• Hesekê Tugayı savaşçısı Sîpan Hiznî, silahlı kişilerce kaçırıldıktan sonra işkence edilerek katledildi. Ablası Amsha Heso, iki abisinin de DAİŞ’e karşı savaşta şehit düştüğünü belirterek, Sîpan’ın “toplantı var” diyerek telefonla çağrıldığını ve bir daha dönmediğini anlattı.
  • Telefonunun hâlâ bulunamadığını söyleyen Heso, cinayetin kişisel husumet olmadığını belirtti ve ekledi: “Kardeşimin düşmanı yoktu. Onu telefonla çağıran kimdi? Onu oyuna getiren, oradan alıp götüren ve katledenler bulunsun. Her iki tarafa da sesleniyorum: “Bu cinayet aydınlatılmalı”

FİLİZ ZEYREK/BRÜKSEL

Suriye ordusuna bağlı Hesekê Tugayı’nda görev yapan 26 yaşındaki Sîpan Hiznî 10 Eylül’de Hesekê’nin Müfti Mahallesi’nden silahlı kişilerce kaçırıldıktan sonra işkence edilerek katledildi. Cinayetin ardından Rojava’nın birçok kentinde protesto gösterileri düzenlendi. Belçika’da yaşayan 60 yaşındaki ablası Amsha Heso, kardeşinin öldürülmesine ilişkin gazetemize konuştu.

Sîpan’a anne gibi baktım

Sîpan Hiznî 26 yaşındaydı. Abileri Hüseyin ve Sîpan da DAİŞ’e karşı yürütülen savaşta şehit düştü. Anne ve babası hayatta olmayan Sîpan’ın geride 5 kız ve 7 erkek kardeşi kaldı. Sîpan’ın 5 yaşındayken annesini kaybettiğini ve kendisinin onu büyüttüğünü anlatan Amsha Heso, “Kendi çocuklarımla birlikte Sîpan’a da anne gibi baktım. Sîpan, Amûdê’de doğdu ve çocukluğu orada geçti. Çok efendi, sakin, zeki ve sempatik bir çocuktu. Birçok aile ve çevre tarafından sevilirdi” dedi.

Daha sonra ailesiyle birlikte Qamişlo’ya yerleşmek zorunda kaldığını belirten Heso, Sîpan’ın Amûdê’de kaldığını, kendisinin ise telefonla onu ve diğer kardeşlerini aramayı sürdürdüğünü söyledi.

Sîpan hep umutluydu

Savaşın şiddetlenmesi üzerine 2014 yılında ailesiyle birlikte Mardin’in Kızıltepe ilçesine göç ettiklerini anlatan Heso, burada ciddi ekonomik sıkıntılar yaşadıklarını belirtti. Eşinin inşaatta çalışırken düşerek yaralanmasının ardından yaklaşık 10 yıl önce Belçika’ya göç ettiklerini ifade eden Heso, iki yıl boyunca ailesinden ve Sîpan’dan haber alamadığını söyledi. DAİŞ’in yenilgisinin ardından yeniden iletişim kurduklarını belirten Heso, kardeşiyle neredeyse her gün görüntülü konuştuklarını söyledi. Heso, Sîpan’ın umutlu konuştuğunu belirterek şöyle devam etti: “Beni çok severdi, sürekli arardı. Durumun düzeleceğini, her şeyin güzel olacağını anlatırdı. ‘Rojava özgür olacak, kendi dilimizle, kendi kimliğimizle yaşayacağız’ diye hayaller kurardı.”

İki kardeşi de şehit

Sîpan’ın uzun süredir QSD saflarında savaştığını anlatan Heso, iki abisi de şehit düştüğü için kardeşi konusunda sürekli kaygı duyduğunu söyledi: “İki kardeşimi bu savaşta kaybettiğim için hep korkuyordum, tedirgindim. O ise bana, ‘Topraklarımızı korumak zorundayız abla. Ben yapmazsam kim yapacak, topraklar nasıl özgürleşecek?’ derdi.”

Düğün hazırlığı yapıyordu

Sîpan’ın katledildiği gün ailece telefonla görüştüklerini anlatan Heso, kardeşinin evlilik planları yaptığını söyledi: “Bir yakınımızın kızıyla tanışmıştı, evlenmeyi düşünüyordu. ‘Beğendim, birbirimizi seviyoruz, gidip isteyeceğiz’ dedi. Çok mutlu oldum. Kardeşim büyümüş, aile kuracaktı diye düşündüm. ‘Dayının düğünü bitsin, sonra seninkini yaparız’ dedik.”

