- Serhat Orak (Bager Tetwan), Kürt halkına yönelik zulüm ve baskılara karşı 2015'te gerillaya katıldı ve 11 Ekim 2016’da şehit düştü. Oğlunun şehadet yıl dönümünde konuşan annesi Raife Orak, “Zulmü ve baskıyı kabullenmedi" dedi.
Kürt halkı, varlık ve özgürlük mücadelesinde ağır bedeller ödedi; soykırıma ve yok sayılmaya karşı tarihi bir direniş sergiledi. Bu eşsiz mücadelenin içinde yer alan ve sonuna kadar direnen isimlerden biri de Serhat Orak’tı (Bager Tetwan).
Serhat Orak, henüz küçük yaşlarda Özgürlük Hareketi’ni tanır, zorluklar içinde büyür ve çalışmaların içinde yer alır. Baskı ve zulme karşı direniş yolunu seçer; en ön saflarda, sonuna kadar mücadele eder. Serhat, çocukluğunda oldukça yetenekli ve zor koşullar karşısında korkusuz biriydi. Haksızlığı ve baskıyı kabul etmeyen bir duruşa sahipti. Bu duruş, zamanla Serhat’ın yüreğinde zalimlere ve baskı uygulayanlara karşı bir öfkenin de oluşmasına yol açtı. İnsani yönüyle arkadaşlarına karşı şefkatliydi ve onlarla ilişkilerinde fedakârlığı esas alıyordu.
Anne Raife Orak, yaşadığı her gelişmeyi ve edindiği bilgileri oğlu Serhat ile paylaşır, onu olgun bir insan gibi yetiştirirdi. Pek çok konuda onunla bir arkadaşıymış gibi sohbet eder, oğlunun yetişmesinde büyük emek harcardı. Bu yaklaşım, Serhat’ın düşünce dünyası üzerinde önemli bir etki yaratır; yaşına göre daha olgun düşünür ve davranırdı. Yurtseverlik duygusu, Serhat’ın kişiliğinde önemli bir yer tutuyordu. Serhat, 27 yaşına kadar ailesiyle birlikte yaşadı ve çeşitli çalışmalarda yer aldı. 27 yaşında ise Özgürlük Hareketi saflarına katıldı. Serhat Orak, katılmadan önce bu kararını annesiyle de konuşur ve isteğini onunla paylaşır. Serhat, annesine “5 çocuğun var. Bırak, biri de onlar için olsun. Ben de onlardan biriyim. Dört çocuğun senin yanında kalsın” der. Annesinin gözlerinden yaşlar süzülürken Serhat, “Anne, ağlasan da ağlamasan da ben bu zulmü ve hakareti kabul etmiyorum” diye teskin eder.
Acaba Serhat aralarında mı?
Serhat Orak, 2015'te Özgürlük Hareketi’ne katılır ve 11 Ekim 2016’da şehit düşer. Türk devleti, 2016'da Özgürlük Hareketi’ne ve Kürt halkına karşı “Çöktürme Planı"nı uyguluyordu. Binlerce anne gibi Raife Orak’ın yüreği de korku ve endişeyle doluydu. Sürekli çatışma bölgelerinden gelecek haberleri bekliyordu. Raife Orak, televizyonda Oranis köyünde 5 gerillanın şehit düştüğüne ilişkin haberi duyar. AW'den Sema Gezici ve Önder Akbulut'a konuşan Raife Orak, o günleri şöyle anlattı: “Serhat’ın o bölgelerde olduğunu biliyorduk. Televizyon izliyorduk, haber karşımıza çıktı. Oranis’te 5 gerillanın şehit düştüğünü söylüyorlardı. Ben de ‘Şimdi anneleri ne kadar üzülmüştür. Anneleri ve babaları başlarında yok. Hepsi bizim evlatlarımız’ dedim. Aralarında bir fark yok. Sonra içime bir korku düştü. 5 gerilla şehit düşmüş, acaba Serhat da onların arasında mı, diye düşünüyordum. Bana onun şehit düşmediğini söylüyorlardı. Yalnızca meraklanmayayım, üzülmeyeyim diye böyle söylüyorlardı.”
Serhat da şehitler arasında
Raife Orak, oğlu Serhat’ın ve dört arkadaşının şehadetinden 8 gün sonra haberini alır. Bir akşam aileye ve anneye haber gönderilir; Serhat’ın cenazesinin Wan’a (Van) getirildiği söylenir. Akşam saatlerinde akrabalar ve aile üyeleri bir araya gelir, cenazeyi almak üzere Wan’a doğru yola çıkarlar. Raife Orak, “Cenazeyi aldık, yıkadık, Kotomê’ye götürdük ve orada taziyesini kurduk. Kürt halkı üzerinde büyük bir zulüm var. Biz de büyük bedeller ödedik. Biz barış istiyoruz, savaş istemiyoruz” dedi. BEDLÎS