“Dağların anahtarı, evliyaların diyarı özgürlüğün ve ateşin kadim toprakları, arınmaya, yaşatmaya ve özgürleşmeye Dersim’e Geri dön” şiarıyla düzenlenen 11. Munzur Kültür ve Doğa Festivali birçok etkinlikle devam etti. Kışla Meydanı’nda düzenlenen “Türkiye’nin yeniden yapılandırması; Kürt sorunu, barış ve Anayasa Konseyi dışında çözüm arayışları” adlı panelin möderatörlüğünü Dersim Belediye Başkanı Edibe Şahin yaparken, Gazeteci-yazar Nuray Mert, BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, Gazeteci yazar Celalettin Can, ÖDP Genel Başkanı Alper Taş, EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, ESP Temsilcisi Ziya Ulusoy, Araştırmacı-yazar Temel Demirel ve DHF Temsilcisi Ozan Doğan konuşmacı olarak katıldı. Panelde ilk konuşmayı yapan Temel Demirer, Demokratik Özerklik inşasıyla Kürtlerin özgürleştiğini ifade ederek, “Barıştan yanayım, barış Kürt özgürlük mücadelesiyle gelir. Türkiye radikal Sosyalistleriyle gelir, liberallerle gelmez. Kürtlerin Demokratik Özerklik ilanı da kendi anayasasını ortaya koymuştur ve artık onlar özgürdür. Artık Türk sorunu söz konusudur” dedi.

Can: Kıskanmak değil, desteklememiz gerek

Demokratik Özerklik projesinin inşasına kadar Kürt halkının büyük bedeller ödediğini belirten Celalettin Can, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın öngörüsü sayesinde PKK’nin büyüdüğüne vurgu yaptı. Kürt halkının verdiği mücadele sayesinde devlet aygıtını çözüme zorladığına dikkat çeken Can, “30 yıllık süre zarfında PKK büyük bedeller ödedi ve günümüz itibarıyla Demokratik Özerklik inşasına kadar gelebildi. Biz sosyalistler olarak bu zaferi kıskanmamız gerekiyor, aksine Kürt Özgürlük mücadelesine destek vermemiz gerekiyor” diye konuştu.
BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel ise, direnen halkın barış getirebileceğini ifade ederek, alanlarda olan Kürt halkının “An azadî yan azadî” şiarıyla barışı getireceğini ifade etti.

Mert: AKP kendi hegemonyasını kurmak istiyor

AKP hükümetinin askeri vesayetin hizaya getirmesinin tek nedeninin kendi hegemonyasını kurmak olduğuna dikkat çeken Gazeteci Nuray Mert ise, Demokratik Özerkliğe yaklaşımın negatif olmasına tepki gösterdi. Mert, “Dersimle tanışma hadisem tartışmalı konusuyla başlamıştı. Bunun üzerine Başbakan Erdoğan yaptığı bir seçim mitinginde beni mitingi izleyen kitleye yuhalatmıştı. AKP’nin hegemonya inşası 2007’de hız kazanmıştı. Tabi bir takım mücadele, askeri vesayete karşı polis vesayetinin sağlanmasıyla paramiliter bir yapı oluşturdu. Buna da köşe yazarları ile bazı aydın ve liberal kesimler, bu hegemonyayı meşrulaştırma amacıyla Kürt Hareketine saldırmaya başlamışlardı. Ancak AKP’nin amacı darbeci askeri yapıyı ortadan kaldırmak değil, kendi hegemonyasını oluşturmaktır. Şu anda bile Demokratik Özerklik projesini değerlendiren medya ve köşe yazarları, maalesef, ‘gülünçler’ ve ‘kendileri çalıp kendileri oynuyorlar’ sözleri vb. yaklaşımlarla Özerklik projesini alay konusu yapmaya çalışıyorlar. Bu sadece Kürtlere yapılan bir saldırı değil, sol anlayışa karşı bir öfkenin açığa vurumudur. Kürt halkının statüsü nasıl belirlenir? Bizler nasıl ele alıyoruz. Bu konuda üzerimize düşen görevi yerine getirmemiz gerekiyor” diye konuştu.
Panelin ardından Yeraltı Çarşısı üstünde sokak tiyatrosu gösterimi yapılırken, Şehir Stadyumun da ise Yılmaz Çelik, Grup Vardiya, Şengül Pak, Pınar Sağ, Erdoğan Emir ile Ahmet Aslan verdiği konserde binlerce kişi halaylar çekti.
Ayrıca Kurdi-Der’in Sanat Sokağı’nda açtığı çadırda Kürtçe’nin Kurmancî ve Dimilkî lehçelerinde eğitim verdi.

DİHA/DERSİM