Şakran T2 ve T3 bölümünde 13 tutsak, 48 gündür; Şakran T4 bölümü 8 tutsak, 35 gündür; Şakran Kadın Cezaevi’nde 5 tutsak 42 gündür; Sincan Kadın Cezaevi 7 tutsak 41 gündür; Tekirdağ T-1 bölümünde 10 tutsak 28 gündür; Tarsus Kadın Cezaevi’nde 5 tutsak 22 gündür; Şakran T4 bölümünde 7 tutsak, 14 gündür; Bolu F Tipi Cezaevi’nde 10 tutsak 8 gündür ve Hatay T Tipi Cezaevi’nde 11 tutsak, 4 gündür süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde. 

İnsan Hakları Derneği (İHD), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), Zindanlarla Dayanışma İnisiyatifi ve Özgürlükçü Hukukçular Platformu (ÖHP) cezaevlerinde devam eden açlık grevi eylemleriyle ilgili edindikleri bilgileri paylaşmak ve sorunların çözümüne dair görüşlerini bildirmek üzere İHD Genel Merkezi’nde dün basın toplantısı düzenledi. Açıklamaya, ÖHP üyesi Özgür Erol, İHD Eşbaşkanı Öztürk Türkdoğan, Zindanlarla Dayanışma İnisiyatifi Temsilcisi Havva Özcan ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Genel Sekreteri Metin Bakkalcı katıldı.

Toplantıda konuşan İHD Eşbaşkanı Öztürk Türkdoğan, açlık grevlerinin 15 Şubat’tan bu yana devam ettiğini söyledi ve şu bilgileri verdi: Şakran T2 ve T3 bölümünde 13 tutsak, 48 gündür; Şakran T4 bölümü 8 tutsak, 35 gündür; Şakran Kadın Cezaevi’nde 5 tutsak 42 gündür; Sincan Kadın Cezaevi 7 tutsak 41 gündür; Tekirdağ T-1 bölümünde 10 tutsak 28 gündür; Tarsus Kadın Cezaevi’nde 5 tutsak 22 gündür; Şakran T4 bölümünde 7 tutsak, 14 gündür; Bolu F Tipi Cezaevi’nde 10 tutsak 8 gündür ve Hatay T Tipi Cezaevi’nde 11 tutsak, 4 gündür süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde. 

Türkdoğan, 6 farklı cezaevinde 17’si kadın olmak üzere toplam 76 tutsağın süresiz-dönüşümsüz açlık grevine olduğunun altını çizdi.

Cezaevlerinde birçok hak ihlali olduğuna dikkat çeken Türkdoğan, “Talepler siyasal iktidarın mevcut anayasal düzen içerisinde uyması gereken taleplerdir” diye konuştu.

Devam eden açlık grevleri ile ilgili öncelikle hak ve sağlık örgütlerinin belirtilen taleplerinin Adalet Bakanlığı ve kamuoyu tarafından dikkate alınması gerektiğini dile getiren Türkdoğan, taleplerini şu şekilde ifade etti:

* Açlık grevlerinde bulunan mahpusların düzenli olarak kontrollerinin yapılması ve TTB tarafından görevlendirilecek hekimlerin cezaevlerinde muayyene yapmalarının sağlanması,

* Açlık grevinde bulunanların talepleriyle ilgili olarak Adalet Bakanlığının diyaloga geçmesi ve bu taleplerin konuşulması amacıyla başta milletvekilleri olmak üzere hak, hukuk ve sağlık örgütleri temsilcileri ile görüşmeler yapılması, bağımsız heyetlerin cezaevlerinde inceleme ve ziyaret yapmalarına izin verilmesi,

* Mevzuata aykırı olarak sürdürülen Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin biran önce sona erdirilmesi, avukatları ve ailesi ile görüşlerin başlatılması,

Türdoğan, son olarak kamuoyunun cezaevlerinde devam eden süresiz ve dönüşümsüz açlık grevleri konusunda kamuoyunu duyarlı olmaya çağırdı.


40 sonrası katsayısı artar

Türkdoğan’ın ardından konuşan THİV Genel Sekreteri Metin Bakkalcı ise, cezaevlerinde tutsakların açlık grevine girmesindeki sorumluluğun tüm toplumun meselesi olduğunu ifade etti. Bakkalcı, şunları söyledi: “Türkiye özel olarak defalarca bu pratiği yaşadı. Toplum olarak hepimiz bundan utanç duymalıyız. Türkiye tarihinde 11 yıllık periyotta dört misli cezaevi artışına tanık olmamıştı. Nasıl muamelelere maruz kalıyor tutuklular herkes biliyor. Bir insanın taleplerini kendi bedenine zarar vermekten başka çare kalmadıysa başvurduğu yöntemdir. Başka seçenekleri kalmadığı için bunu gündeme getiriyorlar. Biz sağlıkçı olarak insanın bedenine zarar veren her şeye karşıyız. Ama buna saygı göstermek zorundayız. Esas talepleri insan hakları ihlalidir. Türkiye dünyada benzeri görülmemiş örnekler yaşamıştır. 35- 40 gün çok risklidir bundan sonra kat sayısı artar. 48 gün bir alarmdır. Sorunun çözümü gayet basittir. Talebimiz son derece açık bizim üstümüze ne düşüyorsa hazırız. Bunun vebali, toplum olarak hepimizin üzerinde ama esas olarak siyasi sorumlulardır.”


İsterlerse bir saatte çözülür

Zindanlarla Dayanışma İnisiyatifi’nden Havva Özcan da, “Bize ses olmak ve dışarıdaki bu sessizliği bozmak için başladılar. Sıvı alımında zorlanma, tansiyonda dengesizlik, kas ağrıları başladı. Talepler son derece insani ve hukuki isterseler bir sat içinde çözerler. Şakran’da B 12 verilmiyor. Ciddi anlamda durumları kötü. Aktarımlara göre koku hassasiyeti oluşmuş, tansiyon yüksekliği, zaten tutsakların çoğu zayıf arkadaşlar. Bunların 3’ü hükümlü, 5’i tutuklu. Bu sorunun biran çözülmesi ve oradan tabutlar çıkmadan bir işin çözülmesini istiyoruz. Artık cezaevlerinde bir tek tabut çıkmasın” diye konuştu.


Talepler yerine getirilmeli

ÖHP üyesi Avukat Özgür Erol ise şunları ekledi: “Onlar açısından dışarıya dönük talepler son derece demokratik talepler. Türkiye’de çok ciddi bir cezaevi sorunu var. Bizler insan haklarında faaliyet gösteren hukukçularız. Ama ihlallere zaman yetiştiremiyoruz. Türkiye’de artık mahpusluğun süresi dahi sorundur. Derhal mevcut taleplerin yerine getirilmesini ve grevin bitirilmesini talep ediyoruz.”