MURAT KUSEYRİ/ANF/STOCKHOLM


İsveç’in başkenti Stockholm’de kurulu olan Olof Palme Merkezi, hükûmetin büyük ortağı Sosyal Demokrat İşçi Partisi (SAP) ile birlikte tutuklu HDP’li milletvekilleri, politikacılar ve DBP’li belediye eş başkanlarına hukuki ve maddi yardımda bulunmak için başlattığı bağış kampanyasını yaygınlaştırarak sürdürüyor.

Olof Palme Merkezi’nin Ortadoğu ve Kuzey Afrika Masası Sorumlusu Evin İncir, ANF’ye kampanya ile ilgili değerlendirmeler yaptı.

HDP’nin kardeş partileri olduğunu ve çok yakın ilişkiler içinde bulunduklarını söyleyen İncir, ağır baskı altında bulunan HDP’ye destek olabilmek ve kamuoyunun dikkatini Türkiye’deki insan hakları ihlallerine çekebilmek için bir bağış kampanyası başlattıklarını şusözlerle ifade etti: “Bu kampanyanın amacı HDP’ye maddi katkıda bulunmanın yanı sıra partiye yönelik baskı ve saldırılar hakkında İsveç kamuoyunu bilgilendirmektir” dedi.

Avrupa’daki sosyalist partilerin düzenlediği ve İsveç Sosyal Demokrat İşçi Partili milletvekillerinin de yer aldığı heyetlerin tutuklu HDP’li milletvekilleriyle görüşmelerine izin vermeyen AKP hükûmetinin evrensel hukuk ilkeleri ve Türkiye’nin altına imza attığı uluslararası sözleşmeleri ihlal ettiğine dikkat çekti.

‘Birlikte hareket edilmeli‘

HDP ile işbirliği içinde sonbahar aylarında HDP’li gençlerin eğitimleri için bir proje başlatacaklarını söyleyen İncir, “Bu arada Türkiye’deki muhalefet partileri arasında diyaloğun sağlanması için girişimde bulunduk. Türkiye’de bir değişim olabilmesi için sol ve demokratik güçlerin birlikte hareket etmeleri gerekir. Halkı dini inancı, etnik kökeninden bağımsız olarak örgütleyebilmek için bu zorunlu. Bundan bir hafta önce CHP yöneticileri bizi ziyaret etti. Biz kendilerine Türkiye’de bir değişim olabilmesi için HDP ve demokrasi güçleri ile birlikte davranmaları gerektiğini hatırlattık” şeklinde konuştu.

Önümüzdeki haftalarda Olof Palme Merkezi’nin HDP ve CHP yöneticileriyle bir araya gelerek Türkiye’deki gelişmeleri ve her iki partinin birlikte yapabilecekleri çalışmaları ele alacaklarını söyledi.

‘Sessizlik  durumunu kötüleştirdi‘

Türkiye’deki durumun giderek daha kaygı verici bir hale geldiğine dikkat çeken Olof Palme Merkezi’nin Ortadoğu ve Kuzey Afrika Masası Sorumlusu Evin İncir, şunları da kaydetti: “İsveç’te tüm siyasi partiler ve sivil toplum örgütleri Türkiye’den insan haklarına saygı göstermesini talep etmeli. Özellikle Avrupa Birliği’nin Türkiye’yi eleştirmekten korkmaması ve cesur adımlar atması gerekir. Avrupa Birliği, Erdoğan’ın gerçekleştirdiği insan hakları ihlallerine sessiz kalarak durumun daha da kötüleşmesine neden oldu. Eğer Avrupa Birliği ve uluslararası toplum zamanında Erdoğan’a tavır alsaydı Türkiye’deki durum bu kadar kötüleşmezdi. Bu tutuma son verilmeli.”