
Şans oyunu bağımlısı sadece kendisi mağdur değildir, aile başta olmak üzere çevresi de büyük bir mağduriyet yaşayabiliyor. Eski eşinin bağımlı olduğunu ifade eden 46 yaşındaki S.A., bu sorunun kendisini ve en çok da çocuklarını etkilediğini belirtti. Genç yaşta anne olan S.A., eşinin bağımlılığı nedeniyle ne bir eğitim görmüş ne de uzun vadeli çalışma imkanı yakalayabilmiş.
Bugün kırık bir Almancası olan S.A., evli olduğu zamana şöyle hayıflanıyor: “Keşke çok önceleri boşansaydım da, çocuklarım mutlu büyüselerdi.”
S.A., eşinin ailesinin ‘temiz’ bir ‘ithal gelin’ istemesi üzerinden akraba ilişkileri üzerinden tanışır ve evlilik yolu ile Almanya’ya gelir. S.A., yaptığı evlilikten 3 çocuğu olur. İlk çocuğunun doğumu ardından henüz herhangi bir uyumsuzluk fark etmeyen S.A., zaman içerisinde kültür ve ilgi alanının farklılıklarını hissetmeye başlar.
S.A., düğünlere ailece beraber, bunun dışındaki her yere yalnız giden eşinden, gün geçtikçe duygusal bir uzaklaşma hisseder. Eşinin iş sonrasında akşamları eve geç gelişini ve ‘kahveye’ takılmasını ilk yıllarda hoşgörü ile karşılar. S.A., başta bunu ‘kültürümüzde var’ şeklinde karşıladığını ifade ediyor.
S.A., daha sonra evdeki bilgisayar yatak odasına taşınması ile başlayan sorunları ise şu şekil dile getirdi: “Önce birşey fark etmedim. Eşim küçük bir bilgisayar masası aldı. Yatak odasına köşeye yerleştirdi, yatmadan önce biraz bakıyordu. Neye baktığını da sormadım. ‘Öylesine sayfalara bakıyor’ dedim kendi kemdime... Daha sonra bu takılma gece yarılarına kadar sürmesi ve kimi zaman da sabaha kadar devam etmesi kavgalara neden oldu. Tartışıyorduk. Hatta geceleri bana ‘sus’, ‘karışma’ ve ‘yatsana be’ şeklinde bağırması çocukları kaç defa uykudan uyandırmıştı. Önce başka bir kadın var sandım. Meğerse internette paralı oyunlar varmış, onlara takılmış.
‘Eşim beni aldattı’
Bir süre sonra komşu kadınlardan çaya gelenler, eşimin, yarış bürosu önünde takıldığını, şu kahvede göründüğünü, şu kişilere takıldığını anlattı. Tabii önce inanmak istemedim. Fakat daha sonra eşim önce küçük bir kredi, daha sonra üstüste krediler çekmeye başladı. Nedeninin anlamadım. Meğerse kumara başlamış. Biriktirdiğimiz parayı da çoktan yemiş. Konto hesapları onun elinde olduğu için bilmiyordum bunu. Çok sonra öğrendim, ama iş işten geçmişti. Evden eşyalar kayboluyordu. Önce büyük oğlanın dizüstü bilgisayarı kayboldu. Oğlum harçlığını biriktirerek almıştı onu. ‘Tamire götürdüm, hızlansın’ dedi. Fakat bilgisayar bir daha gelmedi. Ardından ortanca çocuğun cep telefon kayboldu.
‘Geri zekalı oğlan dışarda kaybetmiştir’ dedi bize. Artık her akşam eve gelişinde tartışıyorduk. Sanki bütün sinirini bizden almaya çalışıyordu. Komşular fark ettiler. Dedikodular başladı. Eve gelen misafirler azaldı. Bu yetmiyormuş gibi eşim akşamları içkili gelmeye başladı. Daha sonra bir süre susmayı, konuları açmamayı denedim, daha fazla sorun çıkmasın diye. Ancak en sonunda elini kaldırınca ‘yeter’ dedim.”
