
Dört parçadaki Kürtlerin ortak irade oluşturmasının en önemli somut adımlarından biri olan kadın konferansının ilki Nisan 2010’da Amed’de yapıldı. Kadınlar şimdi ikinci ulusal konferansın hazırlığını yapıyor. 22 Mayıs’ta, Güney Kürdistan Bölgesi’nin başkenti Hewler’de yapılacak konferansa, tüm Kürt partileri ve farklı eğilimlerden Kürt kadınları, aktivistler ve diğer halklardan kadın temsilcilerin katılması bekleniyor.
Konferans öncesi ‘Ulusal Birlik Prensibi Belgesi’ yayınlayan KNK Kadın Komisyonu, Kürdistan’a ilişkin tüm kararlarda kadın iradesinin ortak edilmesi gerektiğini vurguladı.
Özgürlük için direndiler
Kadın Komisyonu’nun öneri taslağı şöyle: “Tarihin ilerleyen aşamalarında Kürdistan tarihte farklı iktidar odaklarının boyunduruğu altına alınmış olsa da, Kürt kadını, özünde bulunan yurtseverliği ve direnişçiliğini korumasını bilmiştir.
Kürdistan tarihindeki sayısız isyana Kürt ve Kürdistanlı kadınlar ‘tarihin isimsiz kahramanları’ olarak büyük bir direnişle katılmışlardır. Koçgirili Zarife, Ağrı İsyanı’nda Yaşar Hanım, Dêrsim isyanında Besê, Mahabad’ta Mîna Xanim’dan Kerküklü Leyla Qasim’a ve yine Kürdistan’ın güneyinden Asuri kadın savaşçı Margaret Şelo’dan, Êzîdîlerin birleşmesinde ve korunmasında büyük rol oynayan Meya Xatun’a kadar Kürt ve Kürdistanlı kadınlar ortak payda olan özgürlük için canlarını feda etmişlerdir. Her türden gericiliğe karşı Kürt kadının direnişinin zirvesini Beritan (Gülnaz Karataş) sürdürerek, teslimiyete karşı durmasını bilmiştir. Zilan (Zeynep Kınacı) kendi şahsında Kürt kadının özgürlük tutkusunu bedenini silah yaparak sergilemesini bilmiştir. Zekiye Alkan bedenini ateşe vererek Newroz’un özgürlük meşalesi olmuştur. Şirin Elemhuli yıllarca işkence ve barbarlığa karşı hayatın son nefesine kadar teslimiyeti reddederek insanlık düşmanı İran Ayetullahlar rejimine karşı direnmiştir.
Savaşın ağır yükü kadında
Kürdistan, tarih boyunca savaşların ve her türlü sömürgeciliğin alanı haline getirilmiştir. Bu savaşların tahribatından en fazla etkilenen yine Kürt ve Kürdistanlı kadınlar olmuştur. Sömürgecilerin ağır şiddet ve zoru karşısında sömürgecilerin eline savaş ganimeti olarak geçmemek için binlerce Kürt kadını, teslim olmaktansa onurlu ölmeyi tercih etmiştir. Dolayısıyla Kürt kadını Kürdistan’a dayatılan sömürgecliğe karşı hem direnmiş, hem de Kürt erkeğine en büyük lojistik desteği sağlayarak savaşımda yine en ağır bedeli ödemiştir.
Berdel, başlık parası, sünnet, çok eşlilik, erken yaşta ve de zoraki evlilikler, ‘namus ve töre’ adına işlenen kadın cinayetleri asrın yüz karası olarak devam etmektedir.
Esas olan özgür kimlik
KCK Önderi Abdullah Öcalan ‘Kürdistan demokrasisinin teminatı ve öncü gücü kadınlardır’ tespitini yaşamsallaştırmak için bugüne dek eşsiz bir emek ve çabayla Kürdistan’da kadın özgürlüğünün toplumsal bir ölçü olmasını sağlamıştır. Bu insani dayanışmanın etkisiyle Kürt ve Kürdistanlı kadınlar, bugün toplumdan siyasete, sanattan medyaya kadar özgür kimliğiyle 21. yüzyılın Kürdistan’ında çağdaş ve öncü bir yer edinmiştir.
