Hafta sonu bu sayfamızda, Amed’deki Ekin Ceren Parkı’nda Beybûn Büfesi’ni işleten Caner Çelik’in portresine yer vermiştik. Bugün ise konuğumuz, aynı parktaki Beybûn Cafe & Restaurant çalışanlarından Fatma Telek. Ciddi zorluklarla karşı karşıya kalan 32 yaşındaki Telek, „Bir kadın olarak özgücümü ve cesaretimi sergileyebilmem, benim için ayrı bir kazanımdır“ diyor.

Eşinin 3 çocuğuna da bakıyor

Amed doğumlu Fatma Telek, henüz 15 yaşındayken imam nikahlı evlilik yapar. Bu evlilik ile hayatı tümüyle değişir. İkinci çocuğunu beklerken eşi onu bırakıp gider. Fatma Telek, iki çocuğu ile yalnız başına kalırken, eşi ikinci bir evlilik yaparak üç çocuk sahibi olur. Ancak evlilik yaptığı kadın adli bir suçtan dolayı cezaevine girince, eski eşi tam 7 yıl sonra 3 çocuğunu da alarak Fatma Telek’e döner. Fatma ise, çocuklarının hatırı için eşini kabul ettiğini söylüyor. Fakat çok zaman geçmeden bu kez çocuklarının babası cezaevine düşer. Adam tahliye edildikten sonra ise, diğer üç çocuğunu da Fatma’nın yanına bırakarak yurtdışına gider. Sonra Amed’e döner dönmesine de, babalık yapmaz. Adam o günden beri kendi teyzelerinde kalırken, Fatma Telek tek başına iki öz çocuğuna ve imam nikahlı eşinin üç çocuğuna bakıyor.

Kızı ona karşı tepkili

Böyle zorlu bir hayat hikayesi olan Fatma Telek, geçen yılın kasım ayından beri Kayapınar Belediyesi’nin açtığı Ekin Ceren Parkı’ndaki Beybûn Cafe & Restaurant’ta işletmeci olarak çalışıyor. Cafe-Restaurant’ta üçü kadın toplam 10 çalışanı denetleyen Fatma, işine dört elle sarılıyor. Annesinin diğer üç çocuğa da bakıp halen kendisini terk eden eşi ile görüşmesini kabul edemeyen 18 yaşındaki kızı, 2 yıl önce evden ayrılarak kendi yaşamını çizmeye başlamış. Kayapınar Belediyesi’ne bağlı yurtta kalan diğer kızı ise hem okula gidiyor hem de annesinin yanında çalışarak harçlığını çıkarmaya çalışıyor. Fatma, eşinin diğer üç çocuğuna annelik duygusu ile yaklaşmadığını, fakat okuyan bu üç çocuğun günahsız olduğunu, bakıma muhtaç oldukları için vicdanen yardım ettiğini vurguluyor.
 
15’inden beri çalışıyor
Amed’in ağır yaşam koşulları altında gece geç saatlere kadar kafede çalışan Fatma Telek, bir yandan hayat ile mücadele ediyor, diğer yandan çalışmasını kabul etmeyen çevre sakinlerine karşı mücadele veriyor. Cafe öncesi de çalışmışlığı olan Fatma Telek, toplam 17 yıldır hiç usanmadan çalıştığını ve kendi ayakları üzerinde durmayı tercih ettiğini vurguluyor.
Kafede geçen bir gününü şöyle özetliyor: „Kafemiz sabahın erken saatlerinden geç saatlere kadar açıktır. Ben öğle saatlerinde gelip, gecenin geç saatlerinde gidiyorum. Kafemize her kesimden insanlar geliyor. Müşterilerimiz, yazın bahçemizde çimene minderler üzerinde akşam serinliğinde dinleniyor, kışın ise içeride soba etrafında ısınarak sohbet ediyorlar. Ortam oldukça sakin ve huzurlu. Böylesi bir şansın bana verilmesi benim için paha biçilmezdir. Bir kadın olarak kendi özgücümü ve cesaretimi sergileyebilmem benim için ayrı bir kazanımdır.“

Komşuların dedikodusu sinirlendiriyor
Ancak Beybûn Büfe’yi işleten Caner Çelik gibi Fatma Telek de çevresinden tepki aldı: „Daha önce kaldığımız semtin sakinleri ve komşularımız ‘bu kadın bu geç saatte nereden geliyor?’ diyerek akıllarında hakkımda kötü kötü fantaziler kuruyorlardı. Bunu bir gün fark edince sinirden patladım ve nerede, nasıl, hangi şartlar altında ve en önemlisi de niçin çalıştığımız anlattım. Daha sonra baktım ki özellikle kadın komşular hala arkamdan kötü konuşmaya devam ediyor, barda filan çalıştığımı söylüyorlar. Ben de çocukları alıp başka bir semte taşındım. Şimdiki semtimiz sakin, kimse kimseye karışmıyor. Herkes işinde, gücünde. Bu sakinlik de benim ve çocuklarımın psikolojisi için önemli.“


NİHAL BAYRAM / AMED