YBŞ: Soykırıma karşı en büyük zafer, Êzîdîlerin kendi toprağında, hakları güvence altına alınmış bir şekilde; özgür, güvenli ve kimliğiyle varlığını sürdürmesidir
- Irak Federal Hükümeti ile YBŞ-YJŞ öncülüğündeki Êzîdîler anlaşmaya vardı. Anlaşma, Şengal'de tarafların katıldığı törenle duyuruldu.
- Anlaşmaya göre; Irak, Êzîdî toplumunun hakları, güvenliği ve yeniden inşa sürecindeki sorumluluğunu kabul; sorumluluklarının gereğini taahhüt etti.
- YBŞ Komutanlığı, Şengal’in güvenliği, halkının onuru, bütün evlatları için barışçıl ve adil bir geleceğin inşasının, her şeyin üstünde tuttuğu öncelikleri olduğunu vurguladı.
Şengal Dağı, Irak merkezi hükümeti ile YBŞ-YJŞ arasında varılan tarihi bir anlaşmanın duyurulmasına tanıklık etti. Şengal ile Bağdat arasında 2026'nın başından beri devam eden uzun görüşmelerin ardından, iki taraf arasındaki anlaşma Şengal Dağı’nın zirvesi olan Çilmêra’da duyuruldu.
YBŞ-YJŞ Komutanlığının, 60 savaşçının, Êzîdî annelerin ve din insanlarının, Irak Başbakanı’nın danışmanı Ali Zeydi’nin, Ninova Valisi’nin ve Irak ordusunun üst düzey yetkililerinden bir grubun katılımıyla ortak bir tören düzenlendi. Êzîdî toplumunun ve Şengal’de yaşayan tüm halkların öz savunma ve öz yönetim haklarını güvence altına almayı amaçlayan demokratik entegrasyon çerçevesinde ilerleyen bu anlaşmanın duyurulması, Êzîdî tarihinde bir ilk adım olarak değerlendiriliyor. Törende hem YBŞ-YJŞ’nin açıklaması hem de Irak Başbakanlık Basın Ofisi'nin açıklaması ayrı ayrı okundu.
Irak'ın açıklaması
Irak Hükümeti tarafından YBŞ ve YJŞ güçlerinin Irak güvenlik kurumlarına entegrasyonuna ilişkin yapılan açıklamada, “Şengal’in çocukları, Irak’ın ve Şengal’in savunmasında rol üstlenmiş, teröre karşı direnmiştir. Bu nedenle federal hükümet, Êzîdî halkının tüm haklarını koruma sorumluluğunu bir kez daha teyit etmektedir” denildi. Irak Başbakanlık Ofisi Sözcüsü Sabah el-Numan tarafından paylaşılan açıklamada, şunlar belirtildi: “Bu adım, Irak Hükümeti'nin karara bağladığı ve programları ile bakanlıklarının çalışmalarına dâhil ettiği, silahların devletin denetiminde toplanması politikası çerçevesinde atılmaktadır. Aynı zamanda bu adım, Şengal bölgesinin güvenliğine ilişkin sorumluluk alanında yeni bir dönemin temelini oluşturabilecek ulusal bir kazanım olarak değerlendirilmektedir. Bu çerçevede Irak Hükümeti, Êzîdî toplumunun genel olarak Irak’ın, özel olarak da Şengal bölgesinin savunulması sırasında teröre ve aşırıcı projelere karşı gösterdiği büyük ve emsalsiz fedakârlıkları takdirle karşılamaktadır.
Bu adım, Êzîdî toplumunun mensuplarının ulusal ölçütlere bağlılığını teyit etmektedir. Bu doğrultuda Irak Anayasası, yasal çerçevenin dışında kalan her türlü faaliyeti engellemektedir. Aynı zamanda bu adım, silah taşımanın başlı başına bir amaç olmadığını; aksine, ulusal savunmanın yasal ve anayasal ölçütler doğrultusunda sağlanmasına yönelik bir araç olduğunu ortaya koymaktadır. Federal otoritenin kararlarına bağlılık ise devlet otoritesini güçlendirmeye, ulusal iradeyi pekiştirmeye ve devlet kurumlarının anayasal yükümlülükleri ile adalet yasalarını uygulama kapasitesini artırmaya yönelik bir adımdır.
