Savaş uçaklarıyla bombalanarak katledilen Roboskî ve Gülyazılı 34 insanın hayat hikayesini 20 Şubat'tan bu yana her gün yayınlayarak, bu hikayeleri Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Adalet ve İçişleri Bakanlığına faks ve mail yoluyla gönderen Roboski'ye Adalet Platformu, dün de 8 kentte eşzamanlı eylem yaparak AKP Hükümeti ile devlet yetkililerine "failleri ortaya çıkarın, adaleti sağlayın" diye seslendi.

8 kentte eşzamanlı eylem

İzmir, Ankara, Adana, Amed, Siirt, Van, Hakkari ve Mersin'de dün eşzamanlı gösteri yapan Platform üyeleri, Roboskî Katliamı'nın üzerinden 90  gün geçmesine rağmen, devletin somut bir adım atmadığını belirterek, Cumhurbaşkanı, Başbakan, İçişleri Bakanı ve Adalet Bakanı'na mektup gönderdi.

Sorumluları korumayın

Eylemlerde "Roboski'yi unutmadık, unutturmayacağız" pankartları açıldı. Eylemlerin tümünde aynı açıklama yapıldı. Metinde Platform olarak 20 Şubat'tan bu yana katledilen insanların yaşam öykülerini, adaleti sağlamakla görevli olanlara hatırlatmaya çalıştıkları vurgulanarak "Bu gün 34 insanın öyküsünü burada bir kez daha devlet yetkililerinin dikkatine sunuyoruz" denildi. Açıklama şöyle devam ediyor: "Kaymakamına yönelik saldırının hesabını sormak ve cezalandırmaya çalışmakta pek seri davranan devlet, 19'u çocuk 34 sivil insanı öldürme emrini verenler ve öldürenler hakkında, bölgedeki bir albayın görev yerini değiştirmek dışında henüz somut bir adım atmamıştır. Aksine, olayla ilgili görüntülerin, hazırlanan raporların ve soruşturma süreçlerinin kamuoyu ile paylaşılmaması, devletin katliamı gündemden düşürmeye çalıştığı ve sorumluları korumaya çalıştığı izlenimi uyandırmaktadır.Roboski'ye Adalet Platformu olarak, 28 Aralık gecesinde sınırötesi bir operasyonla insanların katledilmesi ile sonuçlanmış olayın, siyasi ve askeri sorumluları cezalandırılana ve Roboski mağdurları için adalet gerçekleşene kadar burada olacağımızı belirtmek istiyoruz."

Görevinizi yerine getirin
Platform, Başbakan ve Adalet Bakanı'nı görevlerini yerine getirmeye davet ederek, Meclis İnsan Hakları Komisyonu'nun olayla ilgili gerçekleri kamuoyuna açıklaması gerektiğini belirtti. Ayrıca katliamı soruşturan savcıların daha etkin ve adil bir soruşturma yürütmesini istedi. 

Son mektup gönderildi
Açıklamanın ardından 34'üncü ve son mektup Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Adalet ve İçişleri Bakanlığı'na gönderildi. Mektup katledilenlerden Salih Encü'nün ağzından yazıldı.

Ben Salih Encü'yüm
Mektubun tamamı şöyle: "Ben Salih Encü'yüm; Roboskî'de açıldı gözlerim yalan dünyaya.. Yedi nüfuslu bir aile idik.. Kaçağa gitmediğim zamanlar, yerim anamın dizinin dibiydi, gözbebeği idim ben onun. Fakat kader, ne yaparsın... İki ağabeyim okusun diye okulu bırakacak kadar yoksuldum.. Okulu bıraktım diye hayallerimi de bırakmadım elbette. Babam on dört yıl önce sakat kalmıştı mayına basarak... Ağabeylerim okusundu, babam yürüsündü, neyime yetmezdi bu kadarı!? Anlayacağınız onların umudu ben isem, benim de umudum onlardı...Babamdan söz etmişken; arkadaşlarımın söylemeyi unuttuğu bir şeyi diyeyim size; Roboskî'de insanlar bombalardan ölmüyorlar sadece. Tek derdimiz yoksulluk da değil. Bir de mayınlar var öldüren, yaralayan, sakat bırakan... Daha 18 yaşındaydım ben, ölmeden evvel.. O gece var ya...Kusura bakmayın, adını siz anın, ben demeyeyim."Gece" dersem anlayın bundan sonra...İşte o geceden bir gün önce, gözlerinin bebeği olduğum bırakmamıştı beni kaçağa. Küçükmüşüm, üşürmüşüm, askerler yaralarmış...Hele bir de öleceğimi bilecek olsa, gayrısını siz hesap edin...Ah anam! Daha nasıl anlatayım sana, sınırın yollarından başka yol bırakılmadığını bizlere? Ömrümün sonuna kadar dizinin dibinde mesut olurdum, dünyanın onca gamı olmasa...Bir sonraki gece, yani "o gece!", kararım karar! 37 arkadaşımın peşine düştüm. 38 bombaya doğru yol aldık birlikte. Arkadaşlarımın sözünü ettiği o aydınlığa birlikte yakalandık...Otuz sekiz biz, otuz sekiz katırımız, yetmiş altı can...

Orhan ve Erkan katırların altına saklanmıştı
Çocuk aklı işte! Orhan ve Erkan katırların altına saklanmışlardı korkudan. Hayatınızda hiç bomba görmediniz mi, katırların altı sizi korur mu diyecektim! Ama hiçbirimize daha önce bomba çarpmamıştı ki! Ben dahil hiç birimize... Nereden bilecektik katırların bizleri bombadan koruyamayacağını...Anamın gözbebeği yanarak öldü...Babamı aradı gözlerim...Herkesin babası buradaydı, bir benim babam yoktu...Bir gün de okuldaki veli toplantısında olmuştu böyle...O gün de unutmuştum tıpkı bugün gibi...Benim babam tek ayaklıydı, onca yolu gelemezdi.

Adalet talep ediyorum
Belki kızacaksınız ama bir çift sözüm var; Eğer beni öldüren bombalar adalet'i de öldürmediyse, adalet talep ediyorum... Herkesin hakkı değil mi adalet? Yoksa O kocaman, pahalı bombalarını beni öldürmekte harcadığı için devletten özür dilemeli, Hedefi şaşırmayıp beni öldürdüğü için Genelkurmay'a teşekkür mü etmeliyim?"
Roboski'ye Adalet Platformu; İHD, MEYA-DER, MAZLUMDER, Barış Anneleri İnisiyatifi ve Diyarbakır Barosu'ndan oluşuyor.

HABER MERKEZİ