Ne demişler? “Galiptir bu yolda mağlup!”
Hangi “mağlup” galiptir diye sorarsanız, ben de size “mağlup olup da galip olan” Galip Ensarioğlu’dur derim.
Kendisi “Kürt kökenli” bir AKP’li vekildir. Ve şimdi o, partisinin “dokunulmazlıkları kaldırma” siyaseti karşısında bir anda “muhalefete” düşmüştür.
Bir mele bana Apê Musa’nın şu sözünü aktarmıştı: “Yanlış yerde duran düşer…” Doğrudur.
Ensarioğlu’nun şimdi durduğu yer, daha önce durduğu yere göre daha ehven bir yerdir. Ama oradan da düşme ihtimali sanılandan da yüksektir. Kürt sorununda AKP içinde ister “gerçek”, ister “danışıklı dövüş” olsun, Başbakan’dan farklı bir yerde durmak çok tehlikelidir. İnsan düşebilir.
Düşmeden düşmeye de fark vardır. Örneğin eğer Galip Ensarioğlu şu sırada, yani tam bu sırada bulunduğu yerden kendi kendine düşerse, yani gönüllü bir düşme yaşarsa, işte o zaman bu düşme “kurtuluş” olur. Çünkü AKP içindeki “muhalefet” mevkiinden düşmek demek, yeniden içinden geldiği halkın arasına düşmek demektir. Bu iyi bir şeydir. Ana-baba ocağına “dönüş” gibi yani…
Yok, ama eğer Ensarioğlu şu sırada, yani tam bu sırada bulunduğu yerden kendi kendine düşmez de, o yerde ister “danışıklı dövüş” ister “gerçek muhalefette” direnirse, onu bizzat Başbakan “düşürür.” Bu da çöpe düşüştür.
Şimdi Başbakan’ın 2007’de seçtirdiği o dönemin Kürt vekillerini neden son seçimlerde “düşürdüğünü” sanırım anlamış bulunuyorsunuz. Eğer o “düşürülen” vekiller şimdi de AKP saflarında Mecliste olsaydı, durum nasıl olurdu?
“Kürt kökenli” AKP’li vekillerin içinden şimdi bir tek Ensarioğlu’nun sesi çıkıyor. O vekiller şimdi Mecliste olsaydı, durum çok farklı olabilirdi. Kürt kimliğini şimdiki “profili düşük” vekillerden çok daha vurgulu bir şekilde savunan bu vekiller AKP’nin son seçimlerden bu yana izlediği siyasi soykırım çizgisine şimdikiler gibi onay veremezlerdi.
Demek ki, Başbakan, bir önceki dönem Kürt kökenli vekilleri “düşürürken” sandığımızdan daha uzak görüşlü bir adım atmış olmalıdır. İzleyeceği soykırımcı çizgiyi “en tırşikçi” işbirlikçinin bile midesinin alamayacağını kestirmiştir. O “tehlikeyi” görmüştür: Nitekim şu anda, Hizbullahçıların karşı gayretlerine rağmen, Kürt İslami çevreleriyle BDP arasında büyük bir iç içe geçiş yaşanıyor. AKP’nin Kürdistan’daki “işbirlikçi” tabanı çoktan eridi. Geçtiğimiz gün Vatan Gazetesi’nde Ruşen Çakır, Roboskî katliamı üzerine yazdığı yazıdan dolayı Yeni Şafak’taki işinden atılan Ali Akel’le çok önemli bir röportaj yaptı. Bu röportajın demokratik medyada neden yankılanmadığını anlamak zor. Çünkü bu röportaj bir “İslamcının” ağzından Kürdistan gerçeğini mükemmel bir şekilde yansıtıyordu. İşte Ali Akel’in sözlerinden birkaç örnek:
“Bu sistemle boşanmadan AK Parti’nin Kürtlerle gidebileceği fazla bir yol görünmüyor. Erdoğan’ın ilk başlarda kendileri gibi devlet ile mücadele ettiğini ama şimdi kendisinin devlet olduğunu düşünüyorlar.
Son yıllarda Azadi İnisiyatifi, Öze Dönüş Platformu, Özgür Yaşam Derneği, İnsan-Der gibi irili ufaklı bir sürü yapı ortaya çıkmış. Zehra grubu öteden beri belirli bir çizgi üzerinde gidiyordu zaten. Diyalog halinde ve ilişkiler iç içe.
Dindar kesim ile AK Parti arasındaki çizgi gittikçe kalınlaşırken, PKK/BDP ile olan çizgi de gittikçe inceliyor. Bundan yirmi yıl önce Milli Gençlik Vakfı saflarında tanıdığım bazı gençler, açlık grevleri sırasında Diyarbakır BDP İl Binası’nın önünden cezaevine yürüyenler arasındaydı. PKK’ya “kafir” diyen çoğunluk bugün artık yok. Böyle bakan kesimin duruşu bile farklı. Devlet-PKK mukayesesinde, devlete daha uzak duruyorlar.”
Bu okuduklarınız öyle sıradan birisine ait değil. Yıllar boyu Yeni Şafak gazetesinin Washington temsilciliğini yapmış “İslami çevreleri” çok yakından tanıyan bir gazeteciye ait.
Bu neyi gösteriyor? Şunu:
Artık Galip Ensarioğlu gibilerin AKP ile birlikte yürüyebilecekleri bir santimlik yol bile kalmamıştır. BDP’li vekillerin dokunulmazlığı “düşürüldüğü” gün, AKP’deki bütün “Kürt kökenli” vekiller de “düşecektir.” Ya tarihin çöplüğüne, ya da yeniden halkın bağrına…
“Siyasi” işbirlikçilik macerasının sonuna yaklaşıyoruz…
‘Kürt kökenli’ vekillerin Başbakan’la son tangosu