Sêrt'in Dihê (Eruh) İlçesi Binevre (Ekmekçi) Köyü'nde doğan Mehmet Altay (67) henüz 6 yaşındayken askerde olan babasını kaybedince, annesi onu terk eder. Dedesi ve amcasıyla büyüyen Altay, dedesinden güçlü olmayı ve direnmeyi öğrenir. Evli ve 10 çocuk babası Altay, köyde türlü işkencelerin ve koruculuk dayatmasının sonucunda Sêrt kent merkezine taşınır. 1980 askeri darbesi döneminde işkencenin her çeşidiyle karşılaşan Altay, 8 gün elektrik işkencesinden geçtiğini belirtiyor.

'Giydiğim şalvar bile tehdit oldu'


Giydiği şalvarın bile tehdit konusu edildiğini belirten Altay, "Ben şalvarı seviyorum ve hiçbir zaman da vazgeçmeyeceğim. Bu kıyafet benim kültürüm" diyerek tehditlere rağmen şalvar giymekte ısrar ediyor. Gördüğü baskı, tehdit ve işkencelerden sonra Kürt basını ile tanışan Altay, 13 yıldır dağıtımcılık yapıyor.
Sêrt'in bütün semtlerini yaşına aldırış etmeden gezerek Azadiya Welat ve Özgür Gündem gazetelerini dağıtan Altay, bu işi severek yaptığını dile getiriyor. Onu sevenler de artık ona ilerleyen yaşından dolayı "Apê Sofi" diyerek sesleniyor. Apê Sofî en son genel seçimler döneminde evinin önünde polisler tarafından dövülerek hastanelik edilmiş. Altay, "Evime gelirken bahçede gelip beni dövdüler ve özellikle kafama çok fazla copla vurdular. Daha sonra hastanede gözümü açtım" diyerek, halen tehdit, baskı ve işkencenin devam ettiğini dile getiriyor. Bu işi sevdiğini belirten Altay, "Ömrüm yetene kadar dağıtım yaparak halkı bu gazeteler ile aydınlatıp, barış sağlayancığa kadar bunu yapmaya devam edeceğim" diyor.


GÜLSEN ASLAN - DİHA/SÊRT