- Beşikdüzü T Tipi Cezaevi'nde tutulan Silopiya şehidi Fatma Uyar’ın 60 yaşındaki babası Reşit Uyar da açlık grevi eyleminde.
Uyar, Şirnex’in Silopiya (Silopi) ilçesinde 2015’te ilan edilen sokağa çıkma yasaklarında katledilen Kongreya Jinên Azad (KJA) Üyesi Fatma Uyar'ın babası. Trabzon Beşikdüzü T Tipi Cezaevi'nde tutulan Uyar, 2012’de Şirnex merkezde gözaltına alınarak, tutuklandı. 11 yıldır cezaevinde olan Uyar'a prostat kanseri ve mide ülseri teşhisi konuldu. Uyar, dört yıldır bu hastalıklardan kaynaklı düzenli olarak ilaç kullanıyor. Uyar, ailesiyle yaptığı haftalık telefon görüşmesinde açlık grevine girdiğini aktardı.
Sağırı oynarsak çözemiyiz
Uyar’ın eşi Hatice Uyar, "Eğer sağırı oynarsak bu sorun çözülmez. Herkesin tutukluların taleplerine kulak vermesi gerekiyor” dedi. Hastalıklarına rağmen eşinin açlık grevine girdiğine dikkat çeken Uyar, "Bulunduğu cezaevi çok uzak olduğu için iki yıldır görüşüne gidemiyorum. Geçtiğimiz gün ‘ben açlık grevindeyim' dedi. Hastalıklarına rağmen arkadaşlarına, ‘ben de açlık grevine gireceğim ve ilaç almayacağım' demiş" diye konuştu.
Eşinin eyleminde kararlı olduğunu kaydeden Uyar, şunları söyledi: “O, bu sorumluluğu aldı. Bizlerin onların yükünü hafifletmemiz gerekiyor. Reşit, Öcalan'ın özgürlüğünün Kürt halkının özgürlüğünü ifade ettiğini aktardı. Tek talepleri Sayın Öcalan üzerindeki tecridin bir an önce kaldırılmasıdır. Bizler de Sayın Öcalan üzerindeki bu tecridin son bulmasını istiyoruz. Sayın Öcalan ve siyasi tutsaklar üzerindeki bu tecrit sürdükçe hepimiz tecrit altında olacağız. Hırsızlara ve tecavüzcülere af getirip bırakıyorlar. Ancak kendi topraklarında 'ben Kürt’üm' diyen birini yıllarca cezaevinde tutuyorlar. Bu insanlar kimsenin malına, mülküne el koymamış. Tek suçları Kürt olmaktır. Eğer biz güçlü bir dayanışma sergilersek bu eylem sonuç alacaktır. Var olan sorun çözüme kavuşacaktır. Herkes sorumluluk alarak hareket etmeli."
*****
Kalorifer peteğine yaslanan tutsağa ceza
Adliyeye 7 Kasım’da adliyeye götürülen Bezat Firik, bekleme esnasında bir arkadaşı ile sohbet ettiği için hakarete uğradı; ısıtma peteğine yaslandığı gerekçesiyle 2 bin lira para cezasına çarptırıldı.
Tekirdağ 2 No’lu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde yaşadıkları ihlalleri kaleme alan tutsak Tufan İlbaş, Abdullah Öcalan’a yazılan mektuplara el konulduğunu aktardı.
İlbaş, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Meclis Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş’a gönderdiği mektupta son bir ayda yaşadıkları hak ihlallerini yazdı. Tutsakların çıplak arama, şiddet ve hakaretlere maruz kaldığını belirten İlbaş, Eylül ayında Bandırma Cezaevi’nden Tekirdağ 2 No’lu Cezaevi’ne getirilen tutsak Mikail Mungan’ın cezaevi girişinde çıplak arama, ağır hakaret ile fiziki şiddette maruz kaldığını aktardı. Bunun yanı sıra tutsakların revire götürüldüğü sırada da gardiyanlar tarafından fiziki ve sözlü saldırıya uğradığını yazan İlbaş, 14 Ekim’de tedavi için revire çıkarılan İbrahim Aşkan’ın gardiyanlar tarafından saldırıya uğradığını kaydetti.
Mektubunda 7 Kasım’da adliyeye götürülen tutsak Bezat Firik’in bekleme esnasında bir arkadaşı ile sohbet ettiği için hakarete uğradığını da aktaran İlbaş, Firik’in ısıtma peteğine yaslandığı gerekçesiyle 2 bin lira para cezasına çarptırıldığı bilgisini paylaştı.