Êzîdîlerin hakları korunacak
Federal hükümet, Êzîdî halkının haklarını korumaya yönelik tüm sorumluluğunu üstlendiğini bir kez daha teyit etmektedir. Bu sorumluluk, özellikle terörle mücadelede direnen ve haksızlıklara maruz kalan kişileri kapsamaktadır. Bu süreçte söz konusu halk; şehitler, yaralılar, ailelerin kaçırılması ve yerinden edilme gibi ağır bedeller ödemiştir. Federal hükümet, ayrıca kurbanların ailelerine tazminat ödenmesi, terör saldırılarının yol açtığı zararların karşılanması ve Şengal bölgesinin yeniden inşası konusundaki taahhüdünü yinelemektedir.”
Fedakarlıkları unutulmayacak
YBŞ Komutanlığının açıklaması, Tîrêj Şengalî tarafından okundu. YBŞ Komutanlığının açıklamasında, YBŞ-YJŞ güçlerinin 4 bin 165 savaşçısıyla birlikte federal güvenlik sistemine katılacağı bildirildi. YBŞ Komutanlığının 'Xwedê ve Tawûsê Melek adıyla' başlayan açıklamasının tamamı şöyle: "Şehitlerimize bağlılığımızın ve halkımızın onurunu koruma kararlılığımızın bir gereği olarak Êzîdî soykırımının şehitlerini ve Irak’ın tüm şehitlerini anıyoruz. Başta şehit Komutan Ebû Nûrî, Mam Zekî, Şêx Xeyrî, şehit Bêrîvan ve Berfîn, şehit Zerdeşt Şingalî, şehit pilot Majid Temîmî, şehit Merwan Bedel (Dîjwar Feqîr) olmak üzere topraklarını, halkını ve egemenliğini savunmak uğruna canlarını feda eden herkesi anıyoruz. Ayrıca soykırımın ilk günlerinden bugüne kadar Êzîdî toplumunun yanında duran, ona destek veren herkesi de saygıyla anıyoruz. Onların fedakârlıkları ve sergiledikleri yüce duruş, boynumuzun borcu olarak kalacak; hafızamızdan hiçbir zaman silinmeyecek bir söz ve bağlılık yemini olacaktır.
Irak ile anlaşmaya vardık
Irak’ın birliğine ve egemenliğine olan inancımız, Şengal’de güvenlik ve istikrarın tesis edilmesine yönelik hassasiyetimiz doğrultusunda, Irak Federal Hükümeti ile bir anlaşmaya vardığımızı duyuruyoruz.
4 bin 165 savaşçıyla katılım
Anlaşma, toplam 4 bin 165 kadın ve erkek savaşçıdan oluşan güçlerimizin, yani Şengal Direniş Birlikleri (YBŞ) ile Şengal Kadın Birlikleri'nin (YJŞ), federal güvenlik sistemi bünyesine entegre edilmesini ve silahların devletin denetiminde toplanmasını kapsamaktadır. Anlaşma, üzerinde mutabakata varılanlar doğrultusunda, yasal ve kurumsal çerçeveler içinde şekillenmiştir. Ulusal dayanışma ve ortak sorumluluk alanında yeni bir dönemin temelini oluşturması hedeflenmektedir.
Şengal onuruyla ayakta kaldı
Bu anlaşma, Şengal’in tarihinin ve halkımızın, Ağustos 2014’te DAİŞ eliyle yaşadığı soykırımın bağlamında değerlendirilmelidir. O dönemde Êzîdî halkımız öldürülme, kaçırılma, yerinden edilme ve yok olma tehdidiyle karşı karşıya kaldı.Ninova vilayetinin de aralarında bulunduğu Irak topraklarının yaklaşık üçte biri bu terör örgütünün kontrolüne girerken Şengal Dağı, Êzîdî direnişinin kahramanları ve yiğit evlatlarıyla birlikte ayakta kaldı. Halkını, toprağını ve onurunu savunan Şengal Dağı, soykırıma karşı direnişin ve var olma iradesinin somut simgesi olarak dimdik durdu.
Soykırımın acıları içinde doğduk
Halkımızın soykırıma uğradığı, köklerinden koparılmak istendiği ve boyun eğmeyi reddeden onurumuzun savunulması gereken o tarihi anda, halkımızı korumak amacıyla Şengal Direniş Birlikleri (YBŞ) ve Şengal Kadın Birlikleri (YJŞ), acıların ve yaşama iradesinin içinden doğdu. Kadın ve erkek savaşçılarımız, halkımızı ve toprağımızı korumak için savunma ve kurtuluş mücadelesi yürüttü. Bu uğurda 530 şehit verdik ve yüzlerce savaşçımız yaralandı.