S.A., boşanma ardından eşinden bir haber almadığını, eşinin çocuklarına da sahip çıkmadığıni, kaç yıl geçmesine rağmen bir kere olsun çocukları aramadığını anlattı. S.A., geçmişe bakarak, “Bildiğimi o gün bilseydim, bugünkü aklım olsaydı, çok daha hemen boşanırdım. Belki söylesem anlamayacasınız ama ‘Eşim beni aldattı” şeklinde duygularını dile getiriyor.
Göçmen pedagog kolları sıvamış
Şans oyunu bağımlıları ve yakınları için süredir Hotline – Telefon- Danışmanlık hizmeti veren Diplom Sosyalpedagog Mete Tuncay, Bavyera Eyaleti’ne bağlı fakat Almanya genelinde araştırmalar ve hizmet sunan ‘Şans Oyunu Bağımlılığı Eyalet Danışmanlık Merkezi’nde (Landesstelle Glücksspielsucht Bayern) görev yapıyor.
Bunun yanında her Perşembe akşamı saat 20:00 ila 22:00 arasında Türkçeyle 0800 - 1 37 27 00 Nolu servisten danışmanlık görevi yapıyor.
Herhangi bir maaş almadan yapılan bu danışmanlığı gizli (anonim) ve telefonla arayanlar için ücretsiz olduğunu vurgulayan Mete Tuncay, örnek olarak Mannheim kentindeki durumu aktarıyor.
‘2011 yılında 1800 bağımlı’
Tuncay şunları dile getiriyor: “Mannheim örneğini verirsek, 2011 yılında 1800 bağımlıya yardım ettik. Bu insanlar sadece bir kez değil, bir kaç kez yardım istemişlerdir. Bunlar arasında 165’i Türkiye kökenlidir. Bu 165 kişinin yüzde 50’sinin patolojik şans oyunu bağımlı oldukları tespit edilmiştir.”
Tuncay, bağımlıların uzmanlardan yardım istemeden önce ortalama 7 yıla yakın bir süre beklediklerini, ve ondan sonra uzmanlar tarafından yardım istemeye cesaret ettiklerini aktardı. Tuncay ise bu beklemeyı, birçok göçmenin böylesi yardım merkezlerinin veya danışmanlık imkanlarının olduklarından haberdar olmadıklarına bağlıyor.
Bu başta uzmanlarının ve ikinci sırada Almanya Hükümetinin bir eksikliği olduğunu ve en acilen aşılması gereken bir sorun olduğunu vurguladı. Tuncay, kendi çalışmalarını baz alarak, şans oyunu bağımlıların yaşları 36 civarında olduğunu, bunun yanında 18 yaş altında olan bağımlılar da bulunduğunu fakat bunun günümüzde daha çok istisna bir durum olduğunu aktardı.
Tuncay, Güney Almanya’da en çok hangi tür bağımlılık izlendiği sorumuza şu cevabı verdi: “Para otomatları bu konuda büyük bir tehlike arz ediyor. Bunlar genelde ya oyun salonlarında ya da lokallerde mevcutlardır. Buna ek olarak tavla, kumar ve benzeri oyunlar da yoğun şekilde uygulanıyor. Fakat bu temelde ikinci bir sorun olan illegal şans oyunlarıdır. Bu oyunlar genelde spor veya kültür lokallerin arka yani gizli odalarında, halka kapalı bir şekilde, sadece seçilmişlerin katılabilecekleri kumar odalarında yapılıyor.
Fakat sacede kurmarın kendisi değil, poker turnavaları, zar oyunları da gün geçtikçe daha de büyük çekicilik kazanan oyunlardır. Zar oyunu ise özellikle Mannheim ve bölgesinde yogun şekilde uygulanıyor.”
