70’lik Kürtlere de düşman!
Yurt Dışı Haberleri —

129b yasası
- Emin Bayman, 72 yaşında. 1994’te Almanya’ya iltica etti. Alman hükümeti hakkında dava açtı, 12 yıl Heilbronn dışına çıkmasını yasakladı ve en son 22 ay hapis cezası vererek ailesinden 300 kilometre uzaklıktaki Singen Cezaevi’ne gönderdi.
- Zübeyde Akmeşe, 70 yaşında. Alman hükümeti, Rêber Apo’ya özgürlük istediği için Münih’te evini bastı ve tutukladı. Zübeyde ana tutuklanmadan önce, “Ne olursa olsun, geri çekilmeyeceğim. Öcalan Kürt halkının kırmızı çizgisidir” demişti
- Ramazan Yıldırım, Nisêbînli. Türk devleti bir abisi işkencede, birini ise sokak ortasında katletti. Yıldırım da iki kez tutuklandı ve işkence gördü. Alman hükümeti şimdi ona 3 yıl 10 ay hapis cezası verdi.
REWŞAN DENİZ
Almanya’da 129a/b maddeleri çerçevesinde yürütülen davalar kapsamında, Kürt aktivistlere yönelik yargılamalar ve tutuklamalar sürüyor. 72 yaşındaki Emin Bayman cezasının kesinleşmesiyle cezaevine gönderilirken, 70 yaşındaki Zübeyde Akmeşe gözaltına alındı ve tutuklandı; 38 yaşındaki Ramazan Yıldırım ise hapis cezasına çarptırıldı.
Stuttgart Yüksek Eyalet Mahkemesi’nde tutuksuz yargılan Emin Bayman hakkında PKK’nin fesih kararını açıkladığı 12 Mayıs 2025’te 1 yıl 10 ay hapis cezası verilmişti. 72 yaşındaki Kürt aktivist hakkında verilen ceza kesinleşince Emin Bayman, 16 Mart’ta Singen Cezaevi’ne girdi. Avukatının verdiği bilgiye göre Bayman, 22 ay cezaevinde kalacak. Bayman, Almanya’da PKK yasağının mağdur ettiği Kürdistanlılardan biri. Heilbronn’da yaşayan Bayman’ın pasaportu elinden alınmıştı, 12 yıldır Heilbronn dışına çıkması yasaktı. Bayman, haftanın bir günü de karakola imza atmak zorundaydı. Ailesi Heilbronn’da yaşamasına rağmen Bayman, 300 kilometre uzaklıktaki Singen Cezaevi’ne gönderildi.
Pişman değiliz
Türkiye’de yaşadığı baskılar nedeniyle 1994’ten bu yana Almanya’da yaşayan Bayman, Kürt kurumlarında yürüttüğü siyasi ve kültürel çalışmalarla kentte tanınan bir isim. Cezaevine girmeden önce yaptığı açıklamada Bayman, “Bir Kürt olarak dilimiz, kültürümüz ve kimliğimizin baskı altında olduğu bir sisteme karşı demokratik yöntemlerle mücadele ettik. Bu mücadele tamamen barışçıl ve hukuka uygundu. Buna rağmen ekonomik çıkarlar gözetilerek birçok arkadaşımızla birlikte cezalandırılıyoruz. Ancak pişman değiliz. Nerede olursak olalım haklı mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Davamız bir kültür, dil ve kimlik davasıdır” demişti.
Kaçma şüphesi varmış!
Münih’te yaşayan 70 yaşındaki Kürt aktivist Zübeyde Akmeşe ise 17 Mart 2026’da Münih’teki evinde polis tarafından gözaltına alındı. Münih Başsavcılığı, Akmeşe’nin 2018’den itibaren PKK lehine faaliyet yürüttüğü gerekçesiyle tutuklanmasını talep etti.
Mahkeme, onlarca yıldır Münih’te yaşayan, çocuk ve torunları olan Akmeşe için “kaçma şüphesi” olduğu gerekçesiyle tutuklama kararı verdi. Zübeyde Akmeşe, Münih Cezaevi’nin kadınlar bölümüne gönderildi.
Geri çekilmeyeceğim
Zübeyde Akmeşe hakkında Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a özgürlük talep ettiği gerekçesiyle de dava açılmıştı. Üç ayrı eylemde Öcalan’a özgürlük talep eden pankart, Öcalan bayrağı ve telefonundaki Öcalan sticker’i nedeniyle suçlanan Zübeyde Akmeşe (2 bin 700 Euro) para cezasına çarptırılmıştı. O dönem gazetemize yaptığı açıklamada Zübeyde Akmeşe, “Sonuç ne olursa olsun, geri çekilmeyeceğim. Öcalan Kürt halkının kırmızı çizgisidir. Bizim tek bir amacımız var; Önderliğimizin özgürlüğüne kavuşması, sağlığı ve uygulanan tecridin kaldırılması. Tecrit bir insanlık suçudur. Bakın ülkedeki tüm sorunların ve savaşın ortak çözüm adresi İmralı’dır. Muhatap Öcalan’dır” demişti.
Yıldırım’a 3 yıl 10 ay hapis
Stuttgart Eyalet Mahkemesi 38 yaşındaki Kürt aktivist Ramazan Yıldırım’a da PKK üyeliği gerekçesiyle 3 yıl 10 ay hapis cezası verdi. Stammheim Cezaevi’nde tutulan Yılmaz’a ceza, 18 Mart Dünya Siyasi Tutsaklar gününde kesildi. Tutukluluk süresi de infaza dahil edilerek cezanın kalan 2 yıl 10 aylık kısmı uygulanacak.
Nisêbînli Ramazan Yıldırım’ın bir abisi işkencede, bir ağabeyi ise Nisêbîn’in ortasında katledilmişti. Türkiye’de iki kez tutuklanan ve işkenceye maruz kalan Yıldırım, mahkemede yaptığı savunmada “Almanya, Kürtleri tutuklayıp, yargılamaktan vazgeçmelidir” demişti.
PKK davaları feshedilmeli
Azadî Hukuki Bürosu, 129a/b maddeleri kapsamında Almanya’da yaşayan Kürtlerin kriminalize edilmesinin devam ettiğini, bu davaların siyasi nitelikli olduğunu vurguladı.
PKK’nin fesih açıklaması ve Türkiye’deki barış sürecine rağmen cezaların verilmesinin, federal savcılık ve yargının politikalarının değişmediğini gösterdiğini belirtti. Türkiye’de devam eden sürece işaret eden Azadî, Alman hükümetine barış ve demokrasi için sorumluluk çağrısında bulunarak, taleplerini şöyle sıraladı:
* 1993’ten beri yürürlükte olan PKK yasağının kaldırılması,
* PKK ile ilgili 129a/b kovuşturma izinlerinin geri çekilmesi,
* PKK’nin AB terör listesinden çıkarılması,
* Almanya’da bireylerin ve Kürt kurumlarının siyasi faaliyetlerinin kriminalize edilmesine son verilmesi,
* 129a/b kapsamında yargılanan veya hüküm giyen aktivistler için genel af ilan edilmesi.














