- Iğdır Cezaevi’nde tutulan 76 yaşındaki Abdullah Ateş, ilerleyen yaşına, kalp, böbrek, şeker, mide ve sindirim borusu hastalıklarına rağmen tahliye edilmiyor. Behçet Ateş, babasının şu mesajını iletti: “Ölmeden barışı görmek istiyorum.”
MIHEME PORGEBOL/ AMED
'Diyalog süreci' kapsamında 2013-2015 yılları arasında Türkiye ve Kürdistan’ın birçok yerinde süreci halka anlatmak ve toplumsal desteği artırmak amacıyla komisyonlar kurulmuştu. Abdullah Ateş ise bu komisyonlarda yer aldığı gerekçesiyle 16 Ekim 2015'te “gizli tanık” beyanlarıyla Iğdır’da gözaltına alınıp tutuklandı. İki yıla yakın tutukluluğun ardından tutukluluk süresi göz önünde bulundurularak tahliye edildi.
Yaklaşık 10 yıldır
Zamanla siyasi iklim sertleşti ve Abdullah Ateş ile arkadaşlarının yargılandığı dosyaya bakan heyetler değişti. Dosyalar savaş konseptine göre gözden geçirildi. Kısa süre sonra yeniden tutuklanan Abdullah Ateş ile arkadaşlarını "Devletin birlik ve bütünlüğünü bozmaya teşebbüs"ten yargılayan mahkeme, 2020'de ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. 10 yıla yakın süredir cezaevinde olan Abdullah Ateş, tutsaklık sürecinde bir kızını ve hayat arkadaşını kaybetti.
Yargılama sürecinde dosyada yer alan isimlerden Cevdet Malgaz (69) 8 Temmuz 2019’da evinde geçirdiği kalp krizi nedeniyle yaşamını yitirdi. Ateş’le birlikte yargılanıp aynı cezaya çarptırılan Ehettin Kaynar da cezaevinde yakalandığı kanser hastalığı nedeniyle 31 Ekim 2022'de 73 yaşındayken yaşamını yitirdi. Dosyada adı geçen Kerim Boran (82), Ferzende Elbi (77) ve Abdulmecit Kaya (76) ise ilerleyen yaşları, hastalık ve ATK raporları doğrultusunda tahliye edildi. Böylece dosya kapsamında cezaevinde Mehmet Çelik (79) ve Abdullah Ateş (76) kaldı.
Zaman aleyhimize işliyor
Iğdır S Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan babasının kronik birçok hastalığı olduğunun altını çizen Ateş şu bilgileri paylaştı: “İki böbreğinde kistler var. Boğazında ciddi rahatsızlıklar var, ameliyat olması gerekiyor ama olamıyor. Kalp problemi var. Cezaevindeyken kalp rahatsızlığından dolayı birkaç kez hastaneye kaldırdılar. Gözlerinde problem var. İşte tansiyon, şeker, benzeri. Bilirsiniz, hastalıklar bu yaşlarda çok kritik. Yaş ilerledikçe hastalıklar daha da azıyor.”
Ateş, babasının bir süre önce İstanbul Adli Tıp Kurumu’na (ATK) sevk edildiğini belirterek, “Zaman aleyhimize işliyor” dedi.
Tahliyelerin önü açılmalı
Babasının kurgulanmış bir iddianameyle müebbet hapse çarptırıldığını belirten Behçet Ateş, “Babam önceki süreçte toplumsal barış için çalışıyordu. Bu yüzden, bir gizli tanığın suçlamalarıyla ağırlaştırılmış müebbetle tutsak. Bu büyük bir çelişki. Barış için çabalamış bir insanın gizli tanık beyanlarıyla ölüme terk edilmesini kabul etmiyoruz” dedi.
“Sürece güveniyoruz ama somut adımlar atılmalı” diyen Ateş, “Cezaevinde ölümle burun buruna kalan yaşlı, hasta tutuklular var. Bunlar için en azından bir adım atılabilirdi. Sadece babam değil tüm hasta tutsaklar serbest bırakılmalıdır” diye ekledi.
Gardiyanların söylemleri
Behçet Ateş, babasıyla yaptığı son görüşmede barış sürecine ilişkin kaygı ve beklentilerini dile getirdiğini aktardı: “Babam görüşmemizde, ‘Ben ölmeden en azından barışı görmek istiyorum’ dedi. Tabii güvensizliğini de dile getirdi. Tutum, yaklaşım ve uygulamaların çok hızlı değiştiğini, sürecin seyrinin çok hızlı dönüştüğünü ve bunun da kaygı verici olduğunu söylüyor. Gardiyanlar onlara sık sık gelip ‘Az kaldı, bir hafta sonra, on gün sonra, bir ay sonra tahliye olursunuz’ gibi şeyler söylüyorlar ama sonra gelip sürecin dondurulduğunu, beklenmesi gerektiğini söylüyormuş. Bu tür söylemlerin güvensizlik yarattığını belirtti.”