Hîn bin, hîn bin, hîn bin Hîn kin, hîn kin, hîn kin
Celadet Bedîrxan, 84 yıl önce ilk sayısı yayınlanan Hawar dergisinin 27. sayısında bu nasihati yapmış halkına. Yani şöyle demiş:
Öğrenin, öğrenin, öğrenin
Öğretin, öğretin, öğretin.
Aslında nasihatten çok bir uyarı. Kürtçe’nin kaybolma riskine karşı halkı diline sahip çıkmaya çağırıyor. Hawar dergisine de diline sahip çıkmak isteyen insanlara yol göstermesi, bu yönde gelişecek mücadeleye ses olması misyonu biçmiş. Derginin isminin "Hawar" olması bu misyonu en başta ortaya koyuyor zaten. Zira "Hawar" tehlikeli bir durum karşısında yardıma çağırmak için kullanılan bir deyim.
Celadet Bedîrxan, bu uyarıyı yaptığında ve uyarı ile yetinmeyip kendi payına düşeni fazlasıyla yerine getirmek için yola çıktığında iki durumu gayet iyi okumuştu. Birincisi, diller açısından dünyadaki gidişat. İkincisi de Türkiye’nin önüne koyduğu dil politikaları. Her iki durumda da devlet ve iktidar sahibi halkların dillerinin kurumsallaştığı, geliştiği ve geliştirildiği; buna karşın aynı güce ve imkana sahip olmayan halkların dillerinin ulus-devletlerin homojen kimlik yaratma politikaları çerçevesinde yok edilmeye çalışıldığını çok iyi biliyordu. Buna karşı yapılması gerekenin ulusal bilincin oluşturulması, Kürtlerin kendi dillerini, tarihlerini ve edebiyatlarını tanıması, ona sahip çıkması ve tanıtması olduğunu da biliyordu. Bu yüzden Hawar dergisi aslında bir ulusal bilinç yaratma projesiydi.
Hawar dergisi, Kürt dili ve tarihi hakkında bilgi sahibi olan insanları, Kürt halkının özgürlüğü için mücadele eden kişileri, Kürt aydınları ve önde gelen insanları bir araya getirdi, onların Kürt uluslaşmasına katkıda bulunan seslerine mecra oldu. Qedrîcan, Osman Sebrî, Nuredîn Zaza ve Cigerxwîn bunlardan yalnızca birkaçı. Diğer yandan da kendi dili ve tarihine ilgi duyan Kürtlerin bu sesleri duymasına, onlardan öğrenmesine ve mücadelenin bir parçası olmalarına katkıda bulundu. Birçok Kürt, Mem û Zîn hikayesini ilk defa Hawar sayesinde duydu. Kürtçe’nin yazılı halini ilk defa bu sayede gördü. Kürtçe’nin latin alfebesi ile yazılıp dolaşıma girmesi, sistematik dilbilimsel incelemesinin yapılması, Kürtçe yazım ve imla kurallarının düzenli bir şekilde hazırlanması hep Hawar’da karşılığını bulan tarihi adımlar oldu.
Bir devleti ve ciddi kamu kaynakları ile desteklenen kurumları olmamasına rağmen Kürtçe’nin bugün medyadan edebiyata, tıptan sosyal bilimlerin çeşitli alanlarına, hukuktan siyasete kadar neredeyse her türlü alanda kullanılabilen bir dil haline gelmesinde Hawar’ın rolü büyüktür. Nitekim hala Kürtçe ile ilgili kurallar ve özellikler temelini Hawar’dan almaktadır. Bu nedenle, son 10 yılda Hawar’ın ilk sayısının çıktığı 15 Mayıs tarihi Kürtçe Dil Bayramı olarak kutlanıyor. Bir yandan Celadet Bedîrxan anılıyor, Hawar dergisinin hak ettiği saygı gösterilmiş oluyor; diğer yandan da Hawar’la birlikte başlatılan Kürtçe’nin yok edilme tehlikesine karşı örülen mücadele yükseltilmeye, halk arasında dil farkındalığı yaratılmaya çalışılıyor. Bu çalışmaları yürüten dil emekçileri, Kürtçe’nin kurtuluşu ile Kürt halkının özgürlüğünün birbirine bağlı olduğunu biliyor, biri olmadan diğerinin olamayacağını Hawar’a dayanarak ileri sürüyor. Nitekim bugün devam eden Kürt direnişinin Kürtçe’nin daha canlı ve güçlü olduğu Cizre, Sur, Gever ve Nusaybin gibi kentlerde daha fazla karşılık bulması da bunu bir kez daha gösterdi.
Bu seneki 15 Mayıs, Kürtçe Dil Bayramı kutlamaları tam da bu nedenle Zimanek Azad Jiyanek Azad, yani Özgür Dil Özgür Yaşam şiyarıyla gerçekleştiriliyor. Hem çocuklara hem yetişkinlere yönelik çeşitli etkinliklerle Hawar’ın çıkarıldığı zamandan bugün Nusaybin’e, Sur’a, Cizre’ye kadar devam eden özgürlük mücadelesi aktarılıyor, bir halkın dili ve kimliği ile var olma direnişi, Kürt halkının örgütlü kurumlarının olduğu her yerde sesini buluyor.
Etkinliklerin merkezi olan Amed’de ise bu seneki kutlamalar 4 güne yayıldı. 10 Mayıs’ta özgürlük tutsaklarına kart gönderilmesi ile başlayacak program, Amed Büyükşehir Belediyesi Tiyatrosu’nun sahnelediği Masîreşka Piçûk (Küçük Karabalık) gösterimi, Sümerpark Ortak Yaşam Alanı’na Dil Ağacı dikilmesi, çeşitli çocuk etkinlikleri, şiir dinletisi, serbest platform konuşmaları, panel, sokak tiyatrosu, film gösterimi, dengbêj divanı, çocuklara kitap dağıtılması, uçurtma şenliği, atölyeler, konser ve yürüyüş gibi bir dizi etkinliği barındırıyor. Özgür bir yaşam ve özgür bir Kürtçe için verilen mücadeleye çağıran Hawar’ın ışığı yolumuzu aydınlatmaya, sesi aklımızı ve kalbimizi yönlendirmeye devam ediyor.