Obama’nın seçimlerden sonra ilk ziyaretini Asya ülkelerine yapması, tıpkı ilk seçildikten sonraki ziyaretlerini Türkiye ve Arap ülkelerine yapması gibi özel bir anlam ifade ediyor. Obama, ilk seçildiğindeki yurtdışı ziyaretini Türkiye ve Arap ülkelerine yaparak, bölgedeki ikili güçlü ilişkilere verdiği önemi ve İslam dünyası ile yeni bir başlangıç yapmayı istediğini vurgulamayı amaçlamıştı. Ancak ABD’nin politikasında çok da değişiklik görülmemişti. Ortadoğu’da başarısızlık yaşayan, Irak ve Afganistan’da umduğunu bulamayan ABD, kendine yeni egemenlik alanı yaratma çabasında.
Obama’nın ilk ziyaretini Asya’ya yapmasının dünyanın ikinci ekonomik gücü olan Çin’in ekonomik ve askeri anlamda artan nüfuzunu da dengelemeyi amaçladığı söyleniyor. Nitekim, Obama’nın ziyaret edeceği üç ülkenin de hem ABD hem de Çin ile ilişkileri var. Çin başta olmak üzere Asya, hızlı büyüyen dinamik bir bölge. Bu bölge ABD için hem yeni ihracaatlar açıdan önemli bir pazar olma potansiyeli taşıyor, hem de ucuz mal üretimi nedeniyle ekonomik alanda bir mücadele alanı olarak karşısında duruyor.

Tayland önemli müttefiklerden

Tayland, ABD’nin bölgedeki en eski müttefiki. Çin ve Japonya’dan sonra ABD’nin üçüncü en büyük ticaret ortağı. Obama’nın bu ülkeyi ziyareti, ABD’nin Tayland ile aralıksız 180 yıldır süren ilişkilerini teyit etme amacı taşıyor. Obama, Tayland’da Başbakan Yingluck Shinawatra ve dünyanın en uzun süre tahtta oturan kralı Bhumibol ile görüştü. 

İkinci durak Birmanya’ydı

Obama’nın Aysa gezisindeki ikinci durağı ise Birmanya (Myanmar) oldu. Obama’ya, Dışişleri Bakanı Hillary Clinton da eşlik etti. Dünkü ziyaretin amacı reform sürecine destek vermek olarak açıklandı. Obama’nın yeniden seçilmesi üzerinden henüz iki hafta bile geçmeden Birmanya’ya gitmesi, ABD’nin dış politikada stratejik odak noktasını doğuya kaydırma girişimi olarak görülüyor. Ekonomistlere göre, Birmanya, önümüzdeki dönemde, Çin, Japonya ve ABD’li yatırımcıların birbiriyle yarışacağı bir ülke olacak. Ancak Obama’nın ziyareti eleştirilere neden oldu. İnsan hakları kuruluşları, 300 siyasi tutuklunun hala cezaevinde tutulduğunu ve etnik çatışmaların da sona erdirilmediğine dikkat çekerek Obama’nın ziyaretinin aceleye getirildiğini belirtiyor.

Dengeli bir politika izliyor

Obama, ziyaretinde dengeli bir politika izleyerek; hem Birmanya Devlet Başkanı Thein Sein ile hem de ülkedeki demokrasi mücadelesinin simgelerinden Aung San Suu Kyi’yle görüştü. Obama, Rangoon’da yaptığı konuşmada yıllarca süren askeri yönetimden sonra başlayan reformlara Amerikan desteğinin süreceğini söyledi. Obama Birmanya’ya 170 milyon Dolarlık yardım vaadinde de bulundu. 

Kyi’ye iadeyi ziyaret

ABD Başkanı’nı evinde kabul eden Aung San Suu Kyi ise Obama’nın desteğine teşekkür etmekle birlikte ihtiyatlı bir ifade kullandı. Suu Kyi, ‘’En zor anlar, başarıya ulaşacağımızı sandığımız anlardır. Bunun serap gibi bir yanılgı değil, gerçek olması için çalışmalıyız“ dedi.
Nobel Barış Ödüllü Aung San Suu Kyi, Obama’yla Eylül ayında Beyaz Saray’da biraraya gelmişti.

Kamboçya’da zirveye katıldı

Obama’nın son durağı ise Doğu Asya Zirvesi’ne ev sahipliği yapan Kamboçya oldu. İlk kez bir ABD Başkanı’nı ağırlayan Kamboçya dünyanın en fakir ülkelerinden biri ve çoğunlukla dış yardımlarla ayakta duruyor.
Obama, Kamboçya Devlet Başkanı Hun Sen’le görüştü ardından da Doğu Asya Zirvesi’ne katıldı. ABD, zirveye ilk kez geçen yıl katılmıştı. ABD dışında zirveye; Çin Başbakanı Ven Ciabao, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Japonya Başbakanı Yoşihiko Noda da katıldı.

HABER MERKEZİ