‘Klişe doğrudur’
Tuncay, şans oyunu mekanlarının önlerinde siyah saçlı, kara tenli erkeklerin yoğun şekilde, karabalık şekilde izlendiği klişesini de şu sözler ile doğruladı: “Paralı oyunların her türlüsünün oynandığı spor lokallerinde ise kapı önlerinde daha çok esmer ve siyah saçlı insanlar, göçmenler izleniyor. Bu bir gerçeğimizdir. Fakat şunu da ayırmak gerekiyor. Örneğin her ayın onbeşinde ve otuzunda iki Euroluk bir paralı oyun oynayanlara nasıl yaklaşmamız gerekiyor? Bunlar bağımlılar mı yoksa alışkanlığa dönüşmüş bir konumdalar mı? Ki araştırmalarıma göre çoğu can sıkıntısında takılıyor fakat takılacak başka mekanlar seçmiyor, çünkü aynı şekilde düşünen Arkadaşları, kankaları oradadır ve birlikte zaman geçiriyorlar.
Tuzak faktörler
Yani bağımlılık boş zamanın can sıkıntısı (birinci faktör) ve birlik duygusu (ikinci faktör) sonucunda gelişebiliyor. Örneğin bizim kültürümüzdeki insanalar ise buna oldukça yatkınlardır. Çünkü kendi ülkelerinde bir kahve alışkanlıkları olan bir toplumuz. İkinci faktör olarak gördüğümüz, birlikte zaman geçirme duygusu ise bağımlılıktan kurtulanların bir kısmının tekrar bu tuzağa düşebilmesi sonucunu beraberinde getiriyor.
Üçüncü bir faktör ise şans oyunu mekanlarındaki servistir. Buna ücretsiz içecekler, bedava sunulan çerezler, LİG TV gibi spor kanalların bedava izlenmesi ve bu servislerden dolayı eve takılmaktansa, dışarıda başka yerlerde para harcamaktansa bu mekanlarda sabahdan akşamın geç saatlerine kadar zaman geçiren birçok Türkiyeli insan tanıyorum.
Örneğin Mannheim’da birçok ‘bahis ofisleri- Wettbüros’ vardır ve bunlarda en az 12 adet Flatscreen, yani duvarlara monte edilmiş dev televizyon ekranları vardır ve kendinizi özel bir hizmet mekanınında hissediyorsunuz. Her bu dev Tv ekranlarında Türkiye’den naklen yayınlanan veya paket halinde sunulan ayrı ayrı bir futbol maçı veriliyor ve kendinizi olayın mekanındaymış gibi hissediyorsunuz. Böylesi bir ortamda şans oyununa teşvik en yüksek ölçüde vardır.”
‘Mekan sahipleri de göçmen’
Tuncay futbolun bu konuda büyük bir para kaynağı olduğunu ve bu tuzaklara düşenler ise çoğunlukta Türkiyeli olduklarını aktarırken, bu mekanların sahiplerinin de genelde göçmenlerden oluştuğunu vuguladı.
Tuncay, “Göçmenlerin sayılarını tam olarak bilmemekle beraber bu tür mekanların çok kolay elde edilebilinir olduğunu söyleyebilirim. Yani böylesi bir mekanı elde etmenin şartları çok hafifdir. Temel bir şart örneğin bir ‘wettbüro’ açmak istiyorsanız, kendi cematinizde bir ‘kahve’ açmak istediğinizi ve bu kahvede alkol satılmayacağını bildirmeniz yeterlidir. Bunu bu şekilde yaparsanız ‘lokanta imtiyazı- Gaststättenkonzesion’ olan vergiyi ödemeyeceksiniz. Bu mekan nasıl bir ‘bahis ofisine’ dönüşebiliyor? Siz internet/sanal bağlantı ile ‘Wettanbieterin’ serverine bağlandığınız andan itibaren bu mekanı bir ‘bahis ofisi’ olarak kullanıyorsunuz. Yani demek istediğim, bağımlı olanlar göçmen, mekan sahipleri de göçmendir. Mekan, resmi yani ticari kanunlara göre bahis ofisi olmazsa da ve komünal, yerel istatistiklerde ‘wettbüro’ olarak kayıtlara geçmese de, aslında bir ‘wettbüro’dur. Eğer yerel yasalar bunu farkedip engellemeye çalışırlarsa, mekan sahibi gereken başvuru izin alma şartları yerine getirdiği için bu mekanı devamında sürdürmeye yasal hakkı vardır. Böylece hiç bir engel olamıyor.”
