
Amed'e bulunan kil tabletlerde 2 bin 500 yıl öncesine ait unutulmuş bir dilin izine rastlandı. Bölgede yapılan kazı çalışmalarından sorumlu arkeologlardan Cambridge Üniversitesi’nden Dr. John Macginnis, şimdiye kadar bilinmeyen bu dilin ve tabletin üzerindeki yazının sırrını anlattı. Tabletin üzerinde Süryanice çivi yazısı ile yazılmış 60 kadın ismi var. Macginnis, tablette ismi geçen 60 kadının Asur İmparatorluğu, Zagros dağları etrafındaki bölgeyi istila ettiğinde oradan getirilen ve sarayda çalıştırılan kadınlar olduğunu düşünüyor. Kil tablet iki yıl önce çıkarılmasına rağmen, şifresinin çözülmesi zaman almış.
Bölgenin adı Tuşhan
Süryanice çivi yazısının şifresinin yüzyıldan fazla bir süre önce çözüldüğünü, dolayısıyla tabletin üzerindeki yazıların okunabildiğini belirten Macginnis, kadın adlarının bir iki tanesi dışında geri kalanının bölgede bilinen dillerle hiçbir benzerlik taşımadığını söylüyor. Çalışmalar bu dilin 2 bin 500 yıl öncesine ait unutulmuş bir dil olduğunu gösteriyor. Macginnis’e göre bu dil, Asur İmparatorluğu’nun doğu bölgesine ait olabilir. Geç Asur dönemlerinde (M.Ö. 1300-600) Asur İmparatorluğu’nda çok önemli bölgesel bir kent. Geç Asur döneminin en önemli yerleşim yerlerinden biri olan Ziyaret Tepe’nin bu dönemdeki adı ise Tuşhan olarak geçiyor. Macginnis, imparatorluğun bazı bölgeleri ile ilgili bilginin mevcut olduğunu, ancak İran’ın batısındaki bölge ile ilgili hiçbir bilginin olmadığını söylüyor. Bu anlamda Ziyaret Tepe’den çıkarılan bu tablet, tarihsel ve dilbilimi açısından da büyük bir gelişme.
Ilısu Barajı yok edecek
Tabletler yaklaşık M.Ö. 614 - 611 yıllarına ait ve üzerlerinde çivi yazısı bulunuyor. AKP hükümetinin inatla yapımını sürdürdüğü ve Antik Kent Hasankeyf de dahil bölgedeki tüm tarihsel kalıntıları yok edecek olan Ilısu Baraj nedeniyle 1997’den bu yana bölgede kazı çalışmaları yapılıyor. Macginnis, kazı çalışmalarının devam ettiği bölgenin alt taraflarının, Ilısu Barajı’nın tamamlanmasının ardından sular altında kalacağını söyledi. Ilısu Barajı’na binlerce insanı yerinden etmenin yanı sıra, bölgedeki tarihi kalıntıları yok edecek ve ekolojik dengeyi ciddi bir hasara uğratacak olması nedeniyle yaşam savunucuları tarafından karşı çıkılıyor. Ilısu Barajı’na karşı çıkan gruplar, Hasankeyf ve Dicle Vadisi’nin UNESCO tarafından belirlenmiş 10 kriterin 9’unu doldurduğunu söyleyerek, UNESCO Doğal ve Kültürel Miras listesine dahil edilmesini talep ediyor.
AMED