
Evet, Türk ordusu bu sefer de suçüstü yakalandı. Bazı yalan ve kemkümlerle katliamın üstünü kapatmaya çalışsa da, Kürt halkının duyarlı duruşu ve Kürt medyasının “gerçekler karanlıkta kalmayacak” ilkesinden hareketle ısrarlı takibi karşısında kabul etmek zorunda kaldı. Katliama izahatlar getiren Genelkurmay Başkanı adeta yeni katliamlara davetiyeler çıkartan tarzda bir açıklama yapmıştır.
“Bombalama bölgesinde teröristlerin geçtiği haberi alınmış ve yapılan değerlendirme sonucunda bombalama yapılmıştır” diyerek, özürü kabahatından daha büyük bir tutum içerisine girmiştir. Demekki orada teröristler geçmiş ve dolayısıyla Tayyip Erdoğan’ın kimyacı genel kurmay başkanı da bu büyük katliamı yapmıştır....
Bari konuşmayın, açıklama yapmayın, olay hakkında herhangi bir izahatta bulunmayın!
Ya sessiz kalın, ses çıkartmayın, kulaklarınızı kapatın ve hiç bir şey duymayın, ya da katliamı kabul edin, ‘evet, orada Kürtler yaşıyor, Kürtlerin yaşadığı her yerde terörist geçiyor, teröristlerin geçtiği her yeri bombaladık, bombalayacağız.’ Ve şunu söyleyin haykırın, hem de yüksek sesle söyleyin: “Hocamız Fethullah Gülen Kürtlerin katliamı için fetva çıkarttı, biz de bu fetvanın gereğini yaptık, yapacağız...
Evet, ‘erkekçe’ konuşun ki, Kürtler kızmasınlar, öfkelenmesinler, ‘bizimle dalga geçiyor’ deyip tepeleri atmasınlar! Mert olun ki, Kürtler bu mertliğinize göre davransın!
‘Size yaşama hakkını tanımayacağız’ deyin ki, Kürtler ona göre bir duruş sergilesin.
‘Tek bir Kürt kalana kadar savaşa devam’ deyin ki, Kürtler de ona göre tutum ortaya koysun.
Kürtlerle oynamayın, onlarla dalga geçmeyin, ‘orada teröristler geçmişti, biz de vurduk’ diye kara yalanlarla kimseyi aldatmaya çalışmayın!
35 Kürdü kalleşçe öldürdünüz!
35 Kürt genci vahşice katlettiniz!
35 yurtseveri hunharca vurdunuz...
Fethullah Gülen’in “Kürtleri öldürün, 50 bin kişi de olsa yok edin” dediği fetvasının gerekleri yerine getirildi. Tayyip Erdoğan’ın “kadın da olsa, çocuk da olsa gereğini yapın” dediği yapılmıştır. Abdullah Gül’ün “iyi şeyler olacak” dediği ‘şey’ yapılmıştır. AKP’nin ve diğer rantçılarının “açılım devam ediyor” dediği açılımın başarısı için bu vahşi katliam gerçekleştirilmiştir.
Ahmet Altan, Yasemin Çongar, Neşe Düzel, Orhan Miroğlu ve diğer ‘liboş’ların ‘PKK zayıflandıkça AKP güçlenecek, AKP güçlendikçe ordunun hareket sınırları daralacak ve giderek Kürtlerin teslim alınması ile birlikte demokrasi gelecek’ dedikleri şeyin gereği yapılmıştır...
Ama nafile!
Kürt halkının sesini kesemeyeceksiniz!
Kürtlerin iradesini kıramayacaksınız!
Kürtlerin ruhunu asla çalamayacaksınız!
Kürtleri katlederek onlara diz çöktüremeyeceksiniz!
Kimyasal silahlarla, Herronlarla, vahşi uygulamalarınızla Kürtlerin özgürlük tercihlerinden saptıramayacaksınız!
35 Kürt yurtseverinin katledildiği Köyde onurlu bir Kürt kadının; “ben PKK’liyim, ben gerillayım, gelin beni de öldürün, beni de bombalayın, siz ne yaparsanız yapın biz teslim olmayacağız, özgürlüğümüzden vazgeçmeyeceğiz” haykırışlarını asla kesemeyeceksiniz. 35 Kürdü katlettiğiniz saatlerde emin olun ki en az 72 Kürt genci gerilla saflarına katılmıştır...
Peki, “Avrupa ne diyecek” sorusu bile artık bana anlamlı gelmeyen bir soru oluyor. Avrupa, ABD ve diğer güçler yine her zaman olduğu gibi ceplerine atacakları yeşil doları düşünecek, rantlarını hesaplayacak, Ortadoğu’un labirentlerinde kime ne gibi rol verilecek hesabını yapacaklardır...
Bu nedenle ne Avrupa, ne ABD, ne diğer güçler, ancak Kürtler ve Türkiye demokratik güçleri, aydınları ve ‘ben insanım’ diyenler ancak bu katliamları durdurabilecektir.
fuatkav@hotmail.com