
„PKK’nin finansal desteğini kesmek“ iddiası ile yapılan ve Kürt işverenlere yönelik operasyon kararının çıktığı zirve ve alınan kararlara Güneydoğu Sanayici ve İşadamları Derneği (GÜNSİAD) ile Diyarbakır Organize Sanayi İşadamları Derneği (DOSİAD) yetkilileri tepki gösterdi. Terörle Mücadele Yüksek Kurulu güdümünde 26 Ocak’ta İstanbul’da yapılan zirvede Kürt iş verenleri ile BDP’li belediyelere yönelik operasyonun önünü açan bir dizi karar alındı. Toplantıda bölgede yatırım amaçlı düzenlenen birçok ihalede PKK’ye finansman sağlandığı iddia edilerek, bunun önüne geçmek için işverenlere yönelik tedbir paketlerin devreye konulması kararlaştırıldı. Bu kapsamda birçok işverenin hesaplarının kontrol edilmesi öngörülürken, PKK’ye gönüllü finansman sağladığı gerekçesiyle birçok esnaf ve işverenin de yargı önüne çıkarılmasına karar verildi. Başta Kürdistan olmak üzere Türkiye illerinde de faaliyet gösteren Kürt iş çevrelerine yönelik „tutuklanacaklar“ listesi oluşturulduğu da öğrenildi.
Ekonomik istikrarsızlık yaratır
DOSİAD Başkanı Aziz Özkılıç, bölgede gerçekleştirilen birçok ihalenin iddia edildiği gibi Kürt işadamları tarafından alınmadığına işaret ederek, „Bölgede gerçekleştirilen yol, baraj, inşaat ve benzeri ihaleler daha çok batıdan gelen Türk müteahhitler tarafından alınıyor“ dedi. 90’lı yıllarda “PKK’ye finansman sağlıyor” diye ölüm listelerinin hazırlandığını hatırlatan Özkılıç, Kürt iş çevrelerine yönelik böyle bir yaklaşımın bölgedeki ekonomik istikrarı etkileyeceğini vurguladı. “PKK’ye mali yardım ediyor” diye iş çevrelerine yönelik böyle bir kararın alındığının söylentisinin bile bölgede ciddi anlamda ekonomik istikrarsızlığa neden olacağı uyarısında bulunan Özkılıç, „Geçmişte birçok işveren bu nedenden ötürü infaz edildi. Peki sonucu ne oldu? Bunu iyi düşünmek lazım. Kürt işverenleri tutuklamakla bu sorun çözülmez“ diye konuştu. Son dönemde Türkiye’de politik bir tıkanma yaşandığının altını çizen Özkılıç, bu operasyonların kaynağında Kürt sorunu bulunduğunu ve bu sorun çözümsüz bırakıldığı sürece benzer sorunların yaşanacağını kaydetti.
İki toplum arasında kopuş olur
GÜNSİAD Başkanı Şah İsmail Bedirhanoğlu da MGK kararıyla 90’lı yıllarda birçok Kürt işverenin infaz edildiğine işaret ederek, Başbakan Tansu Çiller’in „Örgütü yardım edenlerin listesi bizde“ sözünü hatırlattı. Bedirhanoğlu, bundan sonra işadamlarına yönelik “faili meçhul!” cinayetlerin arttığını ve bunun sorunun çözümünü daha da derinleştirdiğini ifade ederek, işverenleri tutuklama kararlarının da farklı bir etki yaratmayacağını belirtti. Bir takım iddialar ve izafi şeyler üzerinde işverenlerin suçlanmasının „kaotik bir ortam“ yaratacağı uyarısında bulunan Bedirhanoğlu, şunları söyledi: „Böylesi tutuklamalar Kürt ve Türk toplumu arasında birlikte yaşama duygusunu zedeler. Böyle bir durumun yaşanması halinde iki toplum arasında ekonomik iletişimde ciddi zararlar oluşur. Toplumlar arası güveni sarsar. Kürt sorununun çözümüne hiç bir katkı sunmaz.“
Kürt iş çevrelerine yönelik operasyonun uzun zamandır tartışılan bir konu olduğunu dikkat çeken Bedirhanoğlu, „Bu karar 90’lı yılların cilalanmış bir halidir. O kaotik döneme geri dönmektir“ dedi. Uzun zamandır ‘KCK’ adı altında sivil siyaset yapan kesimlere yönelik tutuklama operasyonları ile demokratik siyaset alanı ciddi anlamda daraltıldığını belirten Bedirhanoğlu, „Bütün bunlar Kürt meselesini çözmez, aksine daha karmaşık hale getirir. Bu politikalarla sadece bölge değil bütün Türkiye kaybeder. 90’lı yıllarda bu yönlü kararlar ölüm ve infazlarla sonuçlandı. Bugün ise belki tutuklamaları ve ekonomik kayıplar beraberinde getirir. Kürt sorununda geriye dönmenin kimseye faydası olmaz“ diye konuştu.
İSHAK DURSUN - DİHA/AMED