
Zeynep Yılmaz, Şirnex’in Cizî ilçesi Cudi Mahallesi’nde sokağa çıkma yasakları esnasında devlet güçlerinin ateş açması sonucu katledildi. Zeynep Yılmaz’ın cenazesi de devlet güçleri tarafından defnedildi. Annesinin vuruluğu anda ateş açılmaya devam edildiği için annelerinin yanına gidemediklerini söyleyen Zeynep Yılmaz’ın kızı Meryem Yılmaz, o an yaşadığı acıyı şöyle anlattı: “ Bağırdık, çağırdık ‘hawar’ ettik ama annemizin yanına gidemedik. Tepeden tarıyorlardı. Annemi göremedim, koklayamadım son kez. Çok zalim bir devlet. İznimiz olmadan defnettiler. Annemin cenazesine katılamadık. Gömülmeden önce son bir kez görmek istiyorduk. Bırakmadılar. Sonra ‘bu sizin mezarınızdır’ dediler. Bunu unutmasınlar.”
Bu sizin merminizdir...
Polislerin inceleme için geldiğini, Zeynep Yılmaz’ın fotoğrafını gördüklerinde ise kendilerinin bile inanmadığını söyleyen Yılmaz, “Vurulduğu yere baktılar. Kızmıyor musun? diye sordular. Siz annemi öldürdünüz, nasıl kızmayayım dedim. Ardından ‘Bizi seviyor musunuz?’ Sorusunu yönelttiler. Siz bizden annemizi aldınız. Nasıl seveceğiz sizi.Siz, bizi annesiz bıraktınız. Yetim kaldık bu sokaklarda. Nasıl sevelim, sizi? Asıl terörist sizsiniz, dedik” diye aktardı.
Bu sözlerinin üzerine polislerin kendisine “Siz hala teröristlerin tarafını mı tutuyorsunuz?” sorusunu sorduğunu belirten Yılmaz, “Biz o tarafı tutacağız, terörist sizsiniz. Sizin merminiz annemi vurdu” diye yanıt verdiğini belirtti. Annesinin vurulduğu mermiyi babasının sakladığını söyleyen Meryem, o gün polisler geldiğinde onlara “Bu, merminizidir” deyip verdiğini ekledi.
Yılmaz polis ile geçen diyalogunu şöyle dile getirdi: “Bana orada, ‘Nasıl böyle ifade verebiliyorsun’ dediler. Cesaretimi de alıp geldiğimi söyledim. Kan parasını vereceklerini söylediler. ‘Annemi öldürdünüz’, neyin parasını vereceksiniz. Arabamızı yaktınız, evimize benzin döktünüz. Neyin parasını vereceksiniz?”
Nîda daha 4 yaşında
Kardeşlerinin daha çok küçük olduğunu, en küçüğü olan dört yaşındaki Nîda’nın ise annesinin yokluğuna alışamadığını söyleyen Yılmaz, “Nîda, çok özlüyor. Dışarıda çocukların arasında oynuyor, birisi anne diye seslendiğinde eve gelip ‘annem, nerede?’ diye soruyor. Telefonu istiyor, annemi arayacağım diyor. Diğer kız kardeşlerim ‘Sen, annem gibi öremiyorsun saçlarımızı’ diyerek kızıyorlar. ‘Anne artık gelmeyecek mi, Nasıl geri gelmez?’ diyorlar. Küçükler daha, anlamıyorlar öldüğünü. Televizyonda Erdoğan’ı görünce, ‘beli kırılsın’ dedi, bir kardeşim. Hayret ettim. Küçüktür ama biliyor, annesini kimin öldürdüğünü. Annem, çocuklarının gözü önünde vuruldu” diye konuştu.
‘Kürtleri bitiremezler’
“Biz onlardan daha vicdanlıyız, her ölüme üzülüyoruz. Ama onların insafı, vicdanı yoktur” diyen Yılmaz, “Kürtleri bitiremezler. Bunu unutmasınlar. Bir Kürt kalsa bile direniş devam edecektir. Annemi öldürdüler onun yerinde ben varım şimdi. Ben öldürürlerse, ağabeyim gelir yerime. Ağabeyimi öldürürlerse, kardeşlerim vardır. Demesinler gerillaları bitiririz. Bitiremezler. Bundan vazgeçsinler artık. Sivilleri öldürdüler. Bodrumda insanları katlettiler. Öldürülenler annem gibiydi. Bu mahallede daha çok kadın öldürüldü. Bugün bu kadar insan öldürürler yarın bir o kadar daha insan ayağa kalkar” diye devam etti.