Tuncay devamla şans oyunlarında çeşitli terapi yöntemlerinin olduğunu da söylüyor. Tuncay terapi konusunda şu bilgileri veriyor: “Şans oyunu bağımlılıklarında çeşitli terapi yöntemleri vardır. Bunlardan en başarılı ve etkili olanı grup içinde tedavi almak, yani diğer bağımlılar ile beraber bu tedaviyi sürdürmek. Bu, uzmanlar tarafından da önerilen bir motivasyon kaynağıdır. Motivasyon zaten bağımlılıktan kurtulmanın önemli bir dalıdır. Bu konuda olumlu gidişatları ön planda tutuyoruz. Terapi programın kendisi Psyche İndukation, yani bunun bir bağımlılık olduğunu anlamaları ve kabul etmeleri. Bu bağımlılık da kontrol edilemez olduğundan mağdur tarafından algılanmalıdır, fark edilmelidir. Yani bağımlılığın en önemli faktörlerinden biri zaten bireyin kontrol kaybıdır. Bu tabii ki her zaman kolay olmuyor. Bireylerin kontrol ilusyonları çoğu zaman çalışmalarımıza engeldir. Ki kontrol iluzyonlarını ellerinden bırakmak istemeyenler, bu konuda tedaviye açık olmuyor. Bunun yanında kamuoyu tarafından fazla bilinmeyen fakat önemli bir konu ise hastalık durumudur. Bu konuda tedavi konusunda bir resmi tavsiye beyannamesi vardır. Bu beyanname resmi emeklilik ve hastalık sigortaları tarafından sunulmaktadır ve bağımlı olanların başarılı tedavi ardından tekrar iş hayatına dönebilmelerini destekler. Ki eğer bağımlı iş sektörüne göre yetenekli ise, bir ikametgahı var ise ve patolojik hastalıktan kurtulmuş ve sağllığına tekrar kavuşmuş ise, emeklilik ve hastalık sigortaları bağımlılıktan kurtulma terapisi bir hastalık terapisi olarak değerlendiriyor ve maddi açıdan tedavinin gerçekleşmesinde katkıda bulunyor.”
Tuncay, son olarak terapi ardından tekrar bağımlılığa düşenler ile ilgili şunları aktardı: “Bunu tespit etmek zordur. Tahminlerimize göre nasıl ki alkol bağımlılığında geri dönüş yaşanıyor ise bu şans oyunları bağımlılığı için de geçerlidir. Bunun önemli bir faktörü ise şans oyun mekanlarının çok sayıda var olmalarıdır. Özellikle göçmenlerin yoğun yaşadıkları mahallelerde şans oyun mekanları, kumarhaneleri, spor totoları ve benzeri tuzaklar oldukkca yoğun kimi mahellelerde neredeysa yan yana sıralanmaktadır. Bu da resmi bir tesvik ve bağımlılıkdan kurtulmuş biri için açık bir tehlikedir.
Niçin göçmen mahalleleri? Çünkü genelde o mahallelerde emlak pazarı sorunlar yaşamaktadır, kıracı bulmakta zorlanmaktadır ve kumarhane, internet cafeleri ve benzeri iş mekanları daha kolayca bu mahallelerde yer edinebiliyorlar. Kumarhaneler (Spielhallen) ve Wettbürolar bu konuda neredyse mantar gibi çoğalmaktalar. Bu belki sizin açınızdan bir klişe olarak angılanabilinir fakat özellikle Türkiyeli göçmen erkekler başta olmak üzere orta yaştaki göçmen erkeklerin boş zaman değerlendirmeleri çok kısıtlıdır. Böylece doldurulmamış boş zamanlar ya kahvehanelerde ya kumarhanelerde ya da farklı ‘yandaşların da bulundukları’ mekanlarda görmek mümkün. Ki oralarda kültür bağlılığı, aynı kültürden olan göçmenlerin bu mekanlarda buluşmaları, düzenli sohbetler esnasında bir sözde beraberlik duygusunu, yalnızlıkdan uzak bir çoğunluk duygusunu yaşatmaktadır. Bu da kimi göçmenleri Almanya toplumundan uzak durmaya ve kendi kültür birliğine yakın olmaya yetiyor. Bu mekanlar eskinden kahvehane ise örneğin bugün büyük yüklü paraların kaybedildiği kumarhanelere dönüşmüştür. Bu ise bu mekanları ziyaret etmeye, gitmeye engel olmuyor.”
