin 79 kişi gözaltına alındı. Birçoğu darp ve kötü muameleye maruz kalan kişilerden 543'ü tutuklandı. 
 
15 Şubat öncesi 718 gözaltı
 
Gözaltı ve baskılar, 2021'de giderek tırmandı. Sadece Öcalan'ın Türkiye'ye teslim edilişinin yıl dönümü olan 15 Şubat sürecinde 718 kişi gözaltına alındı. İçişleri Bakanlığı, 40 ildeki baskın ve gözaltıları, "PKK/KCK terör örgütünün yurt içi faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik" şeklinde gerekçelendirdi. 

İki kentte MEBYA-DER'e baskın
 
Amed'de faaliyet yürüten Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (MEBYA-DER) binası ile dernek yöneticilerinin evlerine baskın düzenlendi. 3 Mart'ta da diğer üye ve yöneticilerinin evlerine baskın düzenlendi. Aralarında MEBYA-DER Eşbaşkanları Yüksel Almas ve Şehmus Karadağ'nın da olduğu 29 kişi gözaltına alındı ve bunlardan 12'si tutuklandı. 
Hükümet yanlısı medya, derneği "PKK'nin STK yapılanmasının çatı örgütü" olarak hedef aldı. "KCK" suçlaması yöneltilen dernek hakkında sonrasında kapatma davası açıldı. 19 Mayıs'ta da Van'da MEBYA-DER binası ve yöneticilerinin evlerine baskın düzenlendi ve 17 kişi gözaltına alındı. Söz konusu kişilerden 6'sı tutuklandı. Her iki baskında da derneğin resmi evraklarına el konuldu. Van ve Amed'de tutuklananların çoğu sonrasında tahliye edildi, ancak "Örgüt üyeliği" suçlamasından ceza verildi. İstinaf Mahkemesi, örgüt üyelerinin cenaze ve taziyelerine katılmanın "insani olduğunu" değerlendirerek, MEBYA-DER yöneticisi Yıldız Damla'ya verilen 6 yıl 3 ay hapis cezasını bozdu. 
 
Sıra Roza Kadın Derneği'nde
 
Amed'in Kayapınar ilçesindeki Rosa Kadın Derneği ile yöneticilerinin evlerine 5 Nisan 2021'de baskın düzenlendi. Savcı, “Legal yapı altında örgütün kadın yapılanması içerisinde faaliyet gösterip örgütsel görüşme, yürüyüş ve toplantı düzenledikleri” iddiasıyla dernek yöneticilerinin de aralarında olduğu 33 kişi hakkında yakalama kararı çıkardı.
 
TUHAD-FED de nasibini aldı
 
Yıl içinde yapılan baskınlarda TUHAD-FED de nasibini aldı. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 30 Mart'ta Çukurova TUHAD-FED’e operasyon düzenlendi ve en az 11 kişi gözaltına alındı. Yine 16 Aralık 2021'de aralarında Med Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuki ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu (MED TUHAD-FED) Eşbaşkanı Emine Kaya’nın da olduğu birçok kişi gözaltına alındı. 
 
Kürt din alimleri suçlandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü bir soruşturma kapsamında 3 Temmuz 2021'de Din Alimleri Derneği (DİAYDER) Başkanı Ekrem Baran ve Demokratik İslam Kongresi (DİK) üyesi Mehmet Nas’ın da aralarında bulunduğu 23 kişi gözaltına alındı. İddianamede Kürtçe hutbe, vaaz ve sivil cuma namazları suçlama konusu yapıldı. Sonrasında DİAYDER hakkında kapatma davası açıldı. Dördü tutuklu 23 dernek üyesinin yargılandığı dava devam ediyor. 
İHD Amed Şubesi'nin 2021 verilerine göre; Kürt kentlerinde 29’u çocuk bin 741 kişi gözaltına alındı. En az 56 kişi gözaltında işkenceye ve kötü muameleye maruz kaldı.

Bu yıl da kesintisiz sürüyor

Bu yıl da siyasi soykırım kesintisiz sürüyor. 15 Şubat öncesi bir kez daha onlarca kentte baskınlar düzenlendi ve yüzlerce kişi gözaltına alındı. 

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "Örgüt propagandası yapmak" iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Amed İl Örgütü'nün Bağlar ilçesinde bulunan binasına polis baskını düzenlendi, DBP İl Eşbaşkanı Seval Gülmez gözaltına alındı. Polisler, baskın sonrası ablukaya aldıkları binada bulunan Özgür Kadın Hareketi (TJA) bayrakları ile bazı dergi, kitap ve gazetelere el koydu.

Gençler, ardından kadınlar
 
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında 7 Mart'ta gençlere dönük operasyonda 16 kişi gözaltına alındı. Amed'de 16-17 Mart tarihlerinde siyasetçi ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin de bulunduğu 25 kadın gözaltına alındı. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü yürüyüşü, İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesine karşı yapılan eylemler ve 8 Mart Kadınlar Günü mitingine katılmakla suçlanan kadınlardan 11'i tutuklandı. 
 
Mali suç, varlıklarına tedbir
 
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 12 Nisan'da "Kobanê soruşturması" kapsamında 91 kişi hakkında yakalama kararı verdi. 23'ü şu an tutuklu. 91 kişiye "KCK Mali Yapılanması" içinde yer aldıkları iddiası yöneltiliyor. Savcı, ayrıca hakkında gözaltı kararı verilen 91 kişinin mal varlığına tedbir koydu. 
 
