Moderatörlüğünü Meral Yavuz’un yaptığı panelin ilk konuşmasını ADHK Temsilcisi Vera Çınar Yaptı. Erkeklerin, kadına yönelik şiddeti kendi iktidarlarının bir aracı olarak kulandıklarını belirten Çınar, kadına yönelik şiddetin medya tarafından manipüle edilerek basitleştirilmeye çalışıldığına dikkat çekti.
ATİK-Yeni Kadın adına konuşma yapan Dr. Fusün Yıldırım da daha çok, göç olgusunun kadın üzerindeki etkilerini irdeleyen konuları gündeme getirdi.
Göç olgusunun en çok kadınlar üzerinde etkili olduğunu belirten Yıldırım, birçok vasıfsız işin kadınlar tarafından yapıldığını söyledi. Toplumun ‘namusun korunmasında’ şiddeti bir gereklilik olarak gördüğünü belirten Fusün Yıldırım, bunun sonucunda birçok kadının şiddete maruz kaldığını belirtti.
Kadın aktivist Fadile Yıldırım da başlatmış oldukları „Kadın Kırımına Hayır“ Kampanyası hakkında bilgi verdi. Bütün soykırımların temelinde kadına yönelik kırımların mevcut olduğunu belirtten Yıldırım, kadına karşı 5 bin yıldır adı konulmamış bir savaşın devam ettigini belirtti. Bu savaşın bir adı dahi olmadığını belirten Yıldırım, tüm bu kırıma karşın kadının örgütlülüğünü yaratarak karşı koyabilecegini belirtti. „Kadının kırımı toplumun çirkinleşmesidir“ tespitinde bulunan Yıldırım, AKP döneminde kadına karşı şiddetin yüzde 1400 arttığına dikkat çekti.
Panelin son konuşmacısı AGIF-SKB Temsilcisi Hatice Kar da, kadın ve sosyalizm konusunda katılımcıları bilgilendirdi. Kapitalist düzenin kara dayalı bir sistem olduğu için kadının emeğini görmezlikten geldiğini belirten Kar, günümüz dünyasında kadının hak etmediği bir yerde olduğunu belirtti. Kapitalizmin erkeği zavalılaştırdığı kadar vahşileştirdiğini de belirtten Kar, kurtuluşun sosyalizmde olduğunu söyledi. „Kürdistan’da yürütülen kirli savaşta Kürt halkı evlatlarını yitirirken, Türk halkı da insanlığını yitiriyor“ diyen Hatice Kar, savaşın ve yıkımların en çok kadınları vurduğunu söyledi. Panel, sorulan soruların cevaplandırılmasıyla sona erdi.
M.ZAHİT EKİNCİ/HAMBURG