İlbaş, 30 yıldır cezaevinde olan Osman Kılavuz, Ali Rıza Erdem, Seyhan Kurt, Müslüm Gönül, Kadir Kabalak ile Cem Yılmaz’ın da cezalarının bitmesine rağmen tahliye edilmediklerini aktardı.
Mektuplara el konuluyor
Birçok tutsağın zorla başka odalara alındığını paylaşan İlbaş, Mehmet Sait Dayan, Cemil Doster ile Mahmut Denktaş’ın tekli hücrelere konulduğunu söyledi. Bunun yanı sıra Kürtçe yazılan mektupların da engellendiğini belirten İlbaş, Abdullah Öcalan’a gönderilen mektuplara cezaevi idaresi tarafından el konulduğunu kaydetti.
DEM Partili Beştaş, mektupta yer alan ihlallere ilişkin İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’na (İHİK) başvuruda bulundu.
*****
Sıvı mama ile besleniyor
İHD MYK Üyesi Nuray Çevirmen, sıvı mama ile beslenen Bodrum S Tipi Kapalı Cezaevi’ndeki ağır hasta tutsak Mehmet Salih Filiz’in derhal tahliye edilmesi gerektiğini belirtti.
Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, eylemlerine 484. haftada da devam etti. İHD Ankara Şube binası önünde bir araya gelen inisiyatif üyeleri adına konuşan İHD MYK Üyesi Nuray Çevirmen, en az 651’i ağır olmak üzere bin 517 hasta tutsağın bulunduğunu; 2023’te tespit edebildikleri kadarıyla en az 41 tutsağın yaşamını yitirdiğini, 23’ünün hastalıklarından kaynaklı olduğunu söyledi. Çevirmen, bu hafta Bodrum S Tipi Kapalı Cezaevi’ndeki ağır hasta tutsak Mehmet Salih Filiz’in durumunu aktardı. Çevirmen, “Ülserotif Kolit, Ankilozan Spoldolit ve buna bağlı Romatoid Artrit hastalıkları bulunmaktadır. Bu hastalıklarından dolayı Gastroenteroloji ve Ramotoloji Polikliniklerinde düzenli olarak tedavi olması gerekmektedir. Ödemiş’teyken İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Hastanesi’ne götürülüp getiriliyordu. Bodrum’da ise 2,5-3 saatlik yol ile Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürülüyor. Sabah 09.00’da kelepçe takılıyor, akşam 17.00-18.00 gibi geri getiriliyor ve bu süre içinde kelepçeli tutuluyor. Kalın bağırsak hastalığı nedeniyle sürekli tuvalete yakın olması gerekiyor, ancak ne tuvalet ihtiyacı karşılanıyor ne de kelepçeleri açılıyor. Bağırsak hastalığı nedeniyle Gastroenterolojiye iki yıldır gidiyor ancak şimdiye kadar uzman bir doktora görünememiştir. Her kontrolü asistan hekimler tarafından tekrarlanan şekliyle yapılıyor” dedi.
Çevirmen, 2019’da Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından Filiz’e kanser teşhisinin konulduğunu, ancak daha sonra İzmir’de yapılan biyopsi sonucunda Filiz’in kanser olmadığını, ancak klinik şüphesi olduğu söyledi. Çevirmen, şöyle devam etti: “Bodrum S Tipi’ne geldikten sonra da iki ay kadar önce kolonoskopi yapılmış ve kötü huylu olan yaranın aktif olduğu ifade edilmiştir. 2023 başlarında Bakanlığın istemiyle sürekli hastalığının olup olmadığının tespiti istenmiş ve 13.06.2023 tarihinde sağlık kurulu raporu ile ‘Sürekli hastalıkları bulunan hasta, cezaevinde kalamaz’ şeklinde rapor düzenlenmiştir. Bu rapor, Adli Tıp kurumuna gönderilmiş, ancak Adli Tıp Kurumu güncel olan raporun tekrar güncellenmesini isteyerek hastayla birlikte getirilmesini istemiştir. 17.11.2023 tarihinde hastane tarafından ‘Kronik hastalık olan Ülserotif Kolit ve Ankilozan Spondolit için tedavi devamı ve takipleri aksatmaması önerilir’ şeklinde rapor düzenlenmiştir. Şimdi bu rapor ile İstanbul Adli Tıp Kurumu’na götürülecektir.”
Filiz’in hastalıkları nedeniyle çoğu yemeği tüketemediği ve sıvı mama ile beslenmek zorunda olduğunu belirten Çevirmen, şunları ekledi: “Uzun yıllardır kronikleşmiş hastalıkları olan ve hapishanede kalamayacak durumda olan Mehmet Salih Filiz acil olarak tahliye edilmeli ve ailesinin yanında sağlıklı koşullarda tedavileri sağlanmalıdır.”