Libya Ulusal Geçiş Konseyi’nin eski yönetim konseyi başkanı Mahmud Cibril, Mısır’ın Dream televizyonuna Kaddafi’nin öldürülmesini değerlendirmişti. Cibril, „Tanımadığım bir istihbarat servisinin Kaddafi’nin susturulmasında çıkarı vardı. Bu nedenle istihbarat servisi, bedeli ne olursa olsun Kaddafi’nin bu sırları açıklamamasını istedi“ dedi. Cibril’in ‘tanımadığı’ bu ülkenin Fransa olduğu ileri sürülüyor.
Cibril’in açıklamasından sonra Kaddafi’nin hangi ülkenin istihbaratı tarafından öldürüldüğünü araştıran İngiliz The Daily Telegraph gazetesi ile İtalyan Corriere della Sera gazetesi, bölgedeki kaynaklarına dayanarak, Kaddafi’nin linç edilmesinden sonra Fransız bir ajanın silahından çıkan kurşunlarla öldüğünü savundu.
Eski istihbaratçı açıkladı
İngiliz The Daily Telegraph gazetesi, Kaddafi rejiminin istihbaratında görevli olan Rami El Ubeidi’ye dayanarak verdiği haberde, Kaddafi’nin ölümünde Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile Fransa işbirliği yaptı. Ubeidi’ye göre uluslararası toplumun baskısı altında olanEsad, hem baskıları hafifletmek hem de dikkatleri dağıtmak için Kaddafi’nin uydu telefon numarasını Fransa’ya verdi. El Ubeidi, „Buna karşılık olarak Fransızlar, Beşar Esad’a zaman tanımak ve rejime karşı siyasi baskıyı azaltmak sözünü verdiler ve bu gerçekleşti“ dedi. Kaddafi’nin yerini bulan Fransız istihbaratı, operasyon için düğmeye bastı. Operasyon sırasında, bulunduğu yere Libyalı muhalifler gönderilerek pusu kurduruldu ve Libya lideri ele geçirildi. Önce muhalifler tarafından tartaklanan Kaddafi, hastaneye götürülmek üzere bindirildiği arabada Fransız bir ajanın kurşunlarına hedef olarak yaşamını yitirdi.
31 Ekim 2011’de Fransız “Paris Match” haftalık dergisi de Kaddafi’nin son saatlerine ilişkin yayınladığı özel bir haberde, eski Libya liderinin ambulansa konulduğunda halen sağ olduğunu ve araçta iki kurşunla infaz edildiğini yazmıştı. Ancak ateş edenin kimliği sır olarak kalırken, haberde yabancı bir askerin varlığından söz edilmemişti.
Kimin çıkarı varsa o öldürdü
İtalyan Corriere della Sera gazetesi de 20 Ekim 2011’de Sirte kenti yakınında yakalanan Kaddafi’yi „Libya direnişinin“ bir üyesi değil, Fransız istihbarat servisinin bir elemanı öldürdüğünü yazdı. Corriere della Sera, bu konuda Libya’daki uluslararası diplomatik çevreleri de kaynak gösteriyor. Bunlara göre, eğer Kaddafi’nin ölümünde çıkarı olan bir yabancı servis varsa, o da Fransızlardır.
Kaddafi, 20 Ekim 2011’de Sirte yakınlarında yakalandı. Nasıl öldüğü konusu aydınlatılmadı. Olaya ilişkin ilk açıklamalara bakılırsa, bir araç konvoyu NATO tarafından bombalandı. Ardından, olay yerindeki silahlı militanlar, bir kanalizasyonda saklanmaya çalışan Kaddafi’yi esir aldı. Misrata şehrine doğru yola çıkarıldıktan birkaç dakika sonra öldüğü iddia edildi. Kaddafi’nin linç edildiği görüntüler de tüm dünyaya izlettirilmişti.
Kaddafi’nin son dakikalarının temel tanıklarından biri olan 22 yaşındaki Omran Bin Şaban da artık konuşamayacak. Kaddafi’yi tuttuğu sırada çekilen fotoğraf ve görüntülerle ünlenen Şaban, geçen Temmuz ayında Beni Walid kenti yakınlarında silahlı kişilerce kaçırıldı. Şaban, Eylül ayının son haftasında ağır yaralı halde bırakıldı. İki ay boyunca işkence gören Şaban, gönderildiği bir Fransız hastanesinde 24 Eylül günü öldü.
ANF/PARİS