
“Biz sanat üreticilerinin yaşamsal kaynağı da aslında özerkliktir” ifadeleriyle, Demokratik Özerklik’in önemine vurgu yapan oyuncu Haldun Açıksözlü, bunun sanatın özgürleşmesine de katkı sunacağı fikrinde.
‘Sanat özerk, sanatçı özgür olmalı’
“Mesele sadece kendi dilinde sanat yapmak da değildir; aynı zamanda kültürel değerlerin sanatta yeniden vücut bulmasıdır. Sanat özgür ve özerk olmalıdır, bu durumda sanatçı da özgür olmalıdır. Özgürlük soyut bir kavram değil, sorumluluğun bilincinde olmaktır. Sorumluluğun ise bilinçle doğru orantıda olduğunu düşünüyorum” şeklinde özette bulunan Açıksözlü, Demokratik Özerkliği talep edenleri de, “Bu sorumluluğun bilincinde olanlar ve insana yakışan bir hayatı kurgulamanın da bu sorumlulukla gelişeceğini bilenler” olarak niteliyor.
‘Yürekleri besleyen bir sanat için...’
Sanatın, Demokratik Özerklik yoluyla, “kapitalist pazar-piyasa ilişkisinin dışına çıkabileceğini ve meta değil bir değer olarak insan aklını ve yürekleri beslebileceğini” belirten oyuncu Haldun Açıksözlü, anadil eğitiminin gerekliliğine de vurgu yaparak, sanatın ve eğitimin her evresinde anadilin hayat bulmasının önemli olduğunu kaydediyor.
Her yerde özerklik
Haldun Açıksözlü’ye göre de, Demokratik Özerklik modeli yalnızca Kürdistan ile sınırlı bırakılmamalı: “Kürdistan’da yaşayan halkın özerkliği yeterli değildir ve talebin böyle olmadığını da biliyorum. Anadolu’da en küçük birime kadar Demokratik Özerklik’in yaşama geçirilmesinin şart olduğu fikrindeyim.”
Haldun Açıksözlü, son olarak, Demokratik Özerklik’in, sistem içi sınırları zorlayan bir proje olduğu için, sisteme muhalif tüm kesimlerce desteklenmesini öneriyor.
ALİ BARIŞ KURT