Sanatçı Memo Gül, uzunca bir aradan sonra ‘Xewn û Xeyal’ albümüyle müzikseverlerle buluşuyor. Gül’ün albümünü, bugün Almanya’nın Mannheim kentinde yapılacak olan 20. Uluslararası Kürdistan Kültür Festivali’ndeki Mîr Müzik standlarında temin edebilirsiniz.
Sanatçı Memo Gül’ü tanımayan çok az insan vardır. O, deyim yerindeyse on parmağında on marifet olan, uddan, saza ve neye kadar bütün enstrümanlara hayat veren bir müzisyen. Bazen bir film müziğinde, bazen sahnede bir solistin ardında, bazen stüdyoda, bazen koroda... O’nu her yerde görebilirsiniz.
MKM’de müziğe başlayan, Koma Amed ve Çarnewa ile yoluna devam eden  Memo Gül, ilk solo albümünü 2004 yılında ‘Siya Evînê’ adıyla çıkardı. Üflemeliler, kanun ve udun ağırlıkta olduğu bu albüm, eskimeyen bir albüm sıfatı da taşır.

Uzun bir aradan sonra ‘Xewn û Xeyal’

İkinci Albümü ‘Xewn û Xeyal’ ile bugün dinleyicileri ile buluşacak olan Memo Gül ilk albümü ile bu albümü arasında 10 yıl gibi uzun bir ara koymuş.
Kürt filmi ‘Bêrîtan’ henüz proje halindeyken, yaşamını yitiren Kürt yönetmen Halil Dağ’ın önerisi ile ‘Bêrîtan’ filminin müziklerini yapmaya başlamış Memo. Uzun tartışmalardan sonra o unutulmaz melodileri ortaya çıkarmış. „Aslında daha o dönemde ‘Bêrîtan’ filminin müziklerini albüm olarak çıkarmayı tasarladım“ diyen Memo Gül, farklı nedenlerden dolayı albümü çıkarmayı ertelemiş. Ta ki iki sene önce Jinda Baran’ın çektiği ‘Rêwiyên Şad’ filminin müziklerini yapıp bitirene kadar. Artık yeni bir albüm yapmanın zamanının geldiğine karar veren Memo Gül, ‘Bêrîtan’ ve ‘Rêwiyên Şad’ filmi ve başka belgeseller için yaptığı müzikleri ‘Xewn û Xeyal’ adı altında toplayarak dinleyicilerine ulaştırdı.

‘Daha çok enstrümental albüm yapılmalı’

Enstrümental müzik dinleyen çok ciddi bir dinleyici potansiyeli olduğunu söyleyen sanatçı Memo Gül, ancak bu tür albümlere çok fazla promosyon yapılamadığından fazla ileri gidemediğini söylüyor. Burada bir tezatlığa da dikkat çeken sanatçı, televizyonlarda, dizilerde kullanılan jenerikler ve müziklerin hepsinin enstrümental albümlerden prim yaptıklarını ve geçindiklerini belirtiyor.
Kürtlerde de enstrümental müzik dinleyen çok ciddi bir kesim olduğuna dikkat çeken sanatçı, „Ama daha çok albümlerin çıkması gerekiyor. Çünkü insanların kendini bulduğu en iyi müzik enstrümental müziktir diye düşünüyorum“ şeklinde konuşuyor. Gül, bu konuyla ilgili  bir anısını da bizimle paylaşıyor: „Siya Evînê albümüm çıktığında bir amca yanıma gelip aynen şöyle demişti: ‘Heval Memo sen tek bir şarkı söylemişsin, diğer şarkıları unuttun mu?’ Bu bizim henüz enstrümental müziğe daha tam alışmadığımızın göstergesi. Ama onun dışında çok karşılaşıyorum. Çok özel dinleyicisi var enstrümental albümlerin.“

‘Sevdiğim şarkıları söylüyorum’
‘Xewn û Xeyal’ albümünde ‘Were Keçê’ ile ‘Ay le Gûlê’ şarkılarını seslendiren Memo Gül’ün albümünde, Bêrîtan filminde bir sahne de Karapetê Xaço’nun sesinden ‘Lo Mîro’ eseri de yer alıyor. „Bu iki şarkıyı çok sevdiğim için söyledim“ diyen Memo Gül, „Ben de şöylesi bir şey var, sürekli şarkı söylemiyorum ama çok sevdiğim şarkılar olunca söylemekten zevk alıyorum. ‘Were Keçê’ şarkısını Eyşe Şan’dan dinlemiştim. Zaten başta da onun sesiyle başlıyor şarkı. Lo Mîro’ya gelince Bêrîtan filminde bir ihanet sahnesi vardı. Oraya nasıl bir şey yapalım diye düşündük, Karapet’in albümlerine ve sözlerine baktım, sahneyle çok uyuştu, ‘işte budur’ dedik ve kullandık“ diyor.

‘Çalışmalar ülkeye dönük’
Bêrîtan müziğinin melodisinin çok güzel olduğunu söyleyen Memo Gül, onu yeniden yorumluyor ve filmdekiyle aynı şekilde kullanmış. Filmde kullanılan sözlü versiyonun çok önceden yapıldığını bunun kendi yaptığı müziklerin dışında olduğunu söyleyen sanatçı, diğer müziklerini tümünü kendisi yapmış.
„Konu Bêrîtan olunca müzisyenliğin dışında düşünüyorsunuz“ diyen Gül, şöyle devam ediyor: „Doğal olarak ben de o dönemde zor olan bir filmin müziklerini yapmaya çalıştım. Doğruyu söylemek gerekirse Halil arkadaşın notlarının çok faydası oldu müzikleri yaparken. Çünkü iletişim için fazla imkanımız yoktu. Yine de o şehitlerin anısına yakışanı yapmaya çalıştık“ diyor.
Sürgünde yaşayan bir sanatçı olarak yaptıkları her çalışmanın ülkeye dönük olduğunu ifade eden Memo Gül, „Dolayısıyla sürgünde yaşayan insanlar hep hayallerle yaşar. En büyük isteğim yaptığımız müziği ülkedeki halkımızla paylaşmak. Albümdeki şarkıların atmosferine baktığınızda bu duygular var zaten“ diye konuşuyor.

MURAT ALPAVUT/DÜSSELDORF