• ABD güçleri Irak’tan çekildi. Çekilmeyi “zafer” olarak sunan İran yanlısı milisler, devlet politikalarının şekillenmesinde rolünü genişletmeye ve kilit kurumlar içindeki varlıklarını arttırmaya hazırlanıyor.
  • Başûrê Kurdistan, artan DAİŞ tehlikesine dikkat çekti. Son haftalarda DAİŞ’in uyuyan hücreleri hareketleniyor ve koalisyonun çekilmesi çetelerin “moralini” yükseltiyor.

 

ABD askerlerinin Irak'tan tamamen çekilmesiyle ülkenin güvenlik dengelerinde ve bölgedeki güç ilişkilerinde yeni bir dönem başlıyor. Irak Başbakanı Ali Zeydi, "1 Ekim Irak devleti açısından yeni bir dönemin başlangıcı olacak; ülke her türlü yabancı askerî varlıktan arınacak ve toprakları üzerindeki ulusal egemenliğini tam anlamıyla tesis edecek" açıklamasını yaptı. ABD askerlerinin çekilmesi nedeniyle ülkede dört günlük resmi tatil ilan edildi. 1 Ekim artık Irak'ta "Egemenlik Günü" olarak kutlanacak.

2024 yılında dönemin ABD Başkanı Joe Biden döneminde varılan anlaşma kapsamında, ülkede kalan 2 bin 500 Amerikan askerinin çekilmesiyle ABD öncülüğünde DAİŞ’e karşı yürütülen uluslararası misyon da sona eriyor. Bu aynı zamanda, ABD'nin Irak'ta 20 yıldan uzun süren askeri varlığının da sonuna işaret ediyor.

ABD, Irak'ta kitle imha silahları olduğu iddiasıyla 2003 yılında ülkeyi işgal etmiş ve Saddam Hüseyin rejimini devirmişti. 2011 yılında Irak'tan çekilen ABD güçleri, 2014 yılında DAİŞ'le mücadeleye destek vermek üzere ülkeye geri dönmüştü. 2017'de Irak'ta, 2019'da ise Suriye'de DAİŞ'in askeri açıdan yenilgiye uğratıldığı açıklanmıştı.

Victoria Üssü boşaltıldı

Irak Savunma Bakanlığı Sözcüsü General Yahya Resul, Uluslararası Koalisyon güçlerine ait tüm hava araçlarının Irak’ın başkentindeki Bağdat Havalimanı’nda bulunan Victoria Askeri Üssü’nden çekildiğini, Irak ordusunun üssü artık ülkenin toprak egemenliğini ve hava sahasını korumak için kullanacağını açıkladı.

Sınır hatlarının savunmasında kullanılan son teknoloji ve modern araçların güçlendirildiğini de söyleyen Yahya Resul, Hava Kuvvetleri’na ait uçakların, “terör kalıntılarına” karşı yürütülecek operasyonlara öncülük edeceğini aktardı.

Neden şimdi?

İran savaşının devam ettiği bir dönemde ABD güçlerinin Irak'tan çekilmesi, “Washington'un Ortadoğu'daki askeri varlığını azaltma stratejisinin” bir parçası olarak değerlendiriliyor. Ancak analistler, zamanlamanın DAİŞ karşıtı misyonun resmi olarak sona ermesinden ziyade güvenlik endişelerinden kaynaklandığını savunuyor. İngiliz düşünce kuruluşu RUSI'de kıdemli araştırmacı olan HA Hellyer, İran'ı da içeren bölgesel gerilimler sırasında Başûr’daki ABD tesislerine yönelik son saldırılara işaret ederek, Washington'ın kalan personelini giderek daha savunmasız hedefler olarak gördüğünü söylüyor. BBC’ye konuşan Hellyer, ABD ve Iraklı yetkililerin daha önce koalisyon misyonu sona erdikten sonra bile küçük bir Amerikan birliğinin muhafaza edilmesi konusunu görüştüklerini kaydetti.

Londra merkezli düşünce kuruluşu Chatham House'un Ortadoğu ve Kuzey Afrika Programı Direktör Yardımcısı ve Irak Girişimi Direktörü Renad Mansour, "2024 yılında Bağdat ve Washington, 'normalleşmiş ilişki' olarak tanımladıkları yeni bir çerçeve üzerinde anlaştı" diyor. DW'ye konuşan Mansour, Bağdat açısından artık siyasi hedefin Irak'ın ABD'nin müttefiki olarak kalmak istediğini göstermek olduğunu söylüyor.