HDP'li gençlere yöneldiler
 
Amed merkezli bir operasyon kapsamında 20 Mayıs'ta HDP'li gençlerin de aralarında olduğu 13 kişi gözaltına alındı. "Keziban Kuday" adlı düşürülmüş iftiracının yalanları üzerine HDP Gençlik Meclisi üyeleri ve HDP PM Üyesi Halide Türkoğlu'nun da aralarında olduğu 10 kişi tutuklandı.
Batman Cumhuriyet Başsavcılığının “Örgüt üyeliği” iddiasıyla başlattığı soruşturma kapsamında 31 Mayıs'ta seçilmişlerin de olduğu 19 kadın gözaltına alındı. Kadınlardan üçü çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. 

HDK'ye soysuz talimatlı saldırı
 
Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığının "PKK/KCK'ye bağlı olarak faaliyet yürüttüğü" iddiasıyla başlattığı soruşturma kapsamında 3 Haziran'da Halkların Demokratik Kongresi (HDK) binası basıldı, eş zamanlı olarak evler de basıldı; 38 kişi gözaltına alındı. Bunlardan 29'u tutuklandı. Kürtlerin 'soysuz' dediği Türk İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, katıldığı bir televizyon programında siyasetçilerin gözaltına alındığı operasyonu talimatla yaptıklarını söyledi. Soylu, ayrıca söz konusu operasyonun “Büyük Gemlik Yürüyüşü”nden kaynaklandığını ima etti.
 
Göç İzleme Derneği de
 
Aynı gün Göç İzleme Derneği'nin (GÖÇİZDER) İstanbul Şirinevler'deki binası ile dernek yöneticilerinin evlerine de eş zamanlı baskın düzenlendi. Aralarında eşbaşkanların da olduğu 16 GÖÇİZDER üyesi tutuklandı. 6 kişi de adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. "PKK'ye para aktarmak" şeklinde hedef alınan derneğin hazırladığı mülteci raporları da suçlama konusu yapıldı. 
 
Kürt gazeteciler hedefte
 
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının farklı bir soruşturması kapsamında bu kez Kürt gazeteciler hedef alındı. 8 Haziran'da gözaltına alınan 22 kişiden 16'sı tutuklandı. Batman'da tutuklanan kadınlar ile Amed tutuklanan gençlerin dosyasında açık tanıklık yapan "Keziban Kuday", gazetecilerin soruşturmasında da yer aldı. Gazeteciler, haber içerikleri, yayın politikası ve haber dili nedeniyle suçlandı. 
 
Şirketler bir aydır ablukada
 
Gazetecilerin çalıştıkları JINNEWS ile Pel, Ari ve Piya yapım şirketlerine de baskın düzenlendi. Söz konusu baskınlarda birçok ekipmana el konuldu. Piya ve Ari'deki polis bekleyişi ise bir aydır sürüyor. Şirketlere ilişkin olarak arama sürelerinin sürekli uzatıldığı öğrenildi. Ayrıca dosyadaki gizlilik kararı gerekçe gösterilerek, şirketlerde devam eden arama ve ablukaya dair avukatlara bilgi verilmiyor. 

Kültür ve sanatta da düşman
 
Siyasi soykırım operasyonlarının son halkası ise kültür dernekleri oldu. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında 27 Haziran'da Adana'daki Binevş Kültür ve Sanat Derneği ile Amed'deki Dicle Kültür Sanat Derneği'ne baskın düzenlendi. 38 kişi hakkında yakalama kararı çıkarıldı ve bunlardan 37’si gözaltına alındı. Süleyman Soylu, bir kez daha baskın düzenlenen dernekleri "Dernek, belediye, PKK/KCK tezgahı kurmuşlar" sözleriyle hedef aldı. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 37 kişiden dördü, "Örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklandı. 
 
İşte 6 aylık bilanço
 
Böylece 2022'nin ilk 6 ayında ardı arkası kesilmeyen operasyonlarda şu ana kadar en az bin 800 kişinin gözaltına alındığı basına yansıdı. Bunlardan 260'ı tutuklandı. Gözaltı ve tutuklamaların en çok yaşandığı kentlerin başında Amed ve Şırnak geldi. MA/AMED

Adli tatilde de Kobanê Davası

Kobanê Davası’nda siyasetçilerin tutukluluk hallerinin devamına karar veren mahkeme heyeti, adli tatilde de duruşmaların devam etmesine hükmetti. 

Kobanê Davası’nın 14’üncü duruşmasının son günü Sincan Cezaevi Kampüsü’nde görüldü. Gece saatlerine kadar süren duruşmada mahkeme heyetinin kurduğu ara karar sabaha karşı UYAP’a yüklendi. 107 sayfadan oluşan ara karar tutanağında, tutuklu 21 siyasetçinin tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. 20 Temmuz’da başlayacak olan adli tatil dolayısıyla avukatların duruşmaya ara verilmesi talebini de reddeden mahkeme bir sonraki duruşma periyodunu 25-26-28-29 Temmuz ile 1-2-4-5 Ağustos tarihlerine erteledi.
 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.