Halkların mozaiği olan Kürdistan’da Kürtlerin yanısıra Asuri-Suryani-Keldani, Ermeni, Arap, Türk, Türkmen, Azeri, Fars ve Çingene-Romanların yanısıra Alevi, Êzîdî, Hıristiyan, Yahudi ve diğer inançların da özgürlük istemi var. Bu bakımdan Kürt kadınları özgürlük direnişlerinde bu halklar ve inançlara mensup olanlarla dayanışma, karşılıklı saygı esasına dayalı ortak mücadeleyi benimser.
Kürdistan’ın özgürlüğünde kadının rolü
Özgür Kürdistan’ın inşasında Kürt ve Kürdistanlı kadınların toplumsal demokrasiyi kurma sorumluluk ve görevleri nedeniyle, parçalar arası daha güçlü örgütlenme ağlarını geliştirmeleri yaşamsal önemdedir.
Kadın ve Kürt kimliği için kat be kat savaşan Kürt kadınları bugün ulaştıkları düzeyle yaşamın her alanına (siyaset, toplum, kültür, sanat, medya, ekonomi vb.) aktif olarak katılmaktadır.
Kürt ve Kürdistan kadını nasılki binyıllar öncesinde özgür yaşam sistemini inşa eden başat güç idiyse, bugünün modern sürecinde de bu gerçekliği ifade ediyor. Kürdistan’da yaşam özgürlük bilincine kavuşmuş kadınlar olmaksızın mümkün değildir.”
BRUKSEL
KNK’li kadınlardan çağrı
KNK Kadın Komisyonu, ulusal birlik çalışmalarını stratejik önemde ele alan tüm Kürdistanlı siyasi partilere, sivil toplum örgütlerine, dini birliklere şu çağrılarda bulundu:
* Kürdistan’da hiçbir karar kadın iradesi katılmadan alınmamalıdır,
* Kürdistan’ın genel politik ve sivil demokratik güçlerinin pratiği, tüm Kürdistan kadınlarının genel özgürlük istem ve çıkarlarına ters düşmemelidir,
* Ulusal birlik çalışmalarında kadının demokratik temsili esas alınmalıdır,
* Tüm Kürt ve Kürdistan güçleri bulundukları her yerde kadına karşı uygulanan tüm gerilik ve ayrımcılıklara karşı mücadele etmeyi stratejik ve toplumsal bir görev olarak ele almalıdır: Bunun için çok eşli evlilik, berdel, kadınların küçük yaşta evlendirilmesi, zoraki evlendirme, kadın sünneti ve başlık parası suç sayılıp buna karşı mücadele edilmelidir ve yine kadına karşı uygulanan ekonomik ayrımcılığa ve buna bağlı olarak eşit mirastan mahrum edilmesine son verilmelidir,
* Tüm siyasi ve sivil toplum güçleri, namus, gelenek ve töre adı altında yaşanan kadın cinayetlerini meşrulaştıran anlayış, yaklaşım ve eylemleri suç saymalıdır,
l Kürdistan Ulusal Kadın Konferansı çalışmalarının önünü kesen dar yaklaşımlar aşılmalı ve süreç hızlandırılarak konferansın gerçekleşmesi sağlanmalıdır,
* Başta aktif kadın dayanışmacısı KCK Önderi Abdullah Öcalan olmak üzere tüm parçalardaki siyasi tutsakların serbest bırakılması için etkin bir mücadele yürütülmelidir,
* Tüm Kürdistanlı kadınlar etnik ve dinsel ayırım gözetmeksizin birleşmeli ve dünya kadınlarıyla geniş bir dayanışma sağlamalıdır,
* Kürt ve Kürdistanlı kadınlar, yurttaşı oldukları Kürdistan’da tüm ülkesel güçlerin demokratik birlik ve dayanışmasını temsil edecek Kürdistan Ulusal Birlik Konferansı’nın toplanması için aktif çaba içinde olmalıdır,
* Kürt ve Kürdistanlı kadınlar, Kürtçe ve diğer anadillere karşı uygulanan asimilasyona karşı etkin tavır almalı, çocuklarıyla kendi ana ve ulusal dilleriyle konuşarak sömürgeci devletlerin sürdürdüğü asimilasyonu boşa çıkarmalıdır.