Mayıs 2012'den itibaren anayasa çalışmalarına aktif olarak katıldıklarını ifade eden BDP Eşbaşkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş, anayasa tartışmalarında gelinen noktanın yetersizliğine vurgu yaptı.
Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nda meclisteki dört parti şimdiye kadar sadece 59 maddede anlaşabildi. Son oturumda, Anayasa'nın ilk dört maddesi ele alındı, ancak Anayasa'nın değişmez üç maddesi ve vatandaşlık hakkı ile anadilde eğitim konusunda uzlaşma sağlanamadı. Komisyon içinde başından itibaren yer alan BDP Eşbaşkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş, Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nda gelinen noktayı DİHA'ya değerlendirdi. BDP olarak anayasa yapım sürecine stratejik olarak yaklaştıklarının altını çizen Beştaş, anayasanın Türkiye'de başta Kürt sorunu olmak üzere demokratikleşme ile ilgili, farklı halk ve kimliklerin, dillerin, inançların, cinsel yönelimlerin ve kadın haklarının çözülebileceği temel yasa olduğunu belirtti.
Çıplak mankene kravat takılıyor
Danış Beştaş şöyle konuştu: "1921'den sonraki 1924, 1961 ve 1982 anayasalarını düşününce bugün kabul edilen 59 madde bu sorunların hiçbirisine çare değil. Yani bir kopuş anayasasından bahsediyoruz. Yani '82 Anayasası'ndan ayrı yeni bir anayasadan bahsediyoruz. Ama partiler özellikle CHP ve MHP bu konuda daha geri bir noktada duruyor. Kopuş anayasası yerine anayasa değişiklikleri gibi yaklaşımlar gösterebiliyorlar. Bu yönüyle 'bizim gönlümüze göre tam olarak evet dediğimiz madde geçti mi' derseniz tabi ki buna 'evet' demek çok zor. Çünkü evet dememiz için bizim taslağın geçmesi gerekiyor. Bir mankenin bütün kıyafetini dikemediğinizi ve çıplak bir mankene kravat taktığınızı düşünün. Biraz durum buna benziyor."
Temel konularda uzlaşma yok
Temel konularda anlaşma sağlanamadığının altını çizen Danış Beştaş, sözlerine şöyle devam etti: "Mesela hala eşitlik maddesinde uzlaşabilmiş değiliz. İşte geçen maddeler, 'yabancı ülkelerde yaşayan yurttaşlar, sporda tahkim, tüketicinin korunması' vb. Tabi ki anayasanın hiçbir maddesi önemsiz değildir. Her madde kendi içinde önemlidir. Ama önemli olan o anayasanın ruhunu, paradigmasını ortaya koyan temel aygıttır. Bunlar temel hak ve özgürlüklerdir. İşte yasama organının yapısıdır, sistem ne olacak? Bölge yönetimleri ademi merkeziyetçi bir sistem midir? Dillere yaklaşımı nedir? Farklı inançlara, kimliklere yaklaşımı nedir? Eşitlik anlayışı nedir? Bunların hepsi anayasanın paradigmasını oluşturur. Bu konuda maalesef bir uzlaşı sağlanabilmiş değil. Bu konuda iyi bir noktada değiliz."
'Anayasa tüm kimlikleri korumalı'
Anayasanın çözmesi gereken temel sorunun Kürt sorunu olduğunu ifade eden Beştaş, "Bu anayasa, Kürt halkının taleplerini karşılayamayacaksa yeni ve demokratik bir anayasa olamaz" dedi. Türkiye Cumhuriyeti devletinin kuruluşundan bugüne 21 anayasasından sonra gitgide katılaşan, Türklük üzerine, tek tip, monolotik bir anayasa olduğunu kaydeden BDP Eşbaşkan Yardımcısı, partilerinin yaklaşımını şöyle tanımladı: "Halbuki Türkiye Kürdüyle, Türküyle, Sünnisiyle, Alevisiyle, Süryanisiyle, Keldanisiyle, Ermesinisiyle, eşcinselleri ile çok kimlikli bir toplum ve bu kimliklerin hepsine anayasa koruma sağlamalı. Bizim yaklaşımımız sadece Kürt halkının haklarını koruyan bir anayasa değil. Parti olarak, ulus devlet yaklaşımımız yok. Biz demokratik, cinsiyet özgürlükçü, çevreci bir paradigmayı savunduğumuz için, demokratik özerkliği esas alan, bölge yönetimlerini esas alan, halkın kendiyle ilgili verdiği kararlara saygılı olan bir anayasa istiyoruz."
'Anadilde eğitim hayatidir'
Anadilde eğitimin kendileri için hayati bir mesele olduğunu vurgulayan Danış Beştaş, milyonların konuştuğu Kürtçe'nin bütün imha, inkar ve asimilasyon politikalarına rağmen yok edilemediğini belirtti. Beştaş, "Kürt halkının dil hakkının bu anayasada güvence altına alınması gerekiyor. Bu, anadili her alanda kamusal-özel ayrımı yapmadan kullanmaktır. Bir dil eğitim dili olmazsa neler yaşandığını tarihsel belgeler ortaya koyuyor. Yani Kürt dilinin gerçekten bugüne kadar yaşayabilmesi, sanat, yayın, edebiyatta olması inanılmaz bir başarı öyküsüdür. Kürt halkının bu konudaki amaçları inanılmaz saygıdeğer bir davranış" dedi.