Hükümleri eksiksiz uygulanmalıdır
Bugün ne tarihimizin sayfalarını kapatıyor ne de direniş yıllarındaki fedakârlıklarımızı inkâr ediyoruz. Aksine, bize dayatılan soykırım ve savaş döneminden çıkarak devlet kurumları bünyesinde mücadele edeceğimiz yeni bir aşamaya geçiyoruz. Silahların devletin denetiminde toplanmasının ve güvenlik kararlarının tek merkezde birleştirilmesinin, egemenliğin tesis edilmesi, terörün geri dönmesinin önlenmesi ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel önem taşıdığını vurguluyoruz. Bunun koşulu, anlaşmanın uygulanması sürecinde savaşçılarımızın haklarının korunması, şehitlerin onuruna saygı gösterilmesi, Şengal’in güvenliğinin sağlanması ve bölge halkının hakları ile kendine özgü niteliklerinin güvence altına alınmasıdır.
Yerel yönetimin güçlendirilmesi
Devletin gücü, yalnızca otoritesini uygulama kapasitesiyle ölçülmez; aynı zamanda yurttaşlarını kucaklama, onların uğradığı kayıpları tanıma ve haklarını güvence altına alma yeteneğiyle de ölçülür. Bu nedenle anlaşmanın başarıya ulaşması; hükümlerinin kararlılıkla uygulanmasını, soykırımın izlerinin giderilmesini, kayıpların akıbetinin açıklığa kavuşturulmasını, kurbanların aileleri için adaletin sağlanmasını, yerinden edilmiş kişilerin geri dönüşüne uygun koşulların hazırlanmasını, Şengal’in yeniden imar edilmesini ve bu felaketin bir daha asla tekrarlanmamasının güvence altına alınmasını gerektirmektedir. Ayrıca Şengal’de sivil kurumların ve yerel yönetimin rolünün güçlendirilmesinin, demokrasinin tüm toplumsal bileşenlerin katılımını güvence altına alacak şekilde geliştirilmesinin ve bütün bölge halkını birleştiren bir güce dönüştürülmesinin önemini vurguluyoruz.
Uygulama sürecinde de
Irak Başbakanı’na, hükümetin ilgili birimlerine, güvenlik ve siyaset çevrelerine, sivil toplum temsilcilerine, ilgili komitelere ve heyetlere; soykırımın ilk günlerinden bugüne kadar Êzîdî toplumunun yanında duran herkese ve müzakerelerin başarıya ulaşması, görüş ayrılıklarının giderilmesi ve engellerin aşılması için katkıda bulunan herkese derin şükranlarımızı sunuyoruz. Anlaşmanın devamlılığının güvence altına alınması, hedeflerine ulaşması ve Şengal’de yaşayan herkes için barış, iş birliği ve hizmet alanında yeni bir ufkun açılması amacıyla bu ulusal dayanışma ruhunun uygulama aşamasında da sürmesini umuyoruz.
En büyük kazanım
Şehit ailelerine, yaralılara ve kayıpların yakınlarına, Êzîdî halkımıza ve bütün Irak halkına bir kez daha hatırlatıyoruz: Fedakârlıklarımız yalnızca silahlar için yapılmadı; insan, toprak, onur ve yaşam uğruna yapıldı. Çatışma cephelerinde üzerimize düşen görevi yerine getirdik. Bugün de yeni bir aşamada sorumluluğumuzu sürdürmeye devam edeceğiz. Irak’ın birliği ve egemenliği, Şengal’in güvenliği, bölge halkının onuru ve bütün evlatları için barışçıl ve adil bir geleceğin inşa edilmesi, her şeyin üstünde tuttuğumuz önceliklerdir. Şehitlere bağlılığımız, kendimizi savaşın esiri hâline getirmek değildir. Asıl bağlılık, onların uğruna canlarını feda ettikleri değerleri korumaktır. Soykırıma karşı en büyük zafer, halkımızın kendi toprağında, kendi ülkesinde, hakları güvence altına alınmış bir şekilde; canlı, özgür, güvenli ve kendi kimliğiyle varlığını sürdürmesidir." ŞENGAL