Dêrsim bir kez daha tartışmaların odağına oturdu. Meclis tartışmaları sırasında CHP'li vekil Akif Hamza Çebi’nin hakaret içeren açıklaması, CHP'nin Dêrsim algısının değişmediğini gösteriyor. Daha önce CHP'li Onur Öymen’in “Dêrsim’de analar ağlamadı mı?” itirafı ile gündemleşen Dêrsim, bir kez daha CHP'lilerin soykırımı sahiplenen tutumu ile yüz yüze.

Olayların gelişimine bakıldığında Tunceli vekili Hüseyin Aygün’ün, Seyid Rıza için TBMM’ye “iade itibar” gerekçesi ile verdiği meclis önergesi CHP grubu tarafından ret edilmiş ve CHP Dêrsim konusundaki inkarcı, soykırımcı yaklaşımında ısrar etmişti. Sonrasında ise meclisteki görüşmelerde CHP grup başkanvekili Akif Hamza Çebi inkarcı yaklaşımını hakarete vardırarak Seyid Rıza’yı” itibarsızlıkla” suçlamıştı.  Hamza Çebi, "Cumhuriyet'in kurucu iradesiyle problemi olanların başkaları nezdinde itibarı olabilir ama CHP nezdinde itibarı yoktur. Olmayan itibarın iadesi diye de bir konu CHP'nin gündeminde bulunmamaktadır" dedi. CHP Lideri Kılıçdaroğlu da Seyid Rıza’nın idam edilmesini “Cumhuriyetin bir döneminde yaşanan olay” şeklinde nitelendirmiş, “Seyid Rıza olayının bugüne taşınmasının kimseye bir yararı yoktur buna karşıyım” şeklinde sözler sarfetmişti.
Şimdi bu gelişmeler ışığında bakıldığında bir yandan Hüseyin Aygün’ün popülist siyaset anlayışı ve iradesizliği, öte yandan ise Dêrsim soykırımının mümessili CHP’nin, soykırımdaki payını ve soykırım zihniyetini hala savunduğunu görmekteyiz. Hüseyin Aygün artık tarz haline getirdiği popüler konularda öne atlayıp, tepkiler karşısında suskun kalma ya da kıvırma alışkanlığını sürdürüyor. Seyid Rıza için “iade-i itibar” istemek öncelikle yanlış, sonrasında ise siyasal çıkarlar için kullanılmayacak siyaset üstü bir konudur.  Bu konuda Hüseyin Aygün samimi değildir. TV programlarında Seyid Rıza’ya ”cahil, fukara, etkisiz vb” kavramlarla hiçleştiren, küçümseyen, itibarsızlaştırmaya çalışan Aygün’ün, meclise Seyid Rıza için önerge vermesini samimi bulmak mümkün değil. Kaldı ki diyelim biz yanıldık, Aygün samimiydi, o zaman yapması gereken CHP önergeyi ret ettiğinde ya da Hamza Çebi hakaret ettiğinde ağzını açıp bir kelime etmesi, bir tavır alması gerekmez miydi? Aygün’ün gelişmeler karşısındaki tavırsızlığı, sessizliği şaşırtıcı değildi zira bu Aygün’ün tarzı. Aygün bu konularda samimi olmadığından tepkiler konusunda geri çekilmekte beis görmüyor.
Aygün itibarı yanlış yerde, yanlış isimlere istiyor. Öncelikle Seyid Rıza ve Dêrsimlilerin “itibara” ihtiyacı yoktur. Dêrsimliler onuru ve itibar için on binlerce insan hayatını kaybetmiş, onbinlercesi sürgünlerde yaşamıştır. İtibarı soykırım kararını veren mecliste aramak ise ciddiyetsizliktir. Soykırım kararını veren meclisten istenilmesi gereken "itibar” değil, özürdür.
İkinci nokta ise Aygün’ün verdiği önergenin yanlışlığıdır. Son dönemlerde moda bir şekilde herkes birilerine kendi cephesinde “itibar” istiyor. Birileri Deniz Gezmişler için, Aygün de Seyid Rıza için “itibar” istiyor. Diğer cenahları bilmeyiz ama Denizlerin, Seyid Rıza ve arkadaşlarının herhangi bir “itibara” ihtiyacı yoktur. Aygün’ün unutmaması gereken diğer bir gerçek ise itibara ihtiyacı olan bizzat Aygün’ün içinde bulunduğu CHP'dir. Aygün illa itibar arıyorsa, içerisinde yer aldığı Dêrsim'in celladı olan partisine itibar aramalıdır.  Faşizmin katlettiği değerlerimizin, faşizmin yasama meclisinde bekleyeceği bir itibar yoktur. Seyid Rıza Dêrsim halkının gözünde hiçbir zaman var olan itibarını kaybetmemiştir. Dêrsim’in gözünde itibarsız olan bizzat zulüm yasalarının çıkaran, uygulayan, Seyid Rıza ve on binlerce canımızı katledenlerdir. İtibarı olmayan yerlerden, kişilerden “itibar” arayışına girenler ve değerlerimize saldıran Aygün ve CHP yaklaşımı kabul edilemezdir.
BDP Bingöl milletvekili İdris Baluken'in meclis konuşmasında CHP’nin katliamdan sorumlu parti olarak “iade-i itibarı “kabul etmemesinin de ayrı bir vahamet olarak ortada durduğunu dile getirerek, “Açıkça ifade etmemiz gerekirse, Dêrsim halkının, Seyid Rıza’nın ve torunlarının bir iade-i itibara ihtiyaçları yoktur, çünkü onlar o gün olduğu gibi bugün de zulme karşı direniyorlar. İade-i itibar olmasa da itibara ihtiyacı olan CHP ve teklifi yapan ve teklifi ret eden tarihten, toplumsal gerçeklikten yoksun milletvekilleridir.” Sözleri konuyu en iyi özetleyen cümlelerdir.
Bütün bu gelişmelerden sonra bir çağrıda CHP içerisindeki vicdanlara yapmak gerekiyor. CHP içerisinde yer alan başta Dêrsimliler olmak üzere, Aleviler, demokratlar, vicdan sahibi insanlar CHP zihniyetinin değerlerimize dönük bu saldırılarına daha ne kadar göz yumacak, tahammül edecekler. Elleri Dêrsim’in kanına bulaşmış bu partidekilere çağrımız kulaklarınızı, tıkayarak, gözleriniz kapatarak gerçeklerden kaçamazsınız. Öymen, Bilgehan, Kamer Genç, Hamza Çebi ve diğerlerinin Dêrsim soykırımına yaklaşımı vicdanınızı rahatsız etmiyor mu? Her gün hakaret edilen toprağa kefensiz düşen atalarınızdır? Daha ne kadar sesiz kalacaksınız? Her onurlu, vicdan sahibi insana düşen zulüm politikalarını savunan inkarcı, Kemalist zihniyete sahip partiyi derhal terk etmektir, yoksa toprağa kefensiz düşenlerin ruhu asla sizi affetmeyecektir.

dogru_ergin@hotmail.com