Kürt politikası iflas etti
Devletin Kürt politikasının iflas ettiğini kaydeden Danış Beştaş, "Bir dilin inkar edilmesi politikası başarısız olmuştur. İflas etmiştir. Kürt dili yok edilememiştir. Kürt halkı yok edilememiştir. Kürtler Türkleştirilememiştir. Bu nedenle bu statünün kabul edilmesi gerekiyor. Anadilin, bölge yönetimlerin kabul edilmesi gerekmektedir. Niye İstanbul bir özerk bölge olmasın, niye 'özerk Kürdistan' bölgesi olmasın? Bu sonuçta yasama meclisinin karar verebileceği bir mekanizmaya dönüşsün ve statüsü kabul edilsin" diye konuştu.
Kadın-erkek eşitliği konusunun da önemle üzerinde durduklarını vurgulayan Danış Beştaş, "Taslağımızı gerçekten kadın-erkek eşitliğinin hayatın her alanında vücut bulması üzerine kuruyoruz. Çocuk hakları, gençlik hakları, çevre hakları, farklı inançların hakları için önerilerimiz var" dedi.
'Hükümet oldu bittiye getiriyor'
Hükümetin anayasa tartışmalarına yaklaşımının "geçiştirmeci ve hızlı bir biçimde oldu bittiye getirme" şeklinde olduğunu dile getiren Danış Beştaş, "Başbakan, '48 maddeyi geçirelim' dedi ama neyi geçirecek? Daha eşitlik maddesinin kabul edilmediği, anadilin çözülmediği, ilk dört maddenin çözüme kavuşturulmadığı, değişmez maddelerin üzerinde bir uzlaşı olmadığı, anayasanın ilk 3 maddesinde uzlaşılmadığı noktada ne geçecek?" diye sordu. AKP'nin tavrını doğru ve samimi bulmadığını ifade eden BDP Eşbaşkan Yardımcısı, vatandaşlık tanımı, anayasanın değişmez ilk üç maddesindeki devletin nitelikleri, anadil meselesi, kültürel çoğulculuk, kadın erkek eşitliğinin sağlanması ile ilgili maddeler değişmediği müddetçe yeni bir anayasanın mümkün olmadığını belirtti.
'Vicdanen rahatız ama tekiz'
Partilerinin anayasa konusundaki tavrının net olduğuna vurgu yapan Danış Beştaş, "BDP'nin tavrı nettir. Anayasa konusundaki çalışmaları, yaklaşımları, ortadadır. Tarih bunu gösterecektir. O masada neler konuşuldu, bizler neleri savunduk, nerede durduk? Türkiye'nin her bir bireyi için, her kimliği için aynı savunuyu yaptığımızı Türkiye halkları görecektir. Bu konuda vicdanen rahatız. Ama maalesef tek partiyiz. Oyumuz sonuçta çoğunluğu sağlayamıyor" diye konuştu.
'Hükümetin tutumu değişmeli'
Beştaş, şöyle devam etti: "Türkiye'de Kürt siyasal ve özgürlük hareketi sayesinde muazzam bir güç ortaya çıktı. Biz barış ve demokratikleşmeyi birbirinin ayrılmaz parçaları olarak görüyoruz. Mücadelemiz buna yöneliktir. Bizim, paketlere yaklaşımımız da budur. Parti olarak paketlerin hazırlanmasından tutalım, nelerin değiştirilmesi gerektiği konusuna kadar ciddi bir çalışma yürütüyoruz. Fakat, hükümetin bu konudaki yaklaşımı erteleyen, oyalayan, hafif iyileştirmeler yapan ama o sorunu üç veya bir yıl sonra tekrar gündemleştiren bir tutum. Radikal, köklü taleplere yanıt veren bir yaklaşım maalesef olmadı. Bundan sonra değişmesi gerekiyor."
Anayasa yapılmak zorunda
"Anayasa Uzlaşma Komisyonu çalışmaları çok iyi gitmiyor. Bu bir realite olarak önümüzde duruyor. Ama, bu anayasa yapılmak zorunda" diyen Danış Beştaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Çünkü, bu anayasa yapılmadığı sürece Türkiye'de sorunların çözümü önüne devasa bir barikat var. Ve bu barikat '82 anayasası. Anayasayı aşmak gerekiyor. Diğer siyasi partilerin de bizimle, aynı sorumlulukla yaklaşması gerekiyor. Partilere biz defalarca söyledik. İç organlarında, kendi tabanlarıyla tartışması ve demokratik kamuoyuyla paylaşması gerekiyor. Bir toplumsal sözleşme yapılıyor. Bunun için toplumun taleplerini, istemlerini, görmemiz gerekiyor ve onu oraya yazmamız gerekiyor."
'Anayasaya müdahil olun'
Komisyon çalışmalarının devam edeceğini belirten Beştaş, demokratik kamuoyunun taleplerinin karşılanmadığı bir anayasaya evet diyemeyeceklerinin altını çizerek şu çağrıyı yaptı: "iz tekçi, ideolojik sadece dar bir yaklaşım içinde olan bir parti değiliz. Herkesin hak ve özgürlüklerini savunurken, tabi ki Kürt halkının hak ve özgürlüklerini savunuyoruz. Eşit yurttaşlık haklarının mutlaka güvence altına alınması gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye'nin anayasa yapılırken, daha çok müdahil olması gerektiğine inanıyorum. Çünkü, kendi anayasası yapılıyor. Bu konuda daha çok konuşması, sesini duyurması, sokağa çıkması, partilere masaya görünür olması gerekiyor. Bir anayasa yapılıyor ama bu sizin anayasanız olmuyor. Sizin anayasanız olması için herkese lütfen katılın diyoruz" çağrısında bulundu.
NAGİHAN AKARSEL/MEHMET ŞAH ORUÇ-DİHA/ANKARA