Peki dünyanın diğer bölgelerindeki kadınlar bu yılki 8 Mart’ı nasıl karşılıyor? Gündemlerinde neler var? Hangi etkinliklerle hangi konuları gündemleştirecekler?


Medyada 8 Mart?

Tek tek bütün 8 Mart etkinliklerinin yer aldığı bir havuz yok. Özellikle kırsal alanlarda yapılan eylemlerden maalesef medya tarafından da pek haberdar edilmiyoruz. Bu boşluğu doldurmaya çalışan internationalwomenday.com sitesi birkaç seneden beri kadın örgüt ve gruplarını, yapacakları eylem ve etkinlikleri kendi sayfasında duyurmaya çağırıyor. Mevcut durumda sitede bu yılki 8 Mart vesilesiyle yapılacak 894 eylem ve etkinlik yer alıyor. Bunların büyük çoğunluğunu, Britanya, ABD, Avusturalya ve Kanada’daki kadın örgütlerin eylem takvimi oluşturuyor. Fakat diğer ülkelerdeki kadınların bu yılki 8 Mart gündemine dair de veri sunuyor.

Yeni kampanyalar başlatılıyor

Örneğin Avusturalya’nın Sydney kentinde yapılacak bir etkinlik ile “Kadına yönelik şiddeti sonlandırmak için sesini yükselt!” adlı kampanyanın startı verilecek. Hindistan’ın Yeni Delhi kentinde Betiyan Dergisi, kız çocuklarının her türlü haklarının korunmasına dönük bir kampanya başlatıp, bu konuya ilişkin eğitim çalışmalarını düzenliyor. Derginin çalışanları bu amaçla 8 Mart öncesi ve sonrasında kapı kapı gezip bilgilendirme çalışmasını yapacak. İrlanda’nın Wexford kentinde yapılacak CTU Kadın Konferansı’nda iki gün boyunca kadına yönelik şiddet konusu tartışılacak. Kenya’nın başkenti Nairobi’de 13-18 yaş arası genç kadınlara sahip oldukları haklarla ilgili eğitim verilecek. Aynı şehirde Afrikalı Kadın Eğitmenler Forumu’nun örgütlediği bir takım etkinlik ile eğitimde cins eşitliği konusu ele alınacak. İsviçre’nin Zürih kentinde cinsler arası eşitlik konusunda duyarlılığı arttırmak amacıyla bir yürüyüş yapılacak.

BM’nin gündemi: Kalkınma

2010 yılında bünyesinde BM Kadın Örgütü’nü kuran Birleşmiş Milletler, her yıl olduğu gibi bu yıl da 8 Mart’ı bir ana tema ile karşılıyor. Bu yılki tema “Kadınlar için eşitlik herkes için kalkınma demektir”. Bu slogandan da anlaşıldığı üzere BM, 8 Mart’ı bu yıl kalkındırma politikaları kapsamında ele alıp, kadınların yaşadığı eşitsizlik durumunun aşılmasıyla yoksulluğun da ortadan kaldırılabileceği algısını yaratıyor. Bu bağlamda eşitsizlik, öncelikle ekonomik bir sorun olarak ele alınıyor. Oysa ekonomik anlamdaki eşitsizlik ve yoksulluk da, ataerkil ve kapitalist sistemin yarattığı sonuçlar olup, bu çerçevede ele alınmayı gerektiriyor. Önceki yılın 8 Mart’ında ise “Sözümüz sözdür: Kadına yönelik şiddeti sonlandırmak için eylem zamanı” ana teması belirlenmişti.

Yeni slogan: İlham ver

BM, ana tema ile birlikte kadın örgütlerini de her yıl belli bir slogan etrafında eylem ve etkinlik geliştirmeye çağırıyor. Bu yılki slogan “Değişime ilham vermek”. Birçok kadın grup ve örgüt, bu sloganı esas alıp etkinliklerinin içeriğini belirledi. Bu bağlamda dünyanın birçok yerinde iş hayatında başarılı kadın hikayelerini paylaşmaya dönük etkinlikler organize ediliyor. Örneğin Güney Afrika’nın Pretoria kentinde “Gelecek kuşağa değişim ilhamını ver” başlığı altında iş hayatında başarılı kadınların konuşmacı olarak katılacağı bir konferans düzenleniyor. Bu tarz birçok etkinlik gerçekleştirilecek.

İş dünyasına katılıma teşvik

Bununla birlikte özellikle kadının ekonomik yaşama katılımını teşvik edecek etkinlikler organize ediliyor. Kore’de “Değişime liderlik yap, barışa liderlik yap” sloganıyla bir festival düzenleniyor. Internationalwomensday.com sitesinde buna benzer birçok etkinliğin duyurusu yapılıyor.
Elbette yukarıda yer alan eylem ve etkinlikler, bu yılki 8 Mart etkinliklerinin sadece bir kısmının gündemini yansıtıyor. Kadına yönelik şiddet, savaş, kadın sağlığı, bir bütünen kadın hakları, göçmen kadınların durumu gibi konular, bu yıl da kadın örgütlerinin gündeminin önemli bir kısmını oluşturacak.

8 Mart’ı savunmak gerek

Fakat özellikle BM perspektifi güdümlü geliştirilen etkinliklerde dikkat çeken bir husus, radikal ve toplumsal bir değişimi hedeflemekten ziyade ekonomik anlamda başarmış birkaç örneği ilham kaynağı diye göstererek, kadınlara “siz de başarabilirsiniz” mesajının verilmesidir. Değişim, sorunların köklü çözümlenmesi ve bu bağlamda güçlü alternatiflerin geliştirilmesiyle mümkün olabilir ancak. Bu anlamda bir mücadele günü olan 8 Mart’ın politik karakterinin savunulmasına ve korunmasına ihtiyaç var.


MERAL ÇİÇEK