Almanya’da kaç kişi bağımlı?
Almanya Federal Sağlık Bakanlığı’nın desteği ile Almanya genelinde yapılan araştırmalar sonucu elde edilen resmi rakamlara göre Almanya genelinde 300 binin üzerinde patolojik paralı oyun ve şans oyun bağımlısı vardır. Bunların yüzde 40’ı ise başda Türkiyeli olmak üzere ‘Müslüman kökenli’ oldukları diğer tespitler arasında yer alıyor.
Şans Oyunu Bağımlılığı Uzmanlık Derneği’nin (Der Fachverband Glücksspielsucht- FAGS) Sözcüsü Jörg Petry ise bize konuda daha çarpıcı açıklamalarda bulunuyor. Petry’e göre Almanya genelinde resmi tespitlere göre 300 binin üzerinden şans oyun bağımlıları var iken buna ek olarak gizli mağdurlar da hesaplandığında 450 ila 640 bin arasında şans oyunu bağımlısı ortaya çıkıyor.
2008 yılında kurulan ve Thürigen Kumar Bağımlılığı Üzerine Uzmanlık Merkezi adına gazetemize açıklama yapan Uzman Görevlisi Stefan Goller’in açıklamaları ise daha vahim bir tabloyu ortaya çıkarıyor.
Goller’in sunduğu resmi rakamlara göre Almanya genelinde 14 ile 64 yaşları arasında olanların yüzde 14’ü paralı oyun ve kumar bağımlısı olduğunu açıkladı. Bunların yüzde 10’u ise patolojik yani hastalığa dönüşmüş bir şekilde paralı oyun ve kumar bağımlısı yani toplam 766.000 mağdur olduğunu vurguladı.
Yapılan bilimsel araştırmalarda 12 aylık bir izlemin süresinin ele alındığını hatırlatan Goller, paralı şans oyunu ve kumar bağımlılar arasında yüzde 31’in (172.000 mağdur) problemli olduğu, yüzde 35’in (193.000 mağdur) de patalojik bağımlısı olduğunu açıkladı. Bu konuma ilişkin kamoyuna acil çağrı girişimleri yapanlar arasında Hamburg Sağlık Senatörü Cornelia yer alıyor.
Prüfer-Storcks’un yaptığı açıklamaya göre oyun bağımlılıklarından dolayı uzman yardım arayanların yüzde 50’sinin göçmen olduklarını açıkladı.
Sentör, bundan dolayı şans oyunu bağımlılığına ilişkin başta 4 ayrı dilde yayınlanması gereken bilgilendirme dokumanlarını desteklediğini vurgulayarak, bu dört dilin başda Türkçe, Farsça, Fransızca ve İngilizce olmasına önem verdiğini hatırlattı.
Bağımlılıklardan elde edilen kazanç
Almanya Federal İstatistik Dairesi’nin sunduğu araştırma sonucu Almanya genelinde şans oyunundan elde edilen toplam gelir 2009 yılında 24 Milyar Euro. Bu gelirini çoğunluğu ise ‘Lotto 49’dan 6’ (Lotto 6 aus 49) şans oyunundan elde edildiği açıklandı. Bunun da en temel nedeni, kişiye kazanması halinde yüksek kazanç sağlaması ihtimalidir.
Ki, Lotto-toto merkezinin araştırmalarına göre her yıl Almanya’da 100’e yakın vatandaş milyoner olabiliyor.
Bu konuda ise en çok kazancı olan Gauselmann Grubu (Gauselmann Gruppe), 2010 yılına kazanç belgesine göre 1,3 Milyar Euro yazdı.
NİHAL BAYRAM - MAINZ