İran milisleri endişesi

Ancak en büyük belirsizlik, Irak'ın İran destekli milis güçleriyle ilgili. Irak hükümeti, ABD'nin askeri misyonunun sona ermesiyle birlikte ülkede bulunan çok sayıda silahlı grup ve milisin silahsızlandırılmasını da hedefliyordu. Bu paramiliter yapıların devlet kontrolüne alınması planlanıyordu. Ancak milis güçleri 30 Eylül tarihini kabul etmedi. Bunun yanı sıra bazı gruplar, silah bırakmak için Türk askerinin çekilmesini de şart koştu. Irak hükümeti de planı yeniden değerlendirdi.

Başbakan Zeydi, New York Times'a verdiği röportajda milis gruplara silahlarını bırakmaları için tanınan sürenin 30 Haziran 2027'ye kadar uzatıldığını açıkladı. Zeydi'nin açıklamasına göre, silahsızlanma planı kademeli olarak uygulanacak. ABD güçlerinin kendilerini hedef almayacağı güvencesi karşılığında milis gruplar 90 gün boyunca hiçbir saldırı düzenlemeyecek. Bunun ardından başlayacak silahların devredilmesi sürecinin de gelecek yıl Haziran ayı sonuna kadar tamamlanması öngörülüyor.

Fakat bazı Şii milis gruplarının silah bırakmayı reddetmesi veya çeşitli şartlar öne sürmesi nedeniyle bu sürecin zorlu olması bekleniyor. En sert çizgideki silahlı gruplar olan Ketaib Hizbullah, Nuceba Hareketi ve Ketaib Seyyid eş-Şüheda şimdiye kadar silahlarını devlete teslim etmedi reddetti. Öte yandan ülkedeki birçok siyasi hareketin de bu gruplarla bağlantılı olması süreci zorlaştırıyor.

‘Direniş Ekseni’ için zafer!

 Şubat ayından bu yana ABD ile savaş halinde olan İran, Washington’un başta Irak ve Başûr olmak üzere Körfez ülkelerindeki üslerini hedef aldı. Öldürülen 18 ABD askerinin 7’si Irak’taydı. Nihai hedefinin “Amerikan güçlerini tüm Ortadoğu’dan çekilmeye zorlamak” olduğunu savunan İran, çekilmeyi “Direniş Ekseni” için bir zafer olarak sunuyor.

France24’e konuşan Iraklı siyasi analist Ahmed Younis, “Daha da endişe verici olan, İran’ın vekil gruplarının kendilerini giderek daha güçlü hissetme olasılığıdır. Bu gruplar, devlet politikalarının şekillenmesinde rolünü genişletmeye ve kilit kurumlar içindeki varlıklarını pekiştirmeye çalışabilir” uyarısını yaptı.

Kürtler ne istiyor?

 ABD askerlerinin çekilmesi aynı zamanda Başûrê Kurdistan’ın Hewlêr kentinde konuşlu Amerikan askerlerinin ve hava savunma sistemlerinin de bölgeden çekilmesi anlamına geliyor. İran, savaşın başından bu ABD’nin Başûr’daki üslerini ve merkezlerinin yanı sıra Rojhilatê Kurdistanlı partilerin kamplarını ve merkezleri de onlarca kez hedef almıştı.

Ayrıca DAİŞ’in Irak’ta artan tehlikesi de Başûr’u tedirgin ediyor. Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başbakanı Mesrur Barzani, İran'dan gelen füze ve İHA saldırılarına karşı Bağdat yönetiminden koruma talep etti. Çekilmenin olduğu gün (30 Eylül) açıklama yapan Barzani, peşmerge güçlerinin, Kürdistan Bölgesi'ne yönelik her türlü saldırı ve tehdide karşı koymaya hazır, güçlü ve sağlam bir güç olduğunu belirtti. Aynı zamanda DAİŞ tehdidinin devam ettiğine işaret etti.

DAİŞ tehlikesi sürüyor

Irak ordusundan emekli general Muhammed el-Cuburi France24’e, “Şu anda en önemli soru, Irak’ın güvenlik kurumlarının koalisyon sonrası dönem için uygulanabilir bir B Planı hazırlayıp hazırlamadıklarıdır” dedi ve ekledi: “En kötü senaryolardan biri, Irak’ın bu tür tehditlere etkili bir şekilde karşı koyacak yeterli hava savunma kapasitesine henüz sahip olmadığı bir dönemde, DAİŞ’in İHA’lara sahip olmasıdır.”

Iraklı ve Kürt güvenlik yetkililerinin bir diğer kaygısı da DAİŞ’in ABD’nin çekilmesini fırsata çevirmesi. Reuters’a bilgi veren Kürt komutan Şirvan Barzani, son haftalarda DAİŞ’in uyuyan hücrelerinin hareketlendiğini ve koalisyonun çekilmesinin çetelerin “moralini yükselttiğini” söyledi. Irak güvenlik güçleri de ABD’nin çekilmesiyle aynı döneme denk getirilmesi planlanan intihar saldırıları hazırlığındaki bir DAİŞ hücresinin tespit edildiğini açıkladı. HABER MERKEZİ