BDP Eşbaşkanı Gülten Kışanak, Stockholm İşçi Eğitim Merkezi’nde düzenlenen ve yaklaşık 400 kişinin katıldığı halk toplantısında Türkiye ve Kürdistan’daki gelişmeleri değerlendirdi. Kürt halkının haklı özgürlük mücadelesine karşı imha ve asimilasyon politikalarının devreye konulduğunu belirten Kışanak, Kürtler’e karşı kritik bir sürecin devreye konulduğunu belirtti.
Kürt halkı için bölgesel düzeyde kazanma ve kaybetme riskini birlikte taşıyan bir süreç geliştirildiğini belirten Kışanak şöyle konuştu: ‘’Bu gerçeklikten hareketle olanaklarımızı ve koşulları iyi değerlendirmek zorundayız. Ortadoğu bugün kaynayan bir kazandır. 20 yüzyılda kurdurulan devletlerden hiç birinin meşruiyeti kalmamıştır. Bu ülkelerde yaşayan halkların tamamının bir özgürlük arayışı var. Bu durum Kürt halkı açısından olanaklar yaratıyor.” Ortadoğu’nun yeniden şekillenmesinde Kürt halkının taleplerini göz önüne almayan bir çözümün mümkün olmadığının altını çizen Kışanak, Kürt Özgürlük Hareketinin tüm Ortadoğu’nun siyasetini belirleyecek etkili bir güç haline geldiğini vurguladı.

‘Öcalan’ın özgürlüğü ertelenemez’
Kışanak konuşmasında Öcalan üzerindeki tecride de dikkat çekerek, 13 yıldır uygulanan tecrit ile Kürt Halkının iradesinin teslim alınmak istendiğini belirtti. Öcalan’ın özgürlüğünün hiçbir gerekçe ile ertelenip, ikinci plana atılamayacağını vurgulayan Kışanak, önderi tutsak olan bir halkın özgür olamayacağını söyledi.

Devlet çözümsüzlüğü gizliyor
Kışanak konuşmasında AKP hükümetinin psikolojik savaş yöntemlerine de dikkat çekti.  AKP İktidarının son dönemlerde bilinçli olarak bir muhataplık tartışmasını başlattığını belirten Kışanak şunları söyledi: “AKP de devlet de, Erdoğan da biliyor, herkes biliyor; Kürt Halkı adına mücadele eden tüm kurumların ve kişilerin ortak olarak muhatap gösterdiği kişi Sayın Öcalan’dır. Bunu defalarca yüzlerine karşı söylememize rağmen, meydanlarda açıkça ifade etmemize rağmen yeniden bu konuyu sormalarının ve bunun üzerinden bir siyaset yürütmelerinin iki amaçları var. Devlet, Kürt sorununu çözecekmiş gibi bir görünüm vermeye çalışarak, sorunun esas muhataplarıyla da görüşmüyor. Çözüm olacağına dair kitleleri inandırmaya çalışarak çözümsüzlük politikalarını gizliyor.’’ Devletin ikinci amacının da Kürt kurumları ve örgütleri arasında  çelişki yaratmak olduğunu belirten Kışanak, tüm Kürtleri devlet politikalarına karşı duyarlı olmaya çağırdı.

Baskılarla mücadele bitirilemez
Kışanak Kürtlere yönelik gözaltı operasyonları ve tutuklamaları da değerlendirerek, siyasi soykırım operasyonlarının Kürt halkının örgütsüz bıkarılması ve özgürlük mücadelesinin tasfiye edilmesi amacıyla devreye konulduğunu belirtti. 3 yıl içinde 8 bini aşkın Kürdün tutuklandığına dikkat çeken Kışanak, devletin halkı 90’lı yıllarda köy boşaltmalar ve faaali meçhul cinayetlerle, şimdi ise toplu tutuklamalarla teslim almaya ve sindirmeye çalıştığına dikkat çekti. Bu uygulamalarla çalışmalarının engellenemeyeceğini belirten Kışanak, tutuklananların yerini dolduracak binlerce gönüllünün bulunduğunu ifade etti.


MURAT KUSEYRİ  / STOCKHOLM