Sîpan bir daha dönmedi

Görüşme sırasında Sîpan’ın görev telefonuna bir çağrı geldiğini belirten Heso, o anları şöyle anlattı:“Bana, ‘Abla, beni arıyorlar. Toplantıya gitmem gerekiyor, gelince seni tekrar arayacağım’ dedi. Ben de onu bekliyordum, çünkü konuşmamız bitmemişti. Sîpan bir daha dönmedi.”

“Evet kardeşimiz…”

Kardeşine ait görüntü ve fotoğrafları internette ilk gördüğünde Sîpan’ın öldürüldüğüne inanmak istemediğini belirten Heso, “Önce ‘O değil’ diyerek kapattım. Fotoğrafı oğluma gösterdim. Oğlum, görüntülerdekinin dayısı olduğunu söyledi” dedi.

O an yaşadıklarını, “Dünya başıma yıkıldı. Kendime gelemedim, tüm ailem yıkıldı. İnanmak istemedik” sözleriyle anlatan Heso, Federe Kürdistan Bölgesi’nde yaşayan kız kardeşini aradığını söyledi. “‘Bu olay doğru mu?’ diye sordum. Telefonun diğer ucundan ağlayarak gelen cevap kısaydı: ‘Evet, kardeşimiz Sîpan’ı katlettiler.’”

Sîpan'ı çağıran kişi kimdi?

Sîpan’ın entegrasyon süreci kapsamında devlet bünyesinde askeri görev yapmaya başladığını hatırlatan Heso, yaşanan cinayetin kendilerinde ciddi soru işaretleri yarattığını belirtti.

“Entegrasyon sürecinde böyle şeyler yapılmayacaktı. Ama kardeşim katledildi. Bu yüzden güvenimiz sarsıldı ve bunun devam edeceğine inanıyoruz” diyerek kaygılarını iletti.

Sîpan’ı “toplantı var” diyerek telefonla çağıran kişinin hâlâ bulunamadığını belirten Heso, “O kimdi? Onu oyuna getiren, çağıran, oradan alıp götüren ve katledenler bulunsun” dedi.

Kardeşinin belirli bir noktaya çağrıldıktan sonra Kürt güçlerinin kontrolünde olmayan bir bölgeye götürülmüş olabileceğini belirten Heso, Sîpan’ın telefonunun da bulunamadığını söyledi.

“Bunu kimin yaptığını bilmiyoruz. Ailesi olarak faillerin bulunmasını talep ediyoruz” diye konuştu.

Cinayet aydınlatılmalı

Amsha Heso, hem QSD’ye hem de Suriye devletine “Neden bunu yaptılar kardeşime?” diye sordu. Cinayetin aydınlatılması ve faillerin ortaya çıkarılması gerektiğini vurgulayarak, “Barış dediler, anlaşma dediler. Biraz rahatlamıştık. En azından gençlerimiz ölmeyecek diye sevinmiştik. Ama yine katlettiler. Katletmeye de devam edecekler diye korkuyoruz” dedi.

Heso, QSD ve Suriye devletine çağrısını şöyle sürdürdü:

İki tarafa da sesleniyorum

“Her iki tarafa da sesleniyorum: Kardeşimin katillerinin bulunmasını istiyorum. Derhal failler bulunsun, neden yapıldığı açıklansın ve bunun tekrarlanmaması için gerekli adımlar atılsın. Bizim gibi binlerce aile acı çekti. Diğer kardeşlerimi de kaybettim. ‘Savaştır’ dedik, kabullendik. Ama bu çok vahşiceydi. Bunu ne ben ne çocuklarım ne de ailemizden hiç kimse unutacak. Bunu kabul etmiyoruz.”

Planlı bir cinayet

Heso, son olarak kardeşinin kimseyle husumeti olmadığını ve çevresi tarafından sevildiğini belirterek cinayetin kişisel bir mesele olmadığının altını çizdi: “Sîpan’ın hiç kimseyle düşmanlığı yoktu, herkes onu severdi. Bu kişisel bir husumet değil, planlanmış bir girişimdir. Kürt mücadelesine ve kazanımlarına yönelik bir